NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

ESKİ URFA KÜLTÜRÜ - 2

Eski Urfa kültürünün deyim yerindeyse ana öğelerinden biraz söz ettikten sonra kısaca Urfa tarihini bilimsel verilere göre yazmaya çalışacağım. Sonra bu tarihi kadim şehrin geleneklerini, göreneklerini, örf ve adetlerini bildiğim kadarıyla belirteceğim. Urfa benim tespitime göre 1980'e kadar önemli ölçüde değişmedi. Bu tarihten sonra yıldan yıla önemli bir değişim yaşadı. Urfa toplumu bundan yaklaşık 40 yıl evvel her zamanki gibi  ortalama 80 bin nüfuslu bir şehirdi. Ekonomisi tarıma, hayvancılığa, küçük elsanatlarına dayaliydi. Halkın arasında önemli bir gelir sınıf farkı yoktu. Şehir küçük herkes birbirini tanırdı. Tanımadıkları kişilere sen kimlerdensin denilirdi. Çok araştırılması halinde  çoğu kimse bir şekilde akraba çıkardı. Urfa küçüktür herkes birbirini taner o zamandan kalmıştır. Şimdi eski alışkanlıkları olsa gerek bazı eski Urfalılar Urfa küçüktür herkes birbirini taner derler. Oysa bu şimdi eski Urfa gerçeğini yansıtmıyor. Çünkü Urfa artık Çok büyüdü büyük bir metropol oldu.  Şimdi eskisi gibi herkes birbirini tanımıyor. Yine eskinin ünlü doğru deyimi Urfaliyih bi halliyih sözü sınıfsal ve kültürel farkın olmadığının bir kanıtiydi. Ama malesef şimdi buda somut olguları yansıtmıyor. Çünkü son yıllarda artan nüfus bazı uyanık kişilere büyük bir arsa rantı sağladı. Urfanın etrafı dumanlı dağlar değildi. Aslında Urfanın etrafı güzelim bağlar bahçelerdi. Bunlar hep arsa oldu. Bu şahıslara büyük bir rant kapısı açtı. Bu nedenle Urfa'nın sınıfsal ve kültürel dokusu bozuldu. Hele aşırı nüfus artışı bir kültürel erozyon oluşturdu. Dayanışma, sevgi saygı azaldı. Adalet, hak hukuk azalınca sevgi ve barış ortamı da azalıyor. Burada bir vurgu yapmak isterim. Urfa biraz düzelme sürecine girerken büyük bir oranda Suriyeli göçüyle birlikte kültürel bir karmaşa ortamına girdi. Malesef Türkiye'nin diğer şehirlerine göre eğitim, ekonomi, sağlık neredeyse tüm alanlarda son sıralarda bulunuyor. Bu kadim şehir bunu haketmiyor. İlgili ve yetkililerin sivil toplum kuruluşlarının şehrimizin sorunlarını çözmek için ivedi olarak çalışma yapmaları gerekiyor.      
Ekleme Tarihi: 12 Kasım 2021 - Cuma

ESKİ URFA KÜLTÜRÜ - 2

Eski Urfa kültürünün deyim yerindeyse ana öğelerinden biraz söz ettikten sonra kısaca Urfa tarihini bilimsel verilere göre yazmaya çalışacağım.

Sonra bu tarihi kadim şehrin geleneklerini, göreneklerini, örf ve adetlerini bildiğim kadarıyla belirteceğim.

Urfa benim tespitime göre 1980'e kadar önemli ölçüde değişmedi.

Bu tarihten sonra yıldan yıla önemli bir değişim yaşadı.

Urfa toplumu bundan yaklaşık 40 yıl evvel her zamanki gibi  ortalama 80 bin nüfuslu bir şehirdi.

Ekonomisi tarıma, hayvancılığa, küçük elsanatlarına dayaliydi.

Halkın arasında önemli bir gelir sınıf farkı yoktu.

Şehir küçük herkes birbirini tanırdı.

Tanımadıkları kişilere sen kimlerdensin denilirdi.

Çok araştırılması halinde  çoğu kimse bir şekilde akraba çıkardı.

Urfa küçüktür herkes birbirini taner o zamandan kalmıştır.

Şimdi eski alışkanlıkları olsa gerek bazı eski Urfalılar Urfa küçüktür herkes birbirini taner derler.

Oysa bu şimdi eski Urfa gerçeğini yansıtmıyor.

Çünkü Urfa artık Çok büyüdü büyük bir metropol oldu.

 Şimdi eskisi gibi herkes birbirini tanımıyor.

Yine eskinin ünlü doğru deyimi

Urfaliyih bi halliyih sözü sınıfsal ve kültürel farkın olmadığının bir kanıtiydi.

Ama malesef şimdi buda somut olguları yansıtmıyor.

Çünkü son yıllarda artan nüfus bazı uyanık kişilere büyük bir arsa rantı sağladı. Urfanın etrafı dumanlı dağlar değildi.

Aslında Urfanın etrafı güzelim bağlar bahçelerdi.

Bunlar hep arsa oldu.

Bu şahıslara büyük bir rant kapısı açtı.

Bu nedenle Urfa'nın sınıfsal ve kültürel dokusu bozuldu.

Hele aşırı nüfus artışı bir kültürel erozyon oluşturdu.

Dayanışma, sevgi saygı azaldı.

Adalet, hak hukuk azalınca sevgi ve barış ortamı da azalıyor. Burada bir vurgu yapmak isterim.

Urfa biraz düzelme sürecine girerken büyük bir oranda Suriyeli göçüyle birlikte kültürel bir karmaşa ortamına girdi.

Malesef Türkiye'nin diğer şehirlerine göre eğitim, ekonomi, sağlık neredeyse tüm alanlarda son sıralarda bulunuyor.

Bu kadim şehir bunu haketmiyor.

İlgili ve yetkililerin sivil toplum kuruluşlarının şehrimizin sorunlarını çözmek için ivedi olarak çalışma yapmaları gerekiyor.

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.