NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

BİR BAŞKA AÇIDAN BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ -45

Ama bu politika işe yaramiyordu. Millet Bediüzzaman'ı adeta bağrına basıyor, ona sahip çıkıyordu. İşte Kastamonu sürgünüde rejim açısından istenilen sonucu vermedi. Hatta kendileri açısından politik ve ideolojik olarak zararlı oldu. Bunu gören iktidar böylece Said Nursinin sekiz yıllık Kastamonu sürgün hayatını sonlandırır, kendisi ve 126 arkadaşını düzmece bilgilerle 1943 yılında Denizli ağır ceza mahkemesine sevk ederler. Gerekçe Said Nursi Atatürk aleyhine konuşuyor, deccal diyor. Mahkeme el konulan Risale-i Nur eserlerini inceleyek, suç olup olmadığını anlamak için bir kaç memuru bilirkişi olarak tayın ederek bir rapor hazırlamaları için görevlendiriyor. Ancak, Said Nursi bu karara karşı çıkıyor. Bu memurlar Risale-i Nur eserlerini yeteri derece anlayacak bilgi ve birikime sahip değildir diye kabul etmiyor. Ankara'dan yeterli bilgi kapasitesi olan tarafsız, objektif kararlar verebilecek akademik bir kurulun görevlendirilmesini istiyor. Ya da Avrupa'dan filozoflar getirilmeli bu eserlerin siyasi, hükümete yönelik ibareler taşıyip taşımadıklarına karar versinler diyor. Hükümete yönelik suç varsa en ağır cezaya razıyim demiştir. Zira, Bediüzzaman bu eserlerde, politika, ideoloji olmadığını teoloji içerdiğini biliyor, söylüyordu. Zaten kendisi, siyaseti Eski Sad dediği dönemlerde terk ettiğini, yeni Said döneminde politikaya yer vermediğini kimse demeden kendisi zik zak çizmeden, manevra yapmadan, samimi bir şekilde çok daha önce belirtmiştir. Bunun üzerine Risaleler ve mektuplar bilir kişiler olarak belirlenen Ankaradan gelen profesör ile akademik uzmanlar tarafından, titiz bir biçimde incelenir. Risalelerde suç teşkil edecek politik mesajlar olmadığına dair karar verirler, rapor düzenlenir. Said Nursi büyük bir savunma yapar, siyasetle ilgilenmediğini belirtir. Yargılama sonucunda mahkeme oy birliği ile Risalelerin siyasi propağanda olmadıklarına karar veriyorlar. Tarih, 1944 yılıdır. Yargılama, bilirkişi raporları uzun bir süre aldığı için yine de Said Nursi ve arkadaşları Denizli cezaevinde dokuz ay kaldıktan sonra tahliye edilirler. Said Nursi cezaevinde iken zehirleniyor, ölüm tehlikesi geçiriyor, Mücizevi denilebilecek bir biçimde belki de mutlak bir ölümden kurtuluyor. Sonuçta idam talebiyle girdiği, yargılandığı bu davada korkusuzca, kaderine razı olarak savunma yaparak bunun sonucunda beraat ediyor. Üstad Denizli hapsinde iken Meyve Risalesini çok zor şartlarda yayınlamıştır. Bu risale iki cuma kadar sürede yazılmıştır. Hapshaneye kağıt sokulmuyordu, kibrit kutularına kadar yazılarak tamamlanmıştır. Böyle zor şartlar altında çalışılmıştır. Devam edecek
Ekleme Tarihi: 16 Ağustos 2023 - Çarşamba

BİR BAŞKA AÇIDAN BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ -45

Ama bu politika işe yaramiyordu. Millet Bediüzzaman'ı adeta bağrına basıyor, ona sahip çıkıyordu.

İşte Kastamonu sürgünüde rejim açısından istenilen sonucu vermedi. Hatta kendileri açısından politik ve ideolojik olarak zararlı oldu.

Bunu gören iktidar böylece Said Nursinin sekiz yıllık Kastamonu sürgün hayatını sonlandırır, kendisi ve 126 arkadaşını düzmece bilgilerle 1943 yılında Denizli ağır ceza mahkemesine sevk ederler.

Gerekçe Said Nursi Atatürk aleyhine konuşuyor, deccal diyor. Mahkeme el konulan Risale-i Nur eserlerini inceleyek, suç olup olmadığını anlamak için bir kaç memuru bilirkişi olarak tayın ederek bir rapor hazırlamaları için görevlendiriyor.

Ancak, Said Nursi bu karara karşı çıkıyor. Bu memurlar Risale-i Nur eserlerini yeteri derece anlayacak bilgi ve birikime sahip değildir diye kabul etmiyor.

Ankara'dan yeterli bilgi kapasitesi olan tarafsız, objektif kararlar verebilecek akademik bir kurulun görevlendirilmesini istiyor. Ya da Avrupa'dan filozoflar getirilmeli bu eserlerin siyasi, hükümete yönelik ibareler taşıyip taşımadıklarına karar versinler diyor. Hükümete yönelik suç varsa en ağır cezaya razıyim demiştir.

Zira, Bediüzzaman bu eserlerde, politika, ideoloji olmadığını teoloji içerdiğini biliyor, söylüyordu.

Zaten kendisi, siyaseti Eski Sad dediği dönemlerde terk ettiğini, yeni Said döneminde politikaya yer vermediğini kimse demeden kendisi zik zak çizmeden, manevra yapmadan, samimi bir şekilde çok daha önce belirtmiştir.

Bunun üzerine Risaleler ve mektuplar bilir kişiler olarak belirlenen Ankaradan gelen profesör ile akademik uzmanlar tarafından, titiz bir biçimde incelenir.

Risalelerde suç teşkil edecek politik mesajlar olmadığına dair karar verirler, rapor düzenlenir.

Said Nursi büyük bir savunma yapar, siyasetle ilgilenmediğini belirtir. Yargılama sonucunda mahkeme oy birliği ile Risalelerin siyasi propağanda olmadıklarına karar veriyorlar. Tarih, 1944 yılıdır.

Yargılama, bilirkişi raporları uzun bir süre aldığı için yine de Said Nursi ve arkadaşları Denizli cezaevinde dokuz ay kaldıktan sonra tahliye edilirler.

Said Nursi cezaevinde iken zehirleniyor, ölüm tehlikesi geçiriyor, Mücizevi denilebilecek bir biçimde belki de mutlak bir ölümden kurtuluyor.

Sonuçta idam talebiyle girdiği, yargılandığı bu davada korkusuzca, kaderine razı olarak savunma yaparak bunun sonucunda beraat ediyor.

Üstad Denizli hapsinde iken Meyve Risalesini çok zor şartlarda yayınlamıştır.

Bu risale iki cuma kadar sürede yazılmıştır. Hapshaneye kağıt sokulmuyordu, kibrit kutularına kadar yazılarak tamamlanmıştır. Böyle zor şartlar altında çalışılmıştır. Devam edecek

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.