Dananın kuyruğu koptu; Şimşekler çaktı, fırtınalar koptu. Lodos, toz, boran her yanı sardı; Olan oldu.
CHP resmen dağıldı.
Mahkeme kararı ile görevinden alınan Özgür Özel, CHP'den ayrılarak yeni partisini kurdu.
Özel ile hareket eden 91 milletvekili de istifalarını vererek CHP ile yollarını ayırdı.
Yıllardır süregelen iç çekişmeler ve klik çatışmaları, nihayet kaçınılmaz olanı doğurdu ve ana muhalefet partisi tarihinin en büyük kırılmasını yaşadı.
91 milletvekilinin birden istifa etmesi, yalnızca Meclis aritmetiğini altüst etmekle kalmadı; aynı zamanda Türk siyasi hayatında dengelerin yeniden kurulacağı uzun ve çalkantılı bir dönemin kapısını araladı.
Aslında CHP'nin tarihine bakıldığında buna benzer anlaşmazlıklar her dönem yaşanmıştır.
CHP'den ayrılıp bağımsız bir siyasi hareket veya parti başlatan ana figürlerin sayısı oldukça fazladır.
Bunlardan bazılarını sıralayacak olursak; 1946'da Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan CHP'den ayrılıp Demokrat Parti'yi kurdu.
1967'de Turhan Feyzioğlu Güven Partisi'ni, 1972'de eski CHP Genel Sekreteri Kemal Satır Cumhuriyetçi Parti'yi, 1985'te Bülent Ecevit Demokratik Sol Parti'yi, 2002'de Murat Karayalçın Sosyaldemokrat Halk Partisi'ni, 2020'de Mustafa Sarıgül Türkiye Değişim Partisi'ni, yine 2020'de Öztürk Yılmaz Yenilik Partisi'ni, 2021'de Muharrem İnce Memleket Partisi'ni ve son olarak 2026'da Özgür Özel yeni partisini kurdu.
CHP çatısı altında başlayan fikir ayrılıklarının yeni partiler doğurması, Türk siyasi tarihinin en tanıdık senaryolarından biridir.
Ancak 91 milletvekilinin kopuşuyla yaşanan bu son sarsıntı, geçmişteki örnekleri aşan bir kırılma noktasına işaret ediyor.
Köklü bir çınardan ayrılan her yeni dalın siyasette nasıl bir meyve vereceği tartışılır; fakat kesin olan bir şey var ki, ana muhalefette yaşanan bu büyük deprem sonrası Türk siyasetinde kartlar yeniden dağıtılacak ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.