Yazımızın başlığı yine bir taşıt yazısından alındı. Duvar yazıları ve taşıt yazıları, bir düşünceyi, felsefeyi belirtirler. Bu tür yazılar kişiler için mesajdır, moral değeridir.
İnsan amaçsız umutsuz, inançsız yaşayamaz. Yaşasa bile anlamsız, verimsiz, sevgisiz bir yaşam olur.
inanç, umut, insan yaşamında yalnız dini değil, felsefi ve ideolojik olarak ta vardır. Herkesin kendine özgü, benimsediği fikri, dünya görüşü olması doğaldır. Farklı düşünceler demokratik toplumlar da hakaret ve şiddet içermeden belli ölçüler içerisinde makuldur hoş görülür. Fikir ve inancını başkalarına üstünlük sağlama, zorla kabul ettirme niyeti taşımaz. Ayrıca bunun istismarını yapması, inancını veya ideolojisini kendi çıkarına yönelik kullanması ahlak dışı olur, kabul edilemez.
Insanın kimseye zarar vermeyen her hangi politik bir görüşü savunması, dini bir inancı benimsemesi bireysel özgürlüğüdür. Demokratik bir kültürde bireyler dinlere, Allah'a inanır, inanmaz, buna karışmaya kimsenin hakkı yoktur. Önemli olan kişinin inancından, politik görüşünden hoşnut olmasıdır.
Din ile bilimin ayrılan tarafı olduğu kadar örtüşen tarafları da vardır. Örneğin yazının başlığı olan umut kavramı evrensel, insani bir duygu ve düşüncedir. Bu gibi moral değerlerin politik fikir boyutu olduğu kadar dini inanç boyutu da bulunur.
Bazıları dine inanır, bazıları dine inanmaz. Kendilerinin bileceği durumdur.
Bence dini inanç insanın özünde vardır. Çünkü, dünya, insan, evren, harika bir alem ve yapıdır. Bundan dolayı insan düşünür, nereden geldik nereye gideceğiz, bizi, bu dünyayı kim yarattı sorusu ve düşüncesi din ve Allah kavramını hatıra getirir, dinler bunun arayışıdır. Yaratıcı bir güce inanmak insana umut verir,. Dua etmek, psikolojik ve fiziksel bir rahatlık sağlar.
Dinler genel olarak ahlaka önem verir. Dürüst olun, yalan söylemeyin, kul hakkı, haram yemeyin. İyilik yapın der.
Bu durum insani, ahlaki kuralar içinde felsefi olarak ta geçerlidir. Doğru olan din ile bilimin pozitif sentezini yapmaktır.
Doğru sözleri kimler hangi din, filozof söylemişse söylesin, insanlığın ortak değeri olarak ayrım yapmadan kabul etmelidir.
İnsan kendini nasıl rahat hissediyorsa öyle inanır, düşünür, Dedik ya dini inançla bilimsel görüş bazı söylemlerde benzerlik taşırlar. Buna örnek dini bir mesel anlatalım:
Allah Cebrail melekle cennetten Ademe üç hediye gönderir. Bunlar: akıl, iman, haya, melek bunlardan birini seç, diğerleri cennete gidecek der. Adem düşünür taşınır bu üç hediye de çok kıymetli ve değerlidir. aklı seçer. Melek imana sen cennete git, iman ben gitmem, akıl nerdeyse ben orda olurum der. Melek öyleyse sen de akılın yanında kal. Haya'ya (Utanma) sen cennete git haya da der ben gitmem iman nerde ise ben orda olurum cevabını verir melek, sen de akılın yanında kal der.
Böylece insan hayatında çok gerekli üç özellik, cennetten çıkma olarak önem verilir. Aslında bu dini mesel, özelik, inanan, inanmayan tüm insanlar için geçerlidir, gereklidir.
Akıl insan için tartışılmaz bir değerdir. İman da öyle, insanın dini inancı olsun, olmasın, bir şeyi kabul etmesi inanması gerekir. Haya, utanma duygusu da öyle canlı varlıklar içerisinde bilinçli olarak utanma duygusuna sahip canlı varlık insandır desek doğrudur. Bazı dindar olmayan filozoflar bile insan yaşamında utanma duygusunun gelişmenin gereği devrimci bir duygu olduğunu belirtirler.
Demek oluyor ki inanan, inanmayanın bile bazı konularda görüşleri yakın olabiliyor. Önemli olan insanların barış içerisinde uzlaşarak ortak bir payda da buluşmasıdır.
Bunun için ön yargılı olmamak gerekir.
Anasayfa
Yazarlar
NECDET ŞANSAL
Yazı Detayı
Bu yazı 532 kez okundu.
