NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

KENDİNİ BİLMEK

İnsanları diğer canlı varlıklardan ayıran bilgidir. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmektir. İnsan düşünen bir varlıktır. Bu nedenle aydınlanma çağının ünlü filozofu Dekart "Düşünüyorum o halde varım" demiştir. Düşünmenin yolu da okumaktan, araştırmadan, analiz yapmaktan geçiyor. Tarih boyunca ve günümüzde başarılı insanların çoğu, düşünen, tasarlayan, asgari bilgilere sahip olanlardır. Zavallı insanlar ise tam olarak neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmeyenlerdir. Peki neden bazı insanlar kendilerini ve yaşadıkları çevreyi bildikleri halde, diğerleri bilmez. Bu haklı sorunun analizini yaptığımız zaman insanın gelişmesini etkileyen hatta belirleyen gücün birinci faktörü etkeni ailedir diyebiliriz. Bir çocuk aileden öğrendiği bilgi yaşamsal derecede önemlidir. Bu bilgi öyle fazla bilgi olmasa da değerlidir. Kendini bilmesine yetecek kadar net bazı bilgileri öğrenmesi yeterli olacaktır. Kendini bilmek sözü aslında geniş kavramlı iki sözcüktur. Kendini bilen, başkasında bilir. Kendini bilen karşılıklı olarak saygı da sevgi de bilir. Kendini bilmek bir özgüvendir. Kendini bilmek ölçülü ve dengeli olmaktır. Kendini bilmek nerede ne yapılmasını halk tabiriyle kalkmasını oturmasını, nerede ne konuşmasını bilmektir. Sevgisini, duygusunu kontrol etmektir. İyiyi kötüyü bilmek, dostunu düşmanını bilmek ve tanımaktır. Kimseyi fazla şımartmamak, değerinden fazla değer vermemektir. Ama bazı insanlar sade asgari böylesi önemli bilgilere sahip olmayabiliyor. Bu da bir talihsizliktir. Çünkü ailede bilgininin yerine bilgisizliği, kaosu karmaşayi öğrenmesi bir kişi icin en büyük talihsizlik değilse nedir. Ailede ana baba etkeni çok önemlidir dedik. Bir Türkmen atasözü kabada olsa acıda olsa bu gerçeği "Deli keçinin deli oğlağı olur" şeklinde çok doğru bir şekilde belirtir. Ama bazı insanlar azmiyle gayretiyle olumsuz aile şartlarını olumluya çevirerek bir nevi kişisel bir devrim gercekleştirirler. Yine bir ata sözü olan güvenmediğin taş kafa kırar" sözünü doğrulanmış olurlar. Bunun yolu, yani insanın kendini gerçekleştirmenin tek yolu okumak araştrımaktır. Birde bilgili erdemli bir çevrede olmaktır. İnsanın gelişmesini veya gerilemesine etken olan diğer iki faktör, çevre ve okuldur. Kısaca dersek insanı biçimlendiren kalıtım yani aile ve eğitimdir çevredir dememiz mümkün olacak. Bilim insanları filozoflar kendini bilmenin gerektiği ve öneminden söz ederler. Yunanistan antik çağ filozofu, hatta abartmadan dersek dünyanın gelmiş geçmiş en büyük filozoflarından önde geleni Sokrates'in tarihe geçen ünlü sözlerinden biri " kendini bil deyişidir. Bu ünlü sözü akademisinin giriş kapısının üstüne yazdırmıştìr. Okumakta bilmekte amaç bir şeye körü körüne inanmamaktır. Saf insanlar her şeyi sorgulamadan kabul eder inanırlar. Ama biraz bilgili kişiler sınama yapar. Bu nedenle Sokrates "sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez" demiştir. İşte bundan dolayı kurnaz politikacılar geniş halk kitlelerini yalanlarına inandırırlar. Doğru söyleyenlere inanmazlar. Bundan dolayı özelikle gençlerin okuması araştırması gerekiyor. Türk bilgesi gönül dostu Yunus Emre bir şiirinde İlim ilim bilmektir İlim kendini bilmektir Sen kendini bilmesen ya nice okumaktır. Demiştir. Okuyup okuduğunu anlamak gerekiyor
Ekleme Tarihi: 10 Ağustos 2022 - Çarşamba

KENDİNİ BİLMEK

İnsanları diğer canlı varlıklardan ayıran bilgidir. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmektir. İnsan düşünen bir varlıktır. Bu nedenle aydınlanma çağının ünlü filozofu Dekart "Düşünüyorum o halde varım" demiştir. Düşünmenin yolu da okumaktan, araştırmadan, analiz yapmaktan geçiyor.

