NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

YARGIYA GÜVEN GİTTİKÇE AZALİYOR

Son yıllarda kamuoyunda yapılan tarafsız objektif anketlerin hemen, hemen, tümünde, kurumlara özelikle devlet kurumlarına güvenin, yıldan yıla gittikçe azaldığı saptanmış. Anketlerin en çarpıcı tespiti, üzerinde önemle durulması gereken, yargıya, mahkemelere güvenin azalmasıdır. Bu acı ve düşündürücü bir durumdur.  Demeye gerek yok. Yargı bir toplumun kalbidir, vicdanıdir. Devlet kurumlarının içerisinde en önemli olanı elbette yargıdır. Yasamadan, yürütmeden, her kurumdan  önce gelir   Diğer kurumların güven eksikliği ciddidir, önemlidir, eksikliğin nedenleri üzerinde durulması, çözüm üretilmesi gerekir. Ancak, güven, söz konusu yargıya geldi mi bunun üzerinde daha çok durmak, düşünmek, ciddi bir şekilde önlem almak, düzeltmek mutlaka gereklidir.  Yargının haktan, hukuktan yana bağımsız olması için, yürütmenin yani hükümetin, yargıya müdahale etmemesi gerekir.  Demokratik kuralların işlemesi, klasik deyimle, güçler ayrılığının olması lazımdır. Bir devletin saygınlığı yalnız yasalarla değil, ancak hukuk devleti olmasıyla orantılıdır.  Halkın yargı, yani adalet konusunda duyarlı olması, nemelazımcı olmadan, demokratik tavır takınması önem teşkil eder. Ülkemizde hertürlü konforü olan modern adliye sarayları binaları yapıldı, yapılıyor. Yine büyük cezaevlerı de yapıldı. Mahkum sayıları o kadar çoğaldı ki cezaevlerine sığmaz oldu. Suç işleme oranları azalacağına gittikçe artıyor. Adliye binalarının çokluğu, görkemi, büyüklüğü değil,  yargıçların verdikleri kararların hukukuka uygun adil olması önemlidir. Medyadan, basından öğrendiğimiz kadar, genelleme yapmadan dersek, bazı yargı kurumları, bazı davalarda yanlış kararlar veriyor. Örneğin bir dönem  yargı kurumları, vahşice cinayet işleyen kişilerin  takım elbise giymiş, olmaları, uslu durmuş diye ceza indirimi yapmaları halk arasında çok eleştirildi.  Davalar da  verilen bu tür  bilinçli, bilinçsiz yanlış kararlar, sosyal  davalarla sınırlı değil, siyasal davalarda da belirgin hale gelmiş oluyor.  Örneğin son zamanlarda cumhuriyet halk partisi belediyelerine yönelik soruşturmalar, yapılan suç isnatlari, başkanların elde yeterli deliler olmadan tutuklanmaları, demek oluyor ki halk arasında inandırıcı olmadığı anketlere somut bir biçimde yansıyor. Ayrıca gerçeği vurgulamak gerekirse, belediye başkanlarının bir yere kaçmaları mümkün görülmezken, tutuksuz değil, tutuklanmaları yargıya siyasi müdahale edildiğini hatıra getiriyor.  Kaçma şüphesi yokken tutuksuz yargılamak esas olmalıdır. Ayrıca son olarak, İstanbul belediye başkanına yönelik elde somut deliller olmadan, yüzlerce yıllık ceza iddianamesi hazırlanması  maksatlı  görülüyor.  Yaşım gereği bir vatandaş, ayrıca bir basın mensubu olarak, yargının bu kadar güven erozyonuna uğramasını, askeri darbeler 27 mayisı hatirlamiyorum.12 mart, 12 Eylül darbeleri dönemlerinde bile yargıya güven vardı, bu kadar azalmadı. Türk yargısına güven, demokratik avrupa devletleri gibiydi. Yargıya güvenin azalmasında partizanlığın yapılması gibi birçok neden vardır.  Yargı deyip geçilmez. Yargı hak hukuk adalettir. Kul hakkıdır. Hazreti Ali devletin dini adalettir demiştir. Artık fazla söze gerek yoktur.  Bu çok önemli konu hakında kısa tarihi bir anekdot verelim. 1750 yılında Alman Prusya kralı büyük 2. Frederich bir yel değirmenin olduğu doğa manzarali bir tepede. Değirmeni sahibinden değerinden bile fazla bir fiyatta satın almak ister. Yaşlı degirmenci bunu.kabul etmez. Burası bana atalarımdan kalmıştır, bir hatırası vardır. Kral sinirlenir sen benim kim olduğumu bilmiyor musun binlerce askerim var, burayı zorla elinden alırım.  Degirmenci ben de bu arazinin değirmenin sahibi Sans-Soucu'yim. Sen kralsın biliyorum. Tarihe geçecek bir söz söyler. Ama, Berlinde hakimler var. Sonuçta değirmen yıkılmaz. Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar, kral bile olsa adaletten üstün değildir, sözleri değirmenin altında yapılan sarayın üzerinde yazılıdır Biz de içtenlikle demek isteriz Ankara'da hakimler var. Hiçbir güç, bağımsız adil yargıçlardan üstün olamaz.
Ekleme Tarihi: 13 Kasım 2025 -Perşembe