DERDIN NE OLURSA OLSUN UMUDUN HEP ALLAH OLSUN
Yazımızın başlığı yine bir taşıt yazısından alındı. Duvar yazıları ve taşıt yazıları, bir düşünceyi, felsefeyi belirtirler. Bu tür yazılar kişiler için mesajdır, moral değeridir.
İnsan amaçsız umutsuz, inançsız yaşayamaz. Yaşasa bile anlamsız, verimsiz, sevgisiz bir yaşam olur.
inanç, umut, insan yaşamında yalnız dini değil, felsefi ve ideolojik olarak ta vardır. Herkesin kendine özgü, benimsediği fikri, dünya görüşü olması doğaldır. Farklı düşünceler demokratik toplumlar da hakaret ve şiddet içermeden belli ölçüler içerisinde makuldur hoş görülür. Fikir ve inancını başkalarına üstünlük sağlama, zorla kabul ettirme niyeti taşımaz. Ayrıca bunun istismarını yapması, inancını veya ideolojisini kendi çıkarına yönelik kullanması ahlak dışı olur, kabul edilemez.
Insanın kimseye zarar vermeyen her hangi politik bir görüşü savunması, dini bir inancı benimsemesi bireysel özgürlüğüdür. Demokratik bir kültürde bireyler dinlere, Allah'a inanır, inanmaz, buna karışmaya kimsenin hakkı yoktur. Önemli olan kişinin inancından, politik görüşünden hoşnut olmasıdır.
Din ile bilimin ayrılan tarafı olduğu kadar örtüşen tarafları da vardır. Örneğin yazının başlığı olan umut kavramı evrensel, insani bir duygu ve düşüncedir. Bu gibi moral değerlerin politik fikir boyutu olduğu kadar dini inanç boyutu da bulunur.
Bazıları dine inanır, bazıları dine inanmaz. Kendilerinin bileceği durumdur.
Bence dini inanç insanın özünde vardır. Çünkü, dünya, insan, evren, harika bir alem ve yapıdır. Bundan dolayı insan düşünür, nereden geldik nereye gideceğiz, bizi, bu dünyayı kim yarattı sorusu ve düşüncesi din ve Allah kavramını hatıra getirir, dinler bunun arayışıdır. Yaratıcı bir güce inanmak insana umut verir,. Dua etmek, psikolojik ve fiziksel bir rahatlık sağlar.
Dinler genel olarak ahlaka önem verir. Dürüst olun, yalan söylemeyin, kul hakkı, haram yemeyin. İyilik yapın der.
Bu durum insani, ahlaki kuralar içinde felsefi olarak ta geçerlidir. Doğru olan din ile bilimin pozitif sentezini yapmaktır.
Doğru sözleri kimler hangi din, filozof söylemişse söylesin, insanlığın ortak değeri olarak ayrım yapmadan kabul etmelidir.
İnsan kendini nasıl rahat hissediyorsa öyle inanır, düşünür, Dedik ya dini inançla bilimsel görüş bazı söylemlerde benzerlik taşırlar. Buna örnek dini bir mesel anlatalım:
Allah Cebrail melekle cennetten Ademe üç hediye gönderir. Bunlar: akıl, iman, haya, melek bunlardan birini seç, diğerleri cennete gidecek der. Adem düşünür taşınır bu üç hediye de çok kıymetli ve değerlidir. aklı seçer. Melek imana sen cennete git, iman ben gitmem, akıl nerdeyse ben orda olurum der. Melek öyleyse sen de akılın yanında kal. Haya'ya (Utanma) sen cennete git haya da der ben gitmem iman nerde ise ben orda olurum cevabını verir melek, sen de akılın yanında kal der.
Böylece insan hayatında çok gerekli üç özellik, cennetten çıkma olarak önem verilir. Aslında bu dini mesel, özelik, inanan, inanmayan tüm insanlar için geçerlidir, gereklidir.
Akıl insan için tartışılmaz bir değerdir. İman da öyle, insanın dini inancı olsun, olmasın, bir şeyi kabul etmesi inanması gerekir. Haya, utanma duygusu da öyle canlı varlıklar içerisinde bilinçli olarak utanma duygusuna sahip canlı varlık insandır desek doğrudur. Bazı dindar olmayan filozoflar bile insan yaşamında utanma duygusunun gelişmenin gereği devrimci bir duygu olduğunu belirtirler.
Demek oluyor ki inanan, inanmayanın bile bazı konularda görüşleri yakın olabiliyor. Önemli olan insanların barış içerisinde uzlaşarak ortak bir payda da buluşmasıdır.
Bunun için ön yargılı olmamak gerekir.
Ekleme
Tarihi: 05 Mayıs 2026 -Salı
DERDIN NE OLURSA OLSUN UMUDUN HEP ALLAH OLSUN
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.