Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "iç barış" vurgusu ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "el sıkışması" ile başlayan barış süreci yasası, Meclis'te kritik bir oylamaya sahne oldu.
İYİ Parti tasarıya "hayır" oyu kullanırken, ana muhalefet konumundaki parti ise ilk ciddi sınavında bölündü.
Genel Başkan Özgür Özel, kendisi dahil parti yöneticilerinin "evet" oyu kullanacağını, milletvekillerinin ise seçildikleri illerin taleplerine göre pozisyon alacağını ifade etmişti.
Ancak yapılan oylamada parti içi tablonun net bir şekilde ayrıştığı görüldü:
Evet: 35 milletvekili
Hayır: 54 milletvekili
Katılmayan: 2 milletvekili
Toplam 91 milletvekilinin bulunduğu grupta çoğunluğun genel merkezin aksine "hayır" oyu kullanması, parti içerisindeki görüş ayrılığını ve ilk büyük sınavda yaşanan kırılmayı gözler önüne serdi.
Kulislerde ise bu tablonun ardından, partinin arka planındaki en güçlü aktörlerden biri olan Ekrem İmamoğlu ile bir stratejik mutabakat ya da gizli bir ayrışma olup olmadığı soruları yüksek sesle tartışılmaya başlandı.
Vekillerin yerel talepleri gerekçe göstererek genel merkezin yönlendirmesinden kopması, parti içi güç dengelerinin ve İmamoğlu kanadının bu süreçteki tavrının yeniden sorgulanmasına yol açtı.
Esasen parti içi dinamiklerde ve farklı kanatlar arasında bir çatlağın oluşması kaçınılmaz bir beklentiydi; ancak bu derecede köklü bir fikir ayrılığının bu kadar erken su yüzüne çıkması tam anlamıyla soğuk duş etkisi yarattı. Sürecin henüz başında yaşanan bu erken kopuş, hem parti tabanındaki huzursuzluğu derinleştirdi hem de yönetim krizinin tahmin edilenden çok daha hızlı tırmanacağını gösterdi.
"Partiyi ilk kurduklarında dile getirdikleri 'İktidara geleceğiz' sloganlarının koca bir balon olduğu ortaya çıktı. Henüz yolun başındayken bile kendi içlerinde ayrışmaya başladılar; bu gidişle mi iktidar olacaklar?"