Eskiden, halk arasında çok söylenen bir laf vardı, ekmeği paylaşmak. Şimdi eski erdemli sözler nedense fazla söylenmiyor.
Demek ki sosyal ilişkiler ekonomide olduğu gibi, talep olmuyorsa arz da olmuyor. Yani arz talep meselesi.
Paylaşmak insani bir duygu ve düşüncedir. Belki insanı hayvandan ayıran vicdan gibi üstün bir özeliktir.
Paylaşmak çok boyutlu bir kavramdır. Acıyı, paylaşmak acıyı azaltır. Sevinci.paylaşmak sevinci artırır. Ekmeği paylaşmak, el ele verince ekmek büyür, tek elde toplanmaz. Dinimiz de buna, Allah bir verene bin verir deniyor.
Paylaşmak sosyal adalettir. Paylaşmak eşitliktir, kardeşliktir.
Çok uzattık biliyorum. Şimdi gelelim paylaşmak üzerine iki anlamlı meselemize, ilkinden başlayalım: Urfalı bir hemşerimiz 1990 yılında Tekirdağ'da askerdir. Bir yemek vaktidir, aniden Alay komutanı albay yemek haneye gelir. Askerlere afiyet olsun dedikten sonra, bir soru sorar: en iyi yemek nedir? Herkes susar, hemşerimiz elini kaldırır, bunu gören bölük komutanı sen bilmezsin sus anlamında bir davranışta bulunur.
Bunu gören albay üsteğmene sen karışma, söyle evladım der. En iyi yemek paylaşmaktır komutanım cevabını verir.
Bu sözü çok beğenen demokrat albay buna on gün memleket izni verir, verilen izni askerlik yaptığı şehirde kullanır.
Siz de takdir edersiniz çok anlamlı ders verici düşünülmesi gereken bir anekdot meseldir.
Mübarek Ramazan ayını idrak ettiğimiz bu günler de paylaşmak, yardımlaşmanın daha çok öne çıkması gerekiyor. Veren el alan elden üstündür denilir, ancak bir şartla bunu reklam, gösteriş için, kibir için yapmamak şartıyla geçerli olur.
İslam peygamberi Hazreti Muhammed bir hadisinde bir elin verdiğini öbür el görmemelidir diye buyurmuştur.
Ama ne yazık ki çağımız da her şey de olduğu gibi yardım yapma şov aracı oluyor. Aslında en doğru sistem bir Çin atasözün de denildiği gibi, bana balık verme balık tutmasını ögret deniir. Şehrimiz Urfa'da buna bir örnek: elden gelen övün olmaz, o da yerini bulmaz, denilir.
Doğru olan insanların yardım yapılacak, muhtaç hale getirmemek sistemini oluşturmaktır. Bunun için iş alanları açılmalıdır.
Elbette paylaşma, ikram yapma ile yardımlaşma farklı durumlardır. Tahminim yani öngörüm, her yerde olduğu üzre, oruç ayında insanlar birbirlerini iftara davet ederler.
Şimdi bu güzel gelenek sanırım eskisi gibi fazla değildir, biraz azalmış olabilir.
Urfa'da Ramazan ayında bir de hocalar, hafizlar, din adamları davet edilir. Şehrimiz de yaklaşık yüz yıl evvel yaşamış Hacı Abdullah hoca diye bir vaiz hocası vardır. Ekseriyetle Hasan Paşa camide çok anlamlı etkili vaizler verir, halk arasında çok sevilirdi. Demek o kadar temiz bir insandır ki, evliya görmeyen gitsin Abdullah hocayı görsün denilirmiş.
Muhterem hocayı Ramazan ayında çok sayıda Urfa eşrafı eve iftar yemeğine davet ederler, kendisi tüm ısrarlara rağmen gitmez. Sağolun benim durumun iyidir, yeterli yiyeceklerim vardır. Siz, asıl güzel yemeklere muhtaç olanları çağırın, bu ayın sevabından, faziletinden yararlanın dermiş.
Şehrimiz Urfa'da, komşuda pişer, komşuya düşer, diye bir söz vardı. Komşu tabağı da denilirdi, bizim lehçe ile buna komşu seheni derdik.
Bence bu durum, şimdi Karaköprü semtinde bulunan sitemiz için dersem oldukça azalmış durumda.
Ikinci paylaşım meselimiz: ilginç, yaşanmış ders verici bir olaydır. İki kardeş ve hanımları yaşlı annelerinin yanlarında kalmalarını ister. Bunun için anlaşamazlar. Olay yargıya intikal eder.
Hakime hanım, anneye sen hangi oğlunun yanında kalmak istersin der. Anne iki gözüm var, birisini nasıl çıkartırım, ayrım yapamam. Her ikisi de çok kiymetlidir. Bunun üzerine hakime hanım ağlar. Mubaşir ne oldu Hakime hanım bir olaymı oldu, polis çağırayım, hayır der, olayı anlatır.
Tecrübeli mübaşir hayırlı davanın çözümünü bulur. Önce gücü kuvveti yerinde olan küçük kardeşin evinde kalacak, sonra anne isterse diğer kardeşin evinde kalır.
Şimdi bu zamanda anne ve babalarını istemeyen evlat ve gelinlere ibretlik, erdemli, insani bir ders, tabi anlayanlar için geçerlidir.
Anasayfa
Yazarlar
NECDET ŞANSAL
Yazı Detayı
Bu yazı 184 kez okundu.
