NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

KARDEŞLİK ÇÖZÜM SÜRECİ GÜVEN VERMİYOR

Devletin, MHP genel başkanı Devlet Bahçeli'nin girişimiyle başlattığı, adına kısaca  kardeşlik ve demokrasi adı verilen, iç sorunların, daha doğrusu Kürt meselesinin demokratik çözümünü esas alan program yaklaşık bir buçuk yıldır bir anlaşmaya çözüme varmadı. Meclis komisyonu kuruldu. Ama garp cephesinde yeni bir şey yok roman adını, ülkenin yani Türkiye'nin en önemli meselesine uyarlarsak, Şark cephesinde yeni bir şey yok demek mümkün. Kimse kusura bakmasın, şimdiye kadar, iktidarın yaptığı deyim yerindeyse ipe un sermek veya havanda su dövmek gibi  oluyor. Bir şey yapılmıyor. Oysa PKK  genel başkanı Abdullah Öcalan geçen yıl çözümün kapısını sonuna kadar açmıştı. 27 Şubat 2025 te İmralı adasında yaptığı tarihi açıklamasında silahlı mücadelenin sona erdiğini, hatta artık bunun düşünülmemesi gerektiğini, sadece  demokratik kanalların açılmasını istedi. Aynı vaadı bir yıl sonra yine tekrar etti. Çözüm için bundan daha iyi makul bir beyan olmazdı. Daha ne desin?  Üstelik, ayrıca son Kürt ayaklanması diye nitelenen isyanı bağımsız Kürdistan temeli olarak başlatan örgütün lideri   bağımsızlık, federasyon, özerklik, kendi deyimiyle Kültüralist çözümler yani kültürel özerklik dahi istemediğini belirtmiştir. Abdullah Öcalan görünüşte devletle pazarlık yapmadan sadece demokrasinin demokratik cumhuryetin işlerlik kazanmasını istediğini söylemiştir.  Öcalan bundan önce  Imralı adasında çeşitli defa yaptığı açıklamalarda bu görüşünü söylemiş teyit etmiştir. Türkiye'nin birliğini savunduğunu belirtmiştir. Konuyu bilen kişiler Öcalan'ın bu görüşünün taktik değil samimi olduğunu biliyorlar. Nihayet PKK  örgütünün bir grup üyesi  kurucu önderlerinin sözüne uyarak sembolik te olsa çok önemli bir adım atarak silahlarını yakarak eylemlere son verdiklerini Türk ve dünya kamuoyuna açıkladılar. Kürt tarafında yani Dem Parti üyeleri, sempatizanları arasında ilk dönemde ki çözüme yönelik umut ve güven gittikçe azalıyor. Zira artık şimdiye kadar devletin bazı adımlar atması demokratik yasaları çıkartması gerekirdi deniliyor. Beklentiler 11. Yargı paketinde PKK örgütü davasından tutuklu ve hükümlüler için bir af veya ceza indirimi beklenirken bu olmadı. Adli, asayış suçlularına bir nevi af getirildi. Gündemde olması gereken çözüm barış sürecinin ruhuna uygun yasal düzenleme yapılması beklentisi vardı.  HDP eski genel başkanı Selahattin Demirtaş Avrupa insan hakları mahkemesinin verdiği beraat kararına rağmen hala tutuklu. Demirtaş, Anayasanın 90. Maddesi gereğince, ayrıca sürecin ruhuna uygun olarak tahliye edilmeliydi, bu yapılmıyor. Şimdi yeni bir umut 12. Yargı paketinde örgüt suçları ile ilgili ceza indirimi yasal düzenlemeler yapılırsa ülkenin geleceği açısından bu tarihi fırsat çok geç kalmadan, umulur heba edilmez. Kürt sorunun çözümü demokratik haklar ve demokratik siyaset ile mümkün olacaktır, bu durum artık anlaşılmalıdır. Yaklaşık 40 yıldır devam eden ülkenin önemli ölçüde can ve mal kaybına neden olan bu kirli savaş sona ermelidir. Artık yeter gereksiz iç çatışmalar tekrar devam etmesin. Kaynaklar silaha bitmeyen acılara değil, halkın refahına ve yararına kullanılmalıdır.
Ekleme Tarihi: 21 Nisan 2026 -Salı

