NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

11 NİSAN 1920 URFA'NIN KURTULUŞU SÜRECİ

Birinci dünya savaşı, dönemin kapitalist ülkeleri arasında, itilaf ve ittifak adında iki blok olarak 1914 te başladı 1918 yılında sona erdi. İtilaf devletleri: İngiltere, Fransa, Amerika, Rusya, İtalya. Ittifak devletleri: Almanya, Osmanlı devleti, Avusturya,  Macaristan, Bulgaristan.  Savaşı itilaf devletleri kazandı. İttifak devletleri arasında en büyük zararı Mondros müterakesi ile Osmanlı devletine dayatıldı. 600 yıllık imparatorluk resmen olmasa bile  fiilen sona erdi. 25 maddelik bu teslimiyet anlaşmasının 7. Maddesi gereğince galip taraflar isterlerse Osmanlı devletinin herhangi bir şehrini işgal edebilecektir. Yenilen diğer devletlerle böyle ağır, onur kırıcı, işgalci bir anlaşma yapıılmadı. Bunun nedeni Osmanlı devletinin stratejik konumu, yeraltı yer üstü servetleriydi. Zaten birinci dünya savaşının asıl çıkış nedeni kapitalist sanayi ülkelerinin emperyalist aşamaya gelip, gelişen sanayıleri için ham madde elde edip bunun ürünlerini satmak için yeni pazarlar arama isteğiyle çıkmıştır. Mondros müterakesi 2 ekim 1918 de Urfa mutasarrıfı Nusret beye tebliğ edildi. Artık Urfa'nın işgal edileceği belliydi. Av.  Müslüm Akalın'ın yazdığı milli mücadele'de Urfa adlı kitapta verdiği bilgilere göre, Nusret bey: Osmanlı devleti  dahiliye nezaretine çektiği telgraflarda Arap aşiretlerinin Harran ilçesine bağlı Telebyat'ta bulunan askeri istasyon ambarına saldırma endişesini bildirmiştir. Bunun için Diyarbekir ile Siverek'den yardım talebinde bulunmuştur.  Zaten Siyala aşireti reisi Salihel Abdullah ve Geysi aşireti İngilizlerle işbirliği yaptığı, diğer Arap aşiretlerini de buna zorladıkları konusunda haberler alınıyordu. Nusret bey, şehir ileri gelenleriyle, Jandarma kumandanı Ali Rıza beyle birlikte bir milis gücü oluşturma çabaları sonuçsuz kaldı. İngiliz kuvvetleri bundan dolayı 24 mart 1919 da 400 kişilik askeri bir güçle direnişsiz bir şekilde Urfa'yı işgal ettiler. Yaşlı tanıkların verdikleri bilgilere göre İngiliz askerleri şehirde halka kötü davranmadılar. Ama ilçelerde ise Arap ve Kürt aşiretleriyle temasa geçerek ayrılmalarını sağlamaya çalışıyorlardı. Bu faaliyetler Harran ile Viranşehir'de yoğunlaşiyordu. Halep'te bulunan Ingiliz genareli Kürt aşiretlerini yanlarına çekmek için Yüzbaşı Wooley"ı Milli aşireti reisi Mahmut bey'in yanına gönderir. Onu ikna edemez. Sonra, binbaşı Noel 50 bin lira para teklifi ile Viranşehir'e gelir mahmut beye para vermek ister. Reis bunu kesin ret eder, bir hakaret olarak kabul ederek, eğer misafirimiz olmasaydınız seni öldürebilirdik der. Mahmut bey Viranşehir'de Osmanlı subaylarına verdiği ziyafette yaptığı konuşmada: mütereke'den beri Ingilizlerin kendi aşiretini ve diğer Kürt aşiretlerini yanlarına çekmek için çok uğraştıklarını belirtir. Bize yardım ederseniz Kürdistan kurulacağını söylediklerini, kendisinin ise bizim aramızda Kürt, Türk, Arap ayrımı olmadığını, hepimizin müslüman olduğunu, halife ve Padişah'a bağlı olduklarını anlatır.  