NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

ESKİ URFA TARİHİ VE KÜLTÜRÜ -146

Şanlıurfa tarihi bir kenttir. Çeşitli devletler bu kentte gelip geçmişler. Osmanlı devleti padişahı Yavuz sultan Selim zamanında bu devletin sınırlarına katılan bu kadim şehir, yaklaşık 600 yıllık köklü Osmanlı devleti yıkılma sürecine girdikten sonra Mart 1919 yılında İngilizlerin işgaline uğrar. Batılı emperyalist devletler, Anadolu coğrafyasını anlaşarak paylaştılar. Bu anlaşmanın sonucu olarak İngilizler Ekim 1919 da Urfa’yı terk eder. Yerlerini Fransız emperyalist güçlerine devir ederler. Yaşlı büyüklerin anlattıklarına göre İngiliz askerleri şehre bir zarar vermezler. Devriye gezen askerler kimseye eziyet vermez. Kiraladıkları yerlere ücretlerini fazlasıyla verdikleri anlatılır. Bu nedenle şehrin burjuva zenginlerinin önemli bir bölümü Hasan Paşa camide bir gün toplanır, İngiliz güçlerine zorluk çıkartılmaması kararı alılırlar. Ancak İngiliz güçlerin şehirden ayrılmasından sonra gelen Fransızlar Urfa’da emperyalist bir politika izleyerek Urfa halkına böl yönet politikası uygular. Urfa halkı çeşitli halk ve dinlere mensuptu. Osmanlı devletinin gerçek anlamda uyguladıkları, bir dönem Ak partinin üç ünlü sloganı bölgesel milliyetçilik, etnik milliyetçilik, Dinsel milliyetçilik politikası ve ayrımı yapmadıkları için doğrusunu demek gerekirse bu anlamda halklar Osmanlı devletinin sınırları içerisinde kardeşçe yaşıyorlardı. Urfa’da durum böyleydi. Tarihte, Urfa’da belirgin olarak Türk, Kürt, Arap, Ermeni, Süryani, ve Yahudi halkı birlikte barış içerisinde yaşamaktaydı. Demek oluyor ki Üç semavi din İslam, Hıristiyan, Musevi, dinlerine mensup olan insanlar ibadetlerini özgür bir şekilde serbestçe yapıyorlardı. Aralarında önemli sorunlar yoktu. Kardeşçe mutlu bir şekilde yaşıyorlardı. Ancak Osmanlı devletini ve birliğini yıkan ırkçı milliyetçi İttihat Teraki partisi Osmanlı devletinin sonunu getirdi. Türk milliyetçisi bu parti halklar arasında ayrım yaptı. Urfa’yı işgal eden Fransızlar ise bu şehirde önemli bir nüfusa sahip olan Ermeni Halkını Müslümanlara karşı kışkırttı. Ermenilere verdikleri söz şehrin yönetimini kendilerine verecekleridir. Bu sahte politikaya kanan Ermeni halkının önemli bir bölümü Fransızların bölücü vaadine kanarak sömürgeci ve işgalci Fransız güçlerine yardım ettiler. Urfa 18. ve 19. Asırda ortalama 50 bin nüfusu olan bir şehirdir. Etnik ve dinsel olarak farklı, çoğunluk olarak Müslüman Kürtler, Hıristiyan Ermeniler, Süryaniler yaşamaktaydı. Bu kutsal kadim şehir, çok değil, ancak birkaç mahalleden oluşmaktaydı. Ermeni halkının şehrin merkezi denilen yerlerde iş yerleri ve evleri vardı. Urfa ticareti ve sanatı, kısmen buna yemekleri dahil kültürü bu halkın etkisinde bulunuyordu. Üst satırlarda belirtildiği gibi Müslüman ile Hıristiyan halklar aralarında sorun yoktu. İtihat Teraki partisinin ırkçı imhacı politikası sonucu Ermeni halkının belli bir kesimi, maalesef Fransızlarla işbirliği yaptılar. Ermeniler topluca yaşadıkları yerleri adeta kurtarılmış bölgeler ilan ettiler. Yıkılmanın eşiğinde olan Osmanlı devlet güçleri şehirde yok denilecek kadar azdılar. Bu nedenle bu ayrılıkçı güçlere müdahale edemiyorlardı. Urfa’nın Fransız işgalinden kurtulması ile ilgili belki şimdiye kadar yazılmamış bir bilgiyi paylaşmak isterim. Genel olarak Urfa halkı Fransız güçlerine karşı Kürt, Türk, Arap birlikte mücadele verdiler. Ancak objektif bir saptama yapacak olursak Fransız kuvvetlerinin yenilmesinin belirleyici olan unsuru Urfa ve Suruç Berazi, Şeddadi Kürtleri olmuştur. Zira Urfa’da sıkışan yenilginin eşiğine gelen Fransız askeri güçlerine yardım için gelen ikinci büyük çapta Fransız güçlerini Suruç Mürşitpınar da yenilgiye uğrattılar. Yani büyük çaplı lojistik askeri güçlerini engellediler. Devam edecek
Ekleme Tarihi: 18 Temmuz 2022 - Pazartesi

ESKİ URFA TARİHİ VE KÜLTÜRÜ -146

Şanlıurfa tarihi bir kenttir. Çeşitli devletler bu kentte gelip

geçmişler. Osmanlı devleti padişahı Yavuz sultan Selim

zamanında bu devletin sınırlarına katılan bu kadim şehir,

yaklaşık 600 yıllık köklü Osmanlı devleti yıkılma sürecine

girdikten sonra Mart 1919 yılında İngilizlerin işgaline uğrar.