PAYLAŞMAK GÜZELDİR
Eskiden, halk arasında çok söylenen bir laf vardı, ekmeği paylaşmak. Şimdi eski erdemli sözler nedense fazla söylenmiyor.
Demek ki sosyal ilişkiler ekonomide olduğu gibi, talep olmuyorsa arz da olmuyor. Yani arz talep meselesi.
Paylaşmak insani bir duygu ve düşüncedir. Belki insanı hayvandan ayıran vicdan gibi üstün bir özeliktir.
Paylaşmak çok boyutlu bir kavramdır. Acıyı, paylaşmak acıyı azaltır. Sevinci.paylaşmak sevinci artırır. Ekmeği paylaşmak, el ele verince ekmek büyür, tek elde toplanmaz. Dinimiz de buna, Allah bir verene bin verir deniyor.
Paylaşmak sosyal adalettir. Paylaşmak eşitliktir, kardeşliktir.
Çok uzattık biliyorum. Şimdi gelelim paylaşmak üzerine iki anlamlı meselemize, ilkinden başlayalım: Urfalı bir hemşerimiz 1990 yılında Tekirdağ'da askerdir. Bir yemek vaktidir, aniden Alay komutanı albay yemek haneye gelir. Askerlere afiyet olsun dedikten sonra, bir soru sorar: en iyi yemek nedir? Herkes susar, hemşerimiz elini kaldırır, bunu gören bölük komutanı sen bilmezsin sus anlamında bir davranışta bulunur.
Bunu gören albay üsteğmene sen karışma, söyle evladım der. En iyi yemek paylaşmaktır komutanım cevabını verir.
Bu sözü çok beğenen demokrat albay buna on gün memleket izni verir, verilen izni askerlik yaptığı şehirde kullanır.
Siz de takdir edersiniz çok anlamlı ders verici düşünülmesi gereken bir anekdot meseldir.
Mübarek Ramazan ayını idrak ettiğimiz bu günler de paylaşmak, yardımlaşmanın daha çok öne çıkması gerekiyor. Veren el alan elden üstündür denilir, ancak bir şartla bunu reklam, gösteriş için, kibir için yapmamak şartıyla geçerli olur.
İslam peygamberi Hazreti Muhammed bir hadisinde bir elin verdiğini öbür el görmemelidir diye buyurmuştur.
Ama ne yazık ki çağımız da her şey de olduğu gibi yardım yapma şov aracı oluyor. Aslında en doğru sistem bir Çin atasözün de denildiği gibi, bana balık verme balık tutmasını ögret deniir. Şehrimiz Urfa'da buna bir örnek: elden gelen övün olmaz, o da yerini bulmaz, denilir.
Doğru olan insanların yardım yapılacak, muhtaç hale getirmemek sistemini oluşturmaktır. Bunun için iş alanları açılmalıdır.
Elbette paylaşma, ikram yapma ile yardımlaşma farklı durumlardır. Tahminim yani öngörüm, her yerde olduğu üzre, oruç ayında insanlar birbirlerini iftara davet ederler.
Şimdi bu güzel gelenek sanırım eskisi gibi fazla değildir, biraz azalmış olabilir.
Urfa'da Ramazan ayında bir de hocalar, hafizlar, din adamları davet edilir. Şehrimiz de yaklaşık yüz yıl evvel yaşamış Hacı Abdullah hoca diye bir vaiz hocası vardır. Ekseriyetle Hasan Paşa camide çok anlamlı etkili vaizler verir, halk arasında çok sevilirdi. Demek o kadar temiz bir insandır ki, evliya görmeyen gitsin Abdullah hocayı görsün denilirmiş.
Muhterem hocayı Ramazan ayında çok sayıda Urfa eşrafı eve iftar yemeğine davet ederler, kendisi tüm ısrarlara rağmen gitmez. Sağolun benim durumun iyidir, yeterli yiyeceklerim vardır. Siz, asıl güzel yemeklere muhtaç olanları çağırın, bu ayın sevabından, faziletinden yararlanın dermiş.
Şehrimiz Urfa'da, komşuda pişer, komşuya düşer, diye bir söz vardı. Komşu tabağı da denilirdi, bizim lehçe ile buna komşu seheni derdik.
Bence bu durum, şimdi Karaköprü semtinde bulunan sitemiz için dersem oldukça azalmış durumda.
Ikinci paylaşım meselimiz: ilginç, yaşanmış ders verici bir olaydır. İki kardeş ve hanımları yaşlı annelerinin yanlarında kalmalarını ister. Bunun için anlaşamazlar. Olay yargıya intikal eder.
Hakime hanım, anneye sen hangi oğlunun yanında kalmak istersin der. Anne iki gözüm var, birisini nasıl çıkartırım, ayrım yapamam. Her ikisi de çok kiymetlidir. Bunun üzerine hakime hanım ağlar. Mubaşir ne oldu Hakime hanım bir olaymı oldu, polis çağırayım, hayır der, olayı anlatır.
Tecrübeli mübaşir hayırlı davanın çözümünü bulur. Önce gücü kuvveti yerinde olan küçük kardeşin evinde kalacak, sonra anne isterse diğer kardeşin evinde kalır.
Şimdi bu zamanda anne ve babalarını istemeyen evlat ve gelinlere ibretlik, erdemli, insani bir ders, tabi anlayanlar için geçerlidir.
Ekleme
Tarihi: 03 Mart 2026 -Salı
PAYLAŞMAK GÜZELDİR
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.