NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

KARAKOYUN DERESİ NEDEN PORSUK ÇAYI ÇEVRESI GİBİ OLMASIN

Porsuk çayı Eskişehir'de bulunan bir akarsudur. Kütahya'nın Murat ve Aksu dağından doğar. Çok sayıda  dere çay'a  katılarak Eskişehir ovasından sonra, şehir merkezinin ortasından geçer,  Polatlı yakınlarında Sakarya nehrine dökülür. Porsuk çayının uzunluğu.448.km. 1980- 90'lı yıllarda atık maddelerle kirli olan Çay, Eskişehir eski belediye başkanı. Prof. Yılmaz Büyükerşen döneminde dip ve yüzey çalışmaları yapılarak temiz bir duruma getirildi. Efsane başkan Büyükerşen, porsuk Çayının çevresini ve tüm şehiri ağaçlandırdı.  Çay çevresinde Büyük parklar yaptı. Cafeler açıldı. Belediye halk lokantaları, belediye cafeleri yiyecek ve içecekleri temiz olarak ucuz fiyata halka sunuyorlar.  Ayrıca şehrin çok yerlerinde belediye büfelerinde Halk ekmek çeşitleri, normal ekmek, tam buğday ve kepekli ekmekler dışında, Halk süt, peynir çeşitleri, tereyağı  temiz ucuz fiyata halka satılıyor. Türkiye'nin en büyük parkları Eskişehir'de bulunuyor. Genellikle Porsuk çayı çevresinde bulunan çok ağaçlı yem yeşil parklar da cafeler de insanlar huzur içinde iyi vakit geçiriyorlar. Parklar da bir de hayvanat bahçeleri bulunuyor. Porsuk çay'ında gondol ve tekne turları yapılıyor. Bu yönüyle Eskişehir, İtalya'nın dünyaca ünlü Venedik şehrini andırıyor. Almanya'nın  Frankfurt şehri ile bazı benzer tarafları oluyor. Kardeş şehir ilan ediliyor. Sanırım, Türkiye'de Avrupa şehirlerine benzeyen Eskişehir oluyor. Yılmaz hoca bu şehire çok emeği geçmiş, unutulmaz eserler bırakmıştır. İçanadolu bozkırında olan bu şehir baştan başa ağaçlarla donatılmıştır. Yardımcısı şimdi belediye başkanı olan Ayşe Ünlüce bu görevi yapmaya çalışıyor. Sosyal demokrat belediyeciliğin iyi örnekleri veriliyor. Ayrıca ulaşım sorunu yoktur. Tramvaylar ve belediye otobüsleri şehrin her ilçesine, her mahallesine gidiyor.  Travmaylar burada çok rahat, sakin, insanlar saygılı, gürültü yok denecek kadar az. Şehir genel olarak temiz, yerlere çöp atmak alışkanlık haline gelmemiş.  Burada insan hakları olduğu gibi, hayvan hakları da vardır. Evcil hayvanlar olan kedi ve köpekler aç kalmıyor. Bakım yerleri var. Bazı aileler evlerinde köpek veya kedi besliyor.  Türkiye toplumunda muhafazakar vatandaşlar, Eskişehir ve İzmir hakkında genellikle önyargılıdırlar. Fazla sempati duymazlar, nedenine gelince buraların giyim kuşamı, özel yaşamları tasvip edilmez. Halbuki her şehrin, her toplumun farklı tarafları vardır. Bunu kabullenmek gerekir. Ötekileştirme, ayrıştırma doğru değildir.  Samimi dindarlara saygı duyulur.  Ama dindar geçinip, muhafazakar olup, dürüst olmamak, yalan soylemek, temiz olmamak, kul hakkı yemek, topluma zarar verir.  Önemli olan, müslüman da olsa laik te olsa, dürüst olmak, kimseye zararlı olmamak, yararlı olmaktır.  Sağlam müslümanım diyen, özü ile sözü bir olmaktır. Haram yememek, israf yapmamaktır. Bir Kur'an ayetinde "Benim dinim bana, senin dinin sanadır." denilir. Dinde maksat bir anlamda düşünce ve yaşam tarzı demek olsa gerek.  