NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Hukuk devleti deyimi ve söylemi klasik olarak çok söylenen, bazı ülkelerde uygulanan bazı ülkelerde esamesi dahi okunmayan çok değerli bir insan hakları kavramıdır.  Geçen hafta Yeni asya gazetesinin 15 günde bir düzenlediği seminerin bu defa panelisti prof. Dr. Mustafa Erdoğan oldu. Panelin konusu Anayasacalık ve modern devlet.  Erdoğan konuşmasında Adil bir anayasanın ülkede keyfi yönetim tarzını engeleyeceğıni söylemiştir. En önemlisi hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti olduğunu belirtmiştir. İlk modern anayasanın 1780 tarihli olduğunu, sonra Amerika'da 1787 tarihinde Fransa'da 1791 tarihlerinde anayasaya geçildiğini, demokrasinin yerleşmesi için demokratik kuralların ve değerlerin olması gerektigini bunun için bir devlet ideolojisi olan Kemalizmin aşılmasının şart olduğunu belirtmiştir.  Bir toplumda demokrasinin, demokratik bir anayasanın işlerlik kazanması ancak demokratik bir kültür ve eğitimin olması ile mümkün olacaktır. Böylece olunca üstünlerin hukuku değil haklının hukuku uygulanacaktır. Ayrıca en önemlisi millet devlet için değil, devlet millet için olacaktır.  Zira otoriter devlet, ezilen kesimler için baskı aracı olabiliyor. Demokratik doğru vurguyu hangi görüş söylerse söylesin değerlidir önem vermek gerekir.  Yazımızın konusu ile ilgili, dindar sağ görüşlü bir gazetenin ve akademisyenin demokrasi konusunda başka bazı konularda samimi bir taleple demokrasi kültürü oluşturma çabalarına sempati ile yaklaşılmalı, hatta desteklenmelidir. Bazıları bunu kabul etmeyebilir, tuhaf gelebilir. Oysa bu durum yanlış ve eksik bilgiden oluşur.  İnsanlar aslında  yapı itibarıyla önyargılı oluyor. Sol, liberal düşünce de olanlar için sağ görüşlüler, gazeteler, aynı düşünce zinciri içerisinde değerlendirilir. Tabi bu yanlış bir algıdır. Genelemedir, toptancı bir görüştür. Oysa çeşitli sağ görüşler vardır. Muhafazakar sağ, demokratik sağ. Aynı durum sol görüşler için de geçerlidir. Sol sosyalist denilince aynı şablon kullanılır. Sosyalist, komünist olarak anlaşılır. Bu da yanlıştır. Sosyal demokrat vardır. Demokratik sosyalizm vardır. Bunu neden yazdım derseniz, Yeni asya gazetesini bazı okuyucular duyunca içeriğine verdiği mesaja bakmadan, işte sağcı bir gazete aynı görüştür ne olacak dediklerini sanki duyar gibi oluyorum.  Sol görüşte olduğu gibi sağ görüş ve gazetelerin fikirleri tespitleri farklı olur, ama benzer fikirleri olabilir. Önemli olan demokrasi konusunda ortak bir paydada buluşmak, doğruları kabul ederek demokrasi tarafları güçlendirmek olmalıdır. Yeniasya 1970'den beri 57 yıldır yayınlanıyor. Said Nursinin geniş bir Kur'an tefsiri olan risaleyi nur eserlerini referans alan dini bir gazetedir dogrudur. Ama demokrasiyi savunur. Said Nursi denilince bir önyargı olarak yalnız dini inanç ve kavramlar akla gelir. Halbuki büyük İslam alimi ve mütefesiri Said Nursi'nin manevi düşünce dışında, maddi ihtiyaçlar, hürriyet ve meşrutiyet talepleri vardır. Ekmeksiz yaşarım hürriyetsiz yaşayamam demiştir. Gazete logosunda  asyanın bahtının miftahı meşveret ve şuradır diye yazılıdır.Türkçesi Asya kıtasının anahtarı, danışma bir anlamda demokratik bir yönetim tarzıdır denilir. Ülkemizin kendine özgü muasır çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması, maddi manevi kalkınma için yeni demokratik bir anayasanın yazılması gerekir.