KARDEŞLİK ÇÖZÜM SÜRECİ GÜVEN VERMİYOR

Devletin, MHP genel başkanı Devlet Bahçeli'nin girişimiyle başlattığı, adına kısaca  kardeşlik ve demokrasi adı verilen, iç sorunların, daha doğrusu Kürt meselesinin demokratik çözümünü esas alan program yaklaşık bir buçuk yıldır bir anlaşmaya çözüme varmadı. Meclis komisyonu kuruldu. Ama garp cephesinde yeni bir şey yok roman adını, ülkenin yani Türkiye'nin en önemli meselesine uyarlarsak, Şark cephesinde yeni bir şey yok demek mümkün.
Kimse kusura bakmasın, şimdiye kadar, iktidarın yaptığı deyim yerindeyse ipe un sermek veya havanda su dövmek gibi  oluyor. Bir şey yapılmıyor.
Oysa PKK  genel başkanı Abdullah Öcalan geçen yıl çözümün kapısını sonuna kadar açmıştı. 27 Şubat 2025 te İmralı adasında yaptığı tarihi açıklamasında silahlı mücadelenin sona erdiğini, hatta artık bunun düşünülmemesi gerektiğini, sadece  demokratik kanalların açılmasını istedi. Aynı vaadı bir yıl sonra yine tekrar etti. Çözüm için bundan daha iyi makul bir beyan olmazdı. Daha ne desin? 
Üstelik, ayrıca son Kürt ayaklanması diye nitelenen isyanı bağımsız Kürdistan temeli olarak başlatan örgütün lideri 
 bağımsızlık, federasyon, özerklik, kendi deyimiyle Kültüralist çözümler yani kültürel özerklik dahi istemediğini belirtmiştir.
Abdullah Öcalan görünüşte devletle pazarlık yapmadan sadece demokrasinin demokratik cumhuryetin işlerlik kazanmasını istediğini söylemiştir.
 Öcalan bundan önce  Imralı adasında çeşitli defa yaptığı açıklamalarda bu görüşünü söylemiş teyit etmiştir. Türkiye'nin birliğini savunduğunu belirtmiştir.
Konuyu bilen kişiler Öcalan'ın bu görüşünün taktik değil samimi olduğunu biliyorlar.
Nihayet PKK  örgütünün bir grup üyesi  kurucu önderlerinin sözüne uyarak sembolik te olsa çok önemli bir adım atarak silahlarını yakarak eylemlere son verdiklerini Türk ve dünya kamuoyuna açıkladılar.
Kürt tarafında yani Dem Parti üyeleri, sempatizanları arasında ilk dönemde ki çözüme yönelik umut ve güven gittikçe azalıyor. Zira artık şimdiye kadar devletin bazı adımlar atması demokratik yasaları çıkartması gerekirdi deniliyor.
Beklentiler 11. Yargı paketinde PKK örgütü davasından tutuklu ve hükümlüler için bir af veya ceza indirimi beklenirken bu olmadı. Adli, asayış suçlularına bir nevi af getirildi. Gündemde olması gereken çözüm barış sürecinin ruhuna uygun yasal düzenleme yapılması beklentisi vardı.
 HDP eski genel başkanı Selahattin Demirtaş Avrupa insan hakları mahkemesinin verdiği beraat kararına rağmen hala tutuklu.
Demirtaş, Anayasanın 90. Maddesi gereğince, ayrıca sürecin ruhuna uygun olarak tahliye edilmeliydi, bu yapılmıyor.
Şimdi yeni bir umut 12. Yargı paketinde örgüt suçları ile ilgili ceza indirimi yasal düzenlemeler yapılırsa ülkenin geleceği açısından bu tarihi fırsat çok geç kalmadan, umulur heba edilmez.
Kürt sorunun çözümü demokratik haklar ve demokratik siyaset ile mümkün olacaktır, bu durum artık anlaşılmalıdır. Yaklaşık 40 yıldır devam eden ülkenin önemli ölçüde can ve mal kaybına neden olan bu kirli savaş sona ermelidir. Artık yeter gereksiz iç çatışmalar tekrar devam etmesin.
Kaynaklar silaha bitmeyen acılara değil, halkın refahına ve yararına kullanılmalıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.