Ne demiş koca Yunus "yaradılanı hoşgör yaradandan ötürü."  Sonuç olarak batılı olumlu değerler ile doğunun olumlu değerlerinin demokratik bir sentezini yapmak  dine'de, topluma'da yarar sağlar. Gelişmiş illerden bizim koşullarımıza, kültürümüze uygun olumlu örnekler almamız gerekir. Örneğin şehrimizi, mahallemizi evimiz gibi temiz tutmak, Yerlere çöp atmamak, önyargılı olmamak, bilgiçlik taslamamak, birbirimize saygılı olmak, doğruya doğru, yanlışa yanlış demek gerekir. Bunun için okumak araştırmak, sorgulamak lazım.  Burdan şehir çevre  düzenlemesi ve ulaşımı ile ilgili Şanlıurfa büyükşehir belediye başkanı dürüst insan, sayın Kasım Gülpınar'a bir vatandaş bir basın mensubu olarak öneride ve çağrıda bulunmak isterim. Sayın başkan: Urfa Karakoyun deresi ve Karakoprü deresinden Eskişehir Porsuk çayından daha temiz Firat suyu akıtılabilir.  Her iki derenin çevresi ağaçlarla, parklarla yeşiliklerle donatılabilir. Belediye halk lokantaları cafeler açılabilir. Böyle yapılırsa, vatandaşlar Urfa'nın sıcaklarından dolayı biraz serinler rahat eder. Urfa eskiye oranla çok daha sıcak. Araştırmalara göre Fırat nehri suyunu Urfa'nın her iki deresindrn akıtmanın maliyeti çok büyuk oranlarda değildir. Eğer imkan dahilinde bunu yaparsanız şehrimize büyük  bir eser kazandırmış olursunuz. Adınız asırlar geçse de anılmış olur. Yine de her şeyin hayırlısı olsun Eskişehir gibi Türkiye'de sosyal belediyecilik alanında başarılı olan illerin belediyelerini örnek almak lazım. Urfa gibi sıcak bir şehirde özelikle çok büyük oranda ağaçlandırma çalışmaları yapılmalıdır. Bu konuda deyim yerindeyse bir seferberlik ilan edilmelidir. Belediye kontrolünde her vatandaş bir ağaç ekmek için teşvik edilmelidir. Ağaçlandırma Urfa gibi kurak bir yerde yağış için, serinlemek için çok gerekli ve önemlidir.  Ulaşımda Tramvay gibi araçlar devreye girmeli. Belediye, devletin yaptiğı tarım satış koperatifleri gibi, halk ekmek üretimi dışında, süt, peynir gibi gıda ürünleri üretimi satışını halkın yararına yapabilir. Özelikle yoksul vatandaşlara hizmet edilmiş olur. Duaları alınır. Sayın başkan Söylemeden edemeyeceğim, belki önce kültürel çalışmalar yapılmalı, her semte kitap okuma yerleri açılmalı. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Selamlar saygılar
Ekleme Tarihi: 28 Temmuz 2026 -Salı

KARAKOYUN DERESİ NEDEN PORSUK ÇAYI ÇEVRESI GİBİ OLMASIN

Porsuk çayı Eskişehir'de bulunan bir akarsudur. Kütahya'nın Murat ve Aksu dağından doğar. Çok sayıda  dere çay'a  katılarak Eskişehir ovasından sonra, şehir merkezinin ortasından geçer, 
Polatlı yakınlarında Sakarya nehrine dökülür. Porsuk çayının uzunluğu.448.km.
1980- 90'lı yıllarda atık maddelerle kirli olan Çay, Eskişehir eski belediye başkanı. Prof. Yılmaz Büyükerşen döneminde dip ve yüzey çalışmaları yapılarak temiz bir duruma getirildi. Efsane başkan Büyükerşen, porsuk Çayının çevresini ve tüm şehiri ağaçlandırdı. 