YARGIYA GÜVEN GİTTİKÇE AZALİYOR

Son yıllarda kamuoyunda yapılan tarafsız objektif anketlerin hemen, hemen, tümünde, kurumlara özelikle devlet kurumlarına güvenin, yıldan yıla gittikçe azaldığı saptanmış.
Anketlerin en çarpıcı tespiti, üzerinde önemle durulması gereken, yargıya, mahkemelere güvenin azalmasıdır. Bu acı ve düşündürücü bir durumdur.
 Demeye gerek yok. Yargı bir toplumun kalbidir, vicdanıdir. Devlet kurumlarının içerisinde en önemli olanı elbette yargıdır. Yasamadan, yürütmeden, her kurumdan  önce gelir
  Diğer kurumların güven eksikliği ciddidir, önemlidir, eksikliğin nedenleri üzerinde durulması, çözüm üretilmesi gerekir.
Ancak, güven, söz konusu yargıya geldi mi bunun üzerinde daha çok durmak, düşünmek, ciddi bir şekilde önlem almak, düzeltmek mutlaka gereklidir.
 Yargının haktan, hukuktan yana bağımsız olması için, yürütmenin yani hükümetin, yargıya müdahale etmemesi gerekir.
 Demokratik kuralların işlemesi, klasik deyimle, güçler ayrılığının olması lazımdır.
Bir devletin saygınlığı yalnız yasalarla değil, ancak hukuk devleti olmasıyla orantılıdır. 
Halkın yargı, yani adalet konusunda duyarlı olması, nemelazımcı olmadan, demokratik tavır takınması önem teşkil eder.
Ülkemizde hertürlü konforü olan modern adliye sarayları binaları yapıldı, yapılıyor. Yine büyük cezaevlerı de yapıldı. Mahkum sayıları o kadar çoğaldı ki cezaevlerine sığmaz oldu. Suç işleme oranları azalacağına gittikçe artıyor. Adliye binalarının çokluğu, görkemi, büyüklüğü değil,  yargıçların verdikleri kararların hukukuka uygun adil olması önemlidir.
Medyadan, basından öğrendiğimiz kadar, genelleme yapmadan dersek, bazı yargı kurumları, bazı davalarda yanlış kararlar veriyor. Örneğin bir dönem  yargı kurumları, vahşice cinayet işleyen kişilerin  takım elbise giymiş, olmaları, uslu durmuş diye ceza indirimi yapmaları halk arasında çok eleştirildi.
 Davalar da  verilen bu tür  bilinçli, bilinçsiz yanlış kararlar, sosyal  davalarla sınırlı değil, siyasal davalarda da belirgin hale gelmiş oluyor. 
Örneğin son zamanlarda cumhuriyet halk partisi belediyelerine yönelik soruşturmalar, yapılan suç isnatlari, başkanların elde yeterli deliler olmadan tutuklanmaları, demek oluyor ki halk arasında inandırıcı olmadığı anketlere somut bir biçimde yansıyor.
Ayrıca gerçeği vurgulamak gerekirse, belediye başkanlarının bir yere kaçmaları mümkün görülmezken, tutuksuz değil, tutuklanmaları yargıya siyasi müdahale edildiğini hatıra getiriyor. 
Kaçma şüphesi yokken tutuksuz yargılamak esas olmalıdır. Ayrıca son olarak, İstanbul belediye başkanına yönelik elde somut deliller olmadan, yüzlerce yıllık ceza iddianamesi hazırlanması  maksatlı  görülüyor. 
Yaşım gereği bir vatandaş, ayrıca bir basın mensubu olarak, yargının bu kadar güven erozyonuna uğramasını, askeri darbeler 27 mayisı hatirlamiyorum.12 mart, 12 Eylül darbeleri dönemlerinde bile yargıya güven vardı, bu kadar azalmadı.
Türk yargısına güven, demokratik avrupa devletleri gibiydi. Yargıya güvenin azalmasında partizanlığın yapılması gibi birçok neden vardır. 
Yargı deyip geçilmez. Yargı hak hukuk adalettir. Kul hakkıdır. Hazreti Ali devletin dini adalettir demiştir. Artık fazla söze gerek yoktur. 
Bu çok önemli konu hakında kısa tarihi bir anekdot verelim. 1750 yılında Alman Prusya kralı büyük 2. Frederich bir yel değirmenin olduğu doğa manzarali bir tepede. Değirmeni sahibinden değerinden bile fazla bir fiyatta satın almak ister. Yaşlı degirmenci bunu.kabul etmez. Burası bana atalarımdan kalmıştır, bir hatırası vardır. Kral sinirlenir sen benim kim olduğumu bilmiyor musun binlerce askerim var, burayı zorla elinden alırım.  Degirmenci ben de bu arazinin değirmenin sahibi Sans-Soucu'yim. Sen kralsın biliyorum. Tarihe geçecek bir söz söyler. Ama, Berlinde hakimler var. Sonuçta değirmen yıkılmaz. Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar, kral bile olsa adaletten üstün değildir, sözleri değirmenin altında yapılan sarayın üzerinde yazılıdır
Biz de içtenlikle demek isteriz Ankara'da hakimler var. Hiçbir güç, bağımsız adil yargıçlardan üstün olamaz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.