Tarih boyunca ve günümüzde başarılı insanların çoğu, düşünen, tasarlayan, asgari bilgilere sahip olanlardır.

Zavallı insanlar ise tam olarak neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmeyenlerdir.

Peki neden bazı insanlar kendilerini ve yaşadıkları çevreyi bildikleri halde, diğerleri bilmez.

Bu haklı sorunun analizini yaptığımız zaman insanın gelişmesini etkileyen hatta belirleyen gücün birinci faktörü etkeni ailedir diyebiliriz.

Bir çocuk aileden öğrendiği bilgi yaşamsal derecede önemlidir. Bu bilgi öyle fazla bilgi olmasa da değerlidir.

Kendini bilmesine yetecek kadar net bazı bilgileri öğrenmesi yeterli olacaktır. Kendini bilmek sözü aslında geniş kavramlı iki sözcüktur.

Kendini bilen, başkasında bilir. Kendini bilen karşılıklı olarak saygı da sevgi de bilir. Kendini bilmek bir özgüvendir.

Kendini bilmek ölçülü ve dengeli olmaktır. Kendini bilmek nerede ne yapılmasını halk tabiriyle kalkmasını oturmasını, nerede ne konuşmasını bilmektir.

Sevgisini, duygusunu kontrol etmektir. İyiyi kötüyü bilmek, dostunu düşmanını bilmek ve tanımaktır. Kimseyi fazla şımartmamak, değerinden fazla değer vermemektir.

Ama bazı insanlar sade asgari böylesi önemli bilgilere sahip olmayabiliyor. Bu da bir talihsizliktir.

Çünkü ailede bilgininin yerine bilgisizliği, kaosu karmaşayi öğrenmesi bir kişi icin en büyük talihsizlik değilse nedir.

Ailede ana baba etkeni çok önemlidir dedik. Bir Türkmen atasözü kabada olsa acıda olsa bu gerçeği "Deli keçinin deli oğlağı olur" şeklinde çok doğru bir şekilde belirtir.

Ama bazı insanlar azmiyle gayretiyle olumsuz aile şartlarını olumluya çevirerek bir nevi kişisel bir devrim gercekleştirirler. Yine bir ata sözü olan güvenmediğin taş kafa kırar" sözünü doğrulanmış olurlar.

Bunun yolu, yani insanın kendini gerçekleştirmenin tek yolu okumak araştrımaktır. Birde bilgili erdemli bir çevrede olmaktır.

İnsanın gelişmesini veya gerilemesine etken olan diğer iki faktör, çevre ve okuldur.

Kısaca dersek insanı biçimlendiren kalıtım yani aile ve eğitimdir çevredir dememiz mümkün olacak.

Bilim insanları filozoflar kendini bilmenin gerektiği ve öneminden söz ederler.

Yunanistan antik çağ filozofu, hatta abartmadan dersek dünyanın gelmiş geçmiş en büyük filozoflarından önde geleni Sokrates'in tarihe geçen ünlü sözlerinden biri " kendini bil deyişidir.

Bu ünlü sözü akademisinin giriş kapısının üstüne yazdırmıştìr. Okumakta bilmekte amaç bir şeye körü körüne inanmamaktır. Saf insanlar her şeyi sorgulamadan kabul eder inanırlar. Ama biraz bilgili kişiler sınama yapar. Bu nedenle Sokrates "sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez" demiştir.

İşte bundan dolayı kurnaz politikacılar geniş halk kitlelerini yalanlarına inandırırlar. Doğru söyleyenlere inanmazlar.

Bundan dolayı özelikle gençlerin okuması araştırması gerekiyor. Türk bilgesi gönül dostu Yunus Emre bir şiirinde

İlim ilim bilmektir

İlim kendini bilmektir

Sen kendini bilmesen ya nice okumaktır. Demiştir. Okuyup okuduğunu anlamak gerekiyor

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.