Ancak Harran'da ingizlerin bölme faaliyetleri devam ediyordu. Bunu önlemek için Siverek eşrafından Cudi paşa, Odabaşızade Mahmut bey, ulemedan vaiz Hacı Hüseyin efendi, Viranşehir'e gelerek Milli aşireti reisi Mahmut beyle birlikte Harran civarında Arap aşiretlerini ziyaret ederler. Böyle bir oyuna gelmemeleri  yönünde telkinde bulunurlar. Arap aşiretlerinin çoğu bunu kabul ederler. Ayrıca, Urfa merkezinden Harbiye nezaretine gönderilen telgrafta: Biz Kürt ve Türk beyleri olarak devletimize bağlı olduğumuzu ilan ederiz, denilir.  İngiliz işgalinin son günlerinde belediye başkanı Mustafa Hacı Kamiloğlu önderliğinde Urfa eşrafından 12 kişi eylül ayında toplanarak  direnme kararı alırlar. Çok geçmeden 30 Ekimde  İngilizler Urfa'dan çıkar yerlerine gelen Fransızlar Aynı politikayı izlerler, Kürtleri ayrıştırmaya çaba gösterirler. Özelikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları Siverek ve Suruç ilçelerinde büyük bir güç vardır, bunu kabul etmezler. Aksine Urfa'nın Fransız işgalinden kurtuluşunda belirleyici etkin kuvvet olurlar. Nihayet merkez ve İlçelerin azimli, amansız bir mücadeleleri  sonucunda 11 Nisan 1920 de   Fransızları Urfa'dan çıkartırlar. Ama bunu vurgulamak gerekir, sonra ne acıdır ki, Osmanlı devleti yıkılınca, Mustafa Kemal önderliğinde kurulan Türkiye cumhuriyetinde Kürtler ve diğer halklar inkar edildi, dilleri kanun çıkartılarak yasaklandı. Ayrıca İslam dinine karşı uygulamalar yapıldı. Örneğin ezan aslından kopuk Türkçe okunmaya başlandı.  Kemalist rejime karşı bundan dolayı duyarlı müslüman Kürtler ve Türkler tavır aldılar.  Şimdi bir kardeşlik projesi olan çözüm sürecinin başarılı olması, hayati önemdedir. Böylece Osmanlı devletinin son padişahlarından sultan Abdulhamit'in ayrımcı olmayan kardeşlik politikasının devam etmesine vesile olur. Irkçı ittihatçı Kemalist ideolojiden bir anlamada rövanş alınır.
Ekleme Tarihi: 10 Nisan 2026 -Cuma

11 NİSAN 1920 URFA'NIN KURTULUŞU SÜRECİ

Birinci dünya savaşı, dönemin kapitalist ülkeleri arasında, itilaf ve ittifak adında iki blok olarak 1914 te başladı 1918 yılında sona erdi.
İtilaf devletleri: İngiltere, Fransa, Amerika, Rusya, İtalya. Ittifak devletleri: Almanya, Osmanlı devleti, Avusturya, 
Macaristan, Bulgaristan. 
Savaşı itilaf devletleri kazandı. İttifak devletleri arasında en büyük zararı Mondros müterakesi ile Osmanlı devletine dayatıldı.
600 yıllık imparatorluk resmen olmasa bile  fiilen sona erdi. 25 maddelik bu teslimiyet anlaşmasının 7.
Maddesi gereğince galip taraflar isterlerse Osmanlı devletinin herhangi bir şehrini işgal edebilecektir. Yenilen diğer devletlerle böyle ağır, onur kırıcı, işgalci bir anlaşma yapıılmadı.
Bunun nedeni Osmanlı devletinin stratejik konumu, yeraltı yer üstü servetleriydi.
Zaten birinci dünya savaşının asıl çıkış nedeni kapitalist sanayi ülkelerinin emperyalist aşamaya gelip, gelişen sanayıleri için ham madde elde edip bunun ürünlerini satmak için yeni pazarlar arama isteğiyle çıkmıştır.
Mondros müterakesi 2 ekim 1918 de Urfa mutasarrıfı Nusret beye tebliğ edildi. Artık Urfa'nın işgal edileceği belliydi. Av.
 Müslüm Akalın'ın yazdığı milli mücadele'de Urfa adlı kitapta verdiği bilgilere göre, Nusret bey: Osmanlı devleti  dahiliye nezaretine çektiği telgraflarda Arap aşiretlerinin Harran ilçesine bağlı Telebyat'ta bulunan askeri istasyon ambarına saldırma endişesini bildirmiştir. Bunun için Diyarbekir ile Siverek'den yardım talebinde bulunmuştur.