Ekleme Tarihi: 15 Nisan 2026 -Çarşamba

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Hukuk devleti deyimi ve söylemi klasik olarak çok söylenen, bazı ülkelerde uygulanan bazı ülkelerde esamesi dahi okunmayan çok değerli bir insan hakları kavramıdır. 
Geçen hafta Yeni asya gazetesinin 15 günde bir düzenlediği seminerin bu defa panelisti prof. Dr. Mustafa Erdoğan oldu. Panelin konusu Anayasacalık ve modern devlet.
 Erdoğan konuşmasında Adil bir anayasanın ülkede keyfi yönetim tarzını engeleyeceğıni söylemiştir. En önemlisi hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti olduğunu belirtmiştir. İlk modern anayasanın 1780 tarihli olduğunu, sonra Amerika'da 1787 tarihinde Fransa'da 1791 tarihlerinde anayasaya geçildiğini, demokrasinin yerleşmesi için demokratik kuralların ve değerlerin olması gerektigini bunun için bir devlet ideolojisi olan Kemalizmin aşılmasının şart olduğunu belirtmiştir.
 Bir toplumda demokrasinin, demokratik bir anayasanın işlerlik kazanması ancak demokratik bir kültür ve eğitimin olması ile mümkün olacaktır. Böylece olunca üstünlerin hukuku değil haklının hukuku uygulanacaktır. Ayrıca en önemlisi millet devlet için değil, devlet millet için olacaktır. 
Zira otoriter devlet, ezilen kesimler için baskı aracı olabiliyor. Demokratik doğru vurguyu hangi görüş söylerse söylesin değerlidir önem vermek gerekir.
 Yazımızın konusu ile ilgili, dindar sağ görüşlü bir gazetenin ve akademisyenin demokrasi konusunda başka bazı konularda samimi bir taleple demokrasi kültürü oluşturma çabalarına sempati ile yaklaşılmalı, hatta desteklenmelidir. Bazıları bunu kabul etmeyebilir, tuhaf gelebilir. Oysa bu durum yanlış ve eksik bilgiden oluşur.
 İnsanlar aslında  yapı itibarıyla önyargılı oluyor. Sol, liberal düşünce de olanlar için sağ görüşlüler, gazeteler, aynı düşünce zinciri içerisinde değerlendirilir. Tabi bu yanlış bir algıdır. Genelemedir, toptancı bir görüştür. Oysa çeşitli sağ görüşler vardır. Muhafazakar sağ, demokratik sağ.
Aynı durum sol görüşler için de geçerlidir. Sol sosyalist denilince aynı şablon kullanılır. Sosyalist, komünist olarak anlaşılır. Bu da yanlıştır. Sosyal demokrat vardır. Demokratik sosyalizm vardır.
Bunu neden yazdım derseniz, Yeni asya gazetesini bazı okuyucular duyunca içeriğine verdiği mesaja bakmadan, işte sağcı bir gazete aynı görüştür ne olacak dediklerini sanki duyar gibi oluyorum. 
Sol görüşte olduğu gibi sağ görüş ve gazetelerin fikirleri tespitleri farklı olur, ama benzer fikirleri olabilir. Önemli olan demokrasi konusunda ortak bir paydada buluşmak, doğruları kabul ederek demokrasi tarafları güçlendirmek olmalıdır.
Yeniasya 1970'den beri 57 yıldır yayınlanıyor. Said Nursinin geniş bir Kur'an tefsiri olan risaleyi nur eserlerini referans alan dini bir gazetedir dogrudur. Ama demokrasiyi savunur. Said Nursi denilince bir önyargı olarak yalnız dini inanç ve kavramlar akla gelir. Halbuki büyük İslam alimi ve mütefesiri Said Nursi'nin manevi düşünce dışında, maddi ihtiyaçlar, hürriyet ve meşrutiyet talepleri vardır. Ekmeksiz yaşarım hürriyetsiz yaşayamam demiştir.
Gazete logosunda  asyanın bahtının miftahı meşveret ve şuradır diye yazılıdır.Türkçesi Asya kıtasının anahtarı, danışma bir anlamda demokratik bir yönetim tarzıdır denilir.
Ülkemizin kendine özgü muasır çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması, maddi manevi kalkınma için yeni demokratik bir anayasanın yazılması gerekir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.