Batılı emperyalist devletler, Anadolu coğrafyasını anlaşarak

paylaştılar. Bu anlaşmanın sonucu olarak İngilizler Ekim 1919

da Urfa’yı terk eder. Yerlerini Fransız emperyalist güçlerine

devir ederler. Yaşlı büyüklerin anlattıklarına göre İngiliz askerleri

şehre bir zarar vermezler. Devriye gezen askerler kimseye

eziyet vermez. Kiraladıkları yerlere ücretlerini fazlasıyla

verdikleri anlatılır. Bu nedenle şehrin burjuva zenginlerinin

önemli bir bölümü Hasan Paşa camide bir gün toplanır, İngiliz

güçlerine zorluk çıkartılmaması kararı alılırlar. Ancak İngiliz

güçlerin şehirden ayrılmasından sonra gelen Fransızlar Urfa’da

emperyalist bir politika izleyerek Urfa halkına böl yönet politikası

uygular. Urfa halkı çeşitli halk ve dinlere mensuptu. Osmanlı

devletinin gerçek anlamda uyguladıkları, bir dönem Ak partinin

üç ünlü sloganı bölgesel milliyetçilik, etnik milliyetçilik, Dinsel

milliyetçilik politikası ve ayrımı yapmadıkları için doğrusunu

demek gerekirse bu anlamda halklar Osmanlı devletinin sınırları

içerisinde kardeşçe yaşıyorlardı. Urfa’da durum böyleydi.

Tarihte, Urfa’da belirgin olarak Türk, Kürt, Arap, Ermeni,

Süryani, ve Yahudi halkı birlikte barış içerisinde yaşamaktaydı.

Demek oluyor ki Üç semavi din İslam, Hıristiyan, Musevi,

dinlerine mensup olan insanlar ibadetlerini özgür bir şekilde

serbestçe yapıyorlardı. Aralarında önemli sorunlar yoktu.

Kardeşçe mutlu bir şekilde yaşıyorlardı. Ancak Osmanlı

devletini ve birliğini yıkan ırkçı milliyetçi İttihat Teraki partisi

Osmanlı devletinin sonunu getirdi. Türk milliyetçisi bu parti

halklar arasında ayrım yaptı. Urfa’yı işgal eden Fransızlar ise bu

şehirde önemli bir nüfusa sahip olan Ermeni Halkını

Müslümanlara karşı kışkırttı. Ermenilere verdikleri söz şehrin

yönetimini kendilerine verecekleridir. Bu sahte politikaya kanan

Ermeni halkının önemli bir bölümü Fransızların bölücü vaadine kanarak sömürgeci ve işgalci Fransız güçlerine yardım ettiler. Urfa 18. ve 19. Asırda ortalama 50 bin nüfusu olan bir şehirdir. Etnik ve dinsel olarak farklı, çoğunluk olarak Müslüman Kürtler, Hıristiyan Ermeniler, Süryaniler yaşamaktaydı. Bu kutsal kadim şehir, çok değil, ancak birkaç mahalleden oluşmaktaydı. Ermeni halkının şehrin merkezi denilen yerlerde iş yerleri ve evleri vardı. Urfa ticareti ve sanatı, kısmen buna yemekleri dahil kültürü bu halkın etkisinde bulunuyordu. Üst satırlarda belirtildiği gibi Müslüman ile Hıristiyan halklar aralarında sorun yoktu. İtihat Teraki partisinin ırkçı imhacı politikası sonucu Ermeni halkının belli bir kesimi, maalesef Fransızlarla işbirliği yaptılar. Ermeniler topluca yaşadıkları yerleri adeta kurtarılmış bölgeler ilan ettiler. Yıkılmanın eşiğinde olan Osmanlı devlet güçleri şehirde yok denilecek kadar azdılar. Bu nedenle bu ayrılıkçı güçlere müdahale edemiyorlardı. Urfa’nın Fransız işgalinden kurtulması ile ilgili belki şimdiye kadar yazılmamış bir bilgiyi paylaşmak isterim. Genel olarak Urfa halkı Fransız güçlerine karşı Kürt, Türk, Arap birlikte mücadele verdiler. Ancak objektif bir saptama yapacak olursak Fransız kuvvetlerinin yenilmesinin belirleyici olan unsuru Urfa ve Suruç Berazi, Şeddadi Kürtleri olmuştur. Zira Urfa’da sıkışan yenilginin eşiğine gelen Fransız askeri güçlerine yardım için gelen ikinci büyük çapta Fransız güçlerini Suruç Mürşitpınar da yenilgiye uğrattılar. Yani büyük çaplı lojistik askeri güçlerini engellediler. Devam edecek

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.