 Zaten Siyala aşireti reisi Salihel Abdullah ve Geysi aşireti İngilizlerle işbirliği yaptığı, diğer Arap aşiretlerini de buna zorladıkları konusunda haberler alınıyordu. Nusret bey, şehir ileri gelenleriyle, Jandarma kumandanı Ali Rıza beyle birlikte bir milis gücü oluşturma çabaları sonuçsuz kaldı. İngiliz kuvvetleri bundan dolayı 24 mart 1919 da 400 kişilik askeri bir güçle direnişsiz bir şekilde Urfa'yı işgal ettiler. Yaşlı tanıkların verdikleri bilgilere göre İngiliz askerleri şehirde halka kötü davranmadılar. Ama ilçelerde ise Arap ve Kürt aşiretleriyle temasa geçerek ayrılmalarını sağlamaya çalışıyorlardı. Bu faaliyetler Harran ile Viranşehir'de yoğunlaşiyordu. Halep'te bulunan Ingiliz genareli Kürt aşiretlerini yanlarına çekmek için Yüzbaşı Wooley"ı Milli aşireti reisi Mahmut bey'in yanına gönderir. Onu ikna edemez. Sonra, binbaşı Noel 50 bin lira para teklifi ile Viranşehir'e gelir mahmut beye para vermek ister. Reis bunu kesin ret eder, bir hakaret olarak kabul ederek, eğer misafirimiz olmasaydınız seni öldürebilirdik der.
Mahmut bey Viranşehir'de Osmanlı subaylarına verdiği ziyafette yaptığı konuşmada: mütereke'den beri Ingilizlerin kendi aşiretini ve diğer Kürt aşiretlerini yanlarına çekmek için çok uğraştıklarını belirtir. Bize yardım ederseniz Kürdistan kurulacağını söylediklerini, kendisinin ise bizim aramızda Kürt, Türk, Arap ayrımı olmadığını, hepimizin müslüman olduğunu, halife ve Padişah'a bağlı olduklarını anlatır. 
Ancak Harran'da ingizlerin bölme faaliyetleri devam ediyordu. Bunu önlemek için Siverek eşrafından Cudi paşa, Odabaşızade Mahmut bey, ulemedan vaiz Hacı Hüseyin efendi, Viranşehir'e gelerek Milli aşireti reisi Mahmut beyle birlikte Harran civarında Arap aşiretlerini ziyaret ederler. Böyle bir oyuna gelmemeleri  yönünde telkinde bulunurlar. Arap aşiretlerinin çoğu bunu kabul ederler.
Ayrıca, Urfa merkezinden Harbiye nezaretine gönderilen telgrafta: Biz Kürt ve Türk beyleri olarak devletimize bağlı olduğumuzu ilan ederiz, denilir. 
İngiliz işgalinin son günlerinde belediye başkanı Mustafa Hacı Kamiloğlu önderliğinde Urfa eşrafından 12 kişi eylül ayında toplanarak  direnme kararı alırlar. Çok geçmeden 30 Ekimde  İngilizler Urfa'dan çıkar yerlerine gelen Fransızlar Aynı politikayı izlerler, Kürtleri ayrıştırmaya çaba gösterirler. Özelikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları Siverek ve Suruç ilçelerinde büyük bir güç vardır, bunu kabul etmezler. Aksine Urfa'nın Fransız işgalinden kurtuluşunda belirleyici etkin kuvvet olurlar. Nihayet merkez ve İlçelerin azimli, amansız bir mücadeleleri  sonucunda 11 Nisan 1920 de   Fransızları Urfa'dan çıkartırlar.
Ama bunu vurgulamak gerekir, sonra ne acıdır ki, Osmanlı devleti yıkılınca, Mustafa Kemal önderliğinde kurulan Türkiye cumhuriyetinde Kürtler ve diğer halklar inkar edildi, dilleri kanun çıkartılarak yasaklandı. Ayrıca İslam dinine karşı uygulamalar yapıldı. Örneğin ezan aslından kopuk Türkçe okunmaya başlandı. 
Kemalist rejime karşı bundan dolayı duyarlı müslüman Kürtler ve Türkler tavır aldılar. 
Şimdi bir kardeşlik projesi olan çözüm sürecinin başarılı olması, hayati önemdedir. Böylece Osmanlı devletinin son padişahlarından sultan Abdulhamit'in ayrımcı olmayan kardeşlik politikasının devam etmesine vesile olur. Irkçı ittihatçı Kemalist ideolojiden bir anlamada rövanş alınır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.