Çay çevresinde Büyük parklar yaptı. Cafeler açıldı. Belediye halk lokantaları, belediye cafeleri yiyecek ve içecekleri temiz olarak ucuz fiyata halka sunuyorlar. 
Ayrıca şehrin çok yerlerinde belediye büfelerinde Halk ekmek çeşitleri, normal ekmek, tam buğday ve kepekli ekmekler dışında, Halk süt, peynir çeşitleri, tereyağı  temiz ucuz fiyata halka satılıyor.
Türkiye'nin en büyük parkları Eskişehir'de bulunuyor. Genellikle Porsuk çayı çevresinde bulunan çok ağaçlı yem yeşil parklar da cafeler de insanlar huzur içinde iyi vakit geçiriyorlar. Parklar da bir de hayvanat bahçeleri bulunuyor. Porsuk çay'ında gondol ve tekne turları yapılıyor. Bu yönüyle Eskişehir, İtalya'nın dünyaca ünlü Venedik şehrini andırıyor. Almanya'nın  Frankfurt şehri ile bazı benzer tarafları oluyor. Kardeş şehir ilan ediliyor. Sanırım, Türkiye'de Avrupa şehirlerine benzeyen Eskişehir oluyor.
Yılmaz hoca bu şehire çok emeği geçmiş, unutulmaz eserler bırakmıştır. İçanadolu bozkırında olan bu şehir baştan başa ağaçlarla donatılmıştır. Yardımcısı şimdi belediye başkanı olan Ayşe Ünlüce bu görevi yapmaya çalışıyor. Sosyal demokrat belediyeciliğin iyi örnekleri veriliyor.
Ayrıca ulaşım sorunu yoktur. Tramvaylar ve belediye otobüsleri şehrin her ilçesine, her mahallesine gidiyor. 
Travmaylar burada çok rahat, sakin, insanlar saygılı, gürültü yok denecek kadar az.
Şehir genel olarak temiz, yerlere çöp atmak alışkanlık haline gelmemiş.
 Burada insan hakları olduğu gibi, hayvan hakları da vardır. Evcil hayvanlar olan kedi ve köpekler aç kalmıyor. Bakım yerleri var. Bazı aileler evlerinde köpek veya kedi besliyor. 
Türkiye toplumunda muhafazakar vatandaşlar, Eskişehir ve İzmir hakkında genellikle önyargılıdırlar. Fazla sempati duymazlar, nedenine gelince buraların giyim kuşamı, özel yaşamları tasvip edilmez. Halbuki her şehrin, her toplumun farklı tarafları vardır. Bunu kabullenmek gerekir. Ötekileştirme, ayrıştırma doğru değildir. 
Samimi dindarlara saygı duyulur.  Ama dindar geçinip, muhafazakar olup, dürüst olmamak, yalan soylemek, temiz olmamak, kul hakkı yemek, topluma zarar verir. 
Önemli olan, müslüman da olsa laik te olsa, dürüst olmak, kimseye zararlı olmamak, yararlı olmaktır. 
Sağlam müslümanım diyen, özü ile sözü bir olmaktır. Haram yememek, israf yapmamaktır. Bir Kur'an ayetinde "Benim dinim bana, senin dinin sanadır." denilir. Dinde maksat bir anlamda düşünce ve yaşam tarzı demek olsa gerek. 
Ne demiş koca Yunus "yaradılanı hoşgör yaradandan ötürü."  Sonuç olarak batılı olumlu değerler ile doğunun olumlu değerlerinin demokratik bir sentezini yapmak  dine'de, topluma'da yarar sağlar. Gelişmiş illerden bizim koşullarımıza, kültürümüze uygun olumlu örnekler almamız gerekir. Örneğin şehrimizi, mahallemizi evimiz gibi temiz tutmak, Yerlere çöp atmamak, önyargılı olmamak, bilgiