NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

KUDÜS FATİHİ SELAHADDİN EYYÜBİ -42

Selahaddin Eyyübi Haçlılarla yapılan barış anlaşmasını çok iyi kullandı. Daha önce belirtildiği üzre Hırsız şövalye Ernad'ın ticaret kafilesine saldırması, buna anında karşılık vermemesi, sabır etmesi ince ve usta bir zekanın taktiksel bir hamlesidir. Buna bir verip beş almak denilir. Öylede oldu, Selahaddin Erned'dan esirlerin ve malların geri verilmesi için haber gönderdi, kabul etmedi, Sultan'ın planı işliyordu. Onu bu defa barış anlaşmasına uymadığı, ihlal ettiği için Kudüs kralına şikayet etti. Kudüs Kralı da esirlerin ve ticaret mallarının geri verilmesini istedi. Ernad Kralı'da dinlemedi, kabul etmedi. Böylece Kral ile Ernad güçlerinin arası iyice açıldı. Haçlı orduları Kudüs, Ernad, Trablus, Antakya kontluğu olmak üzere neredeyse dörde bölünmüş bir vaziyete geçmiş bir duruma gelmiştir. Müslüman ordusu bundan azami derece istifade etmiştir. Hıttin savaşına böyle bir ortamda hazırlık yapılmıştır. Selahaddin Müsüman merkezlerden topladığı büyük bir ordu askeri güçle Mart 1187 tarihinde Şam'dan yola çıktı. Güney'e doğru hareket etti. Hac kafilesinin ordan güvenli bir şekilde sağladıktan sonra, bu defa Ernad'ın Kalesi Kerek'e yöneldi. Aslında asıl hedef Kudüs idi. Amaç ernad'ı orada meşgul etmek, güçlerini Küdüs'e gitmekten vaz geçirmekti. Kerek kalesi yerle bir edildi. Hac ve ticaret kafilelerine yapılan zülmün hesabı fazlasıyla onlardan alındı büyük bir ders verildi. SAFURİYE SAVAŞI Selaahaddiin Filistin bölgesinden geçen, gelen Müslüman hacıların güvenliği için Kerek ve Şevbek civarlarında ordusunun bir bölümü orada bulunuyordu. Hatta bir bölüm başka seçkin askerler, Harran Emiri Gökbörü, Halep emiri, ile Şam, emirleri komutasında düşman mevzilerine atlı suvariler halinde gerilla tarzı vur kaç taktiği yapıyorlar, onları zayıflatıyordular. Safuriye mıntıkasına bir gece tam tekmil silahlı birlik hareket etti. Askeri sevkıyat çok gizli yapılıyırdu. Sabah vakitlerinde oraya ulaşıldı. Düşman birliklerine saldırı başlatıldı. Haçlı askerleri uyuyorlardı. Böyle bir baskın beklemiyorlardı. Kılıç, kalkan sesleriyle uyandılar. Kim bilir belki nöbetçileri bile yoktu, veya onlarda uyumuşlardı. Böyle ani bir saldırıda Haçlılar çok kayıp verdiler. Öldürülenler arasında ünlü tpınak şövelyaları ve komutanları da vardı. Ayrıca çok sayıda esir alındı. Selahaddin Safuriye savaşının müjdeli haberini Kerek kalesi civarında aldı. Ço sevindi. Derhal oradan ayrılarak büyük bir askeri güçle birlikte Kudüs bölgesinde bulunan Aşterada karargahını kurdu. Her tarafa asker dolmuştu. On iki bin asker araziye yayıldı. Selahaddin bu askeri gücün sağ tarafına komutan olarak kardeşi oğlu Takiyeddin Ömer'i, sol tarafına ise Harran emiri Gökbörüyü görevlendirdi. Kendisi'de ordunun orta yerinde komuta edecektir. Müslümanların kendilerine karşı büyük bir saldırı hazırlığı yaptığını haber alan Haçlılar derhal toparlandilar. Kudüs Kralı Guy bizzat Üçüncü Raymond'un yanına giderek ondan özür dileyerek barıştılar. Müslümanlara karşı birlik oldular. Kral Guy seferberlik ilan etti. Eli silah tutan herkes, Haçlı ordusuna katılma emri verir. Böylece Haçlılar büyük bir ordu topladılar. Safuriye'de toplanan Haçlı askerlerin sayılarının elli bin asker olduğunu söyleyen tarih yazarları vardır. Sultan selahaddin Haçlıların büyük bir orduyla Safuriye'de toplandığını haber alınca, kurmay komutanlarıyla toplantı yaparak, ne yapmaları gerektiğini, durum değerlendirmesi yaptı. Komutanların bazıları cephe savaşı yapmadan, önceden olduğu gibi düşmamn saflarına vur kaç yapılmasının uygun olacağını söylediler. Diğer komutanlar ise böylesi büyük bir orduya karşı küçük birliklere karşı yapılan gerilla tarzı hareketin sonuç alamayacağı, bir şey kazandırmayacağı, hatta zararlı bile olacağını başkomutan Selahaddin Eyyübiye söylediler. Selahhaddin burada savaş ustalığını, iş bitirici yeteneğini ortaya koydu. Cephe savaşına karar verdi. Zira Müslüman ordusunun askerleri Diyarbakır, Musul, Cezire gibi uzak yerlerden gelmişlerdir. Gelen askerlerin ve komutanların çoğu İkta sahibi kişilerdir, onların orada işleri vardır. Bundan dolayı bu askerleri Filistin bölgesinde uzun bir savaş, uzun bir süre tutmak imkanı yoktur. Safuriye bölgesi Haçlılar için stratejik bir üstünlük sağlıyordu. Orayı ellerinde tutmaları onlar için hayati bir dercede önemli bir yerdir. Çünkü orası yaşamak ve savaşmak için elverişli bir yerdir. Su ve yiyecek temininde zorluk çekilmiyor. Hayvanlar için bol ot, mera vardır. Selahaddin Haçlıları o bölgeden uzaklaştırmak için uğraşıyor, planlar yapıyordu. Bir kısım suvari askerle üzerlerine baskınlar yapılıyor. Saldırılar düzenlıyorlar, Amaç Haçlıları yorgun düşürerek üzerlerine saldırmalarını teşvik etmek, savunma haline gelecek müslüman ordusu onları tasfiye edecektir. Haçlılar bu stratejiyı anlamış olacaklar ki oyuna gelmediler. Bu plan tutmayınca Selahaddin başka bir plan devreye koydu. Taberiye kalesine yönelecekti. Böylece Haçlılar güçlerinin yarsını oraya sevk edecekt. Eyyübi ordusu Taberiya'ya saldırınca nitekim Selahaddin'in dediği gibi oldu. Haçlı ordusunun yarısı oraya yöneldi. Safuriye'de güçleri epey azalmıştı. Raymnd Taberya'ya giden ordunun başında bulunuyordu. Ama, onun ve askerlerin morali bozuktu. Çünkü yerleri rahattı, oradan ayrılmaları kendilerini moral olarak bozmuştu. Devam edecek
Ekleme Tarihi: 11 Aralık 2023 - Pazartesi

KUDÜS FATİHİ SELAHADDİN EYYÜBİ -42

Selahaddin Eyyübi Haçlılarla yapılan barış anlaşmasını çok iyi kullandı. Daha önce belirtildiği üzre Hırsız şövalye Ernad'ın ticaret kafilesine saldırması, buna anında karşılık vermemesi, sabır etmesi ince ve usta bir zekanın taktiksel bir hamlesidir. Buna bir verip beş almak denilir. Öylede oldu, Selahaddin Erned'dan esirlerin ve malların geri verilmesi için haber gönderdi, kabul etmedi, Sultan'ın planı işliyordu. Onu bu defa barış anlaşmasına uymadığı, ihlal ettiği için Kudüs kralına şikayet etti.

Kudüs Kralı da esirlerin ve ticaret mallarının geri verilmesini istedi. Ernad Kralı'da dinlemedi, kabul etmedi. Böylece Kral ile Ernad güçlerinin arası iyice açıldı. Haçlı orduları Kudüs, Ernad, Trablus, Antakya kontluğu olmak üzere neredeyse dörde bölünmüş bir vaziyete geçmiş bir duruma gelmiştir. Müslüman ordusu bundan azami derece istifade etmiştir. Hıttin savaşına böyle bir ortamda hazırlık yapılmıştır.

Selahaddin Müsüman merkezlerden topladığı büyük bir ordu askeri güçle Mart 1187 tarihinde Şam'dan yola çıktı. Güney'e doğru hareket etti. Hac kafilesinin ordan güvenli bir şekilde sağladıktan sonra, bu defa Ernad'ın Kalesi Kerek'e yöneldi. Aslında asıl hedef Kudüs idi. Amaç ernad'ı orada meşgul etmek, güçlerini Küdüs'e gitmekten vaz geçirmekti. Kerek kalesi yerle bir edildi. Hac ve ticaret kafilelerine yapılan zülmün hesabı fazlasıyla onlardan alındı büyük bir ders verildi.

SAFURİYE SAVAŞI

Selaahaddiin Filistin bölgesinden geçen, gelen Müslüman hacıların güvenliği için Kerek ve Şevbek civarlarında ordusunun bir bölümü orada bulunuyordu. Hatta bir bölüm başka seçkin askerler, Harran Emiri Gökbörü, Halep emiri, ile Şam, emirleri komutasında düşman mevzilerine atlı suvariler halinde gerilla tarzı vur kaç taktiği yapıyorlar, onları zayıflatıyordular.

Safuriye mıntıkasına bir gece tam tekmil silahlı birlik hareket etti. Askeri sevkıyat çok gizli yapılıyırdu. Sabah vakitlerinde oraya ulaşıldı. Düşman birliklerine saldırı başlatıldı. Haçlı askerleri uyuyorlardı. Böyle bir baskın

beklemiyorlardı. Kılıç, kalkan sesleriyle uyandılar. Kim bilir belki nöbetçileri bile yoktu, veya onlarda uyumuşlardı.

Böyle ani bir saldırıda Haçlılar çok kayıp verdiler. Öldürülenler arasında ünlü tpınak şövelyaları ve komutanları da vardı. Ayrıca çok sayıda esir alındı.

Selahaddin Safuriye savaşının müjdeli haberini Kerek kalesi civarında aldı. Ço sevindi. Derhal oradan ayrılarak büyük bir askeri güçle birlikte Kudüs bölgesinde bulunan Aşterada karargahını kurdu. Her tarafa asker dolmuştu. On iki bin asker araziye yayıldı. Selahaddin bu askeri gücün sağ tarafına komutan olarak kardeşi oğlu Takiyeddin Ömer'i, sol tarafına ise Harran emiri Gökbörüyü görevlendirdi. Kendisi'de ordunun orta yerinde komuta edecektir.

Müslümanların kendilerine karşı büyük bir saldırı hazırlığı yaptığını haber alan Haçlılar derhal toparlandilar. Kudüs Kralı Guy bizzat Üçüncü Raymond'un yanına giderek ondan özür dileyerek barıştılar. Müslümanlara karşı birlik oldular. Kral Guy seferberlik ilan etti. Eli silah tutan herkes, Haçlı ordusuna katılma emri verir. Böylece Haçlılar büyük bir ordu topladılar. Safuriye'de toplanan Haçlı askerlerin sayılarının elli bin asker olduğunu söyleyen tarih yazarları vardır.

Sultan selahaddin Haçlıların büyük bir orduyla Safuriye'de toplandığını haber alınca, kurmay komutanlarıyla toplantı yaparak, ne yapmaları gerektiğini, durum değerlendirmesi yaptı. Komutanların bazıları cephe savaşı yapmadan, önceden olduğu gibi düşmamn saflarına vur kaç yapılmasının uygun olacağını söylediler. Diğer komutanlar ise böylesi büyük bir orduya karşı küçük birliklere karşı yapılan gerilla tarzı hareketin sonuç alamayacağı, bir şey kazandırmayacağı, hatta zararlı bile olacağını başkomutan Selahaddin Eyyübiye söylediler.

Selahhaddin burada savaş ustalığını, iş bitirici yeteneğini ortaya koydu. Cephe savaşına karar verdi. Zira Müslüman ordusunun askerleri Diyarbakır, Musul, Cezire gibi uzak yerlerden gelmişlerdir. Gelen askerlerin ve komutanların çoğu İkta sahibi kişilerdir, onların orada işleri vardır. Bundan dolayı bu askerleri Filistin bölgesinde uzun bir savaş, uzun bir süre tutmak imkanı yoktur.

Safuriye bölgesi Haçlılar için stratejik bir üstünlük sağlıyordu. Orayı ellerinde tutmaları onlar için hayati bir dercede önemli bir yerdir. Çünkü orası yaşamak ve savaşmak için elverişli bir yerdir. Su ve yiyecek temininde zorluk çekilmiyor.

Hayvanlar için bol ot, mera vardır. Selahaddin Haçlıları o bölgeden uzaklaştırmak için uğraşıyor, planlar yapıyordu.

Bir kısım suvari askerle üzerlerine baskınlar yapılıyor. Saldırılar düzenlıyorlar, Amaç Haçlıları yorgun düşürerek üzerlerine saldırmalarını teşvik etmek, savunma haline gelecek müslüman ordusu onları tasfiye edecektir. Haçlılar bu stratejiyı anlamış olacaklar ki oyuna gelmediler.

Bu plan tutmayınca Selahaddin başka bir plan devreye koydu. Taberiye kalesine yönelecekti. Böylece Haçlılar güçlerinin yarsını oraya sevk edecekt. Eyyübi ordusu Taberiya'ya saldırınca nitekim Selahaddin'in dediği gibi oldu. Haçlı ordusunun yarısı oraya yöneldi. Safuriye'de güçleri epey azalmıştı. Raymnd Taberya'ya giden ordunun başında bulunuyordu. Ama, onun ve askerlerin morali bozuktu. Çünkü yerleri rahattı, oradan ayrılmaları kendilerini moral olarak bozmuştu. Devam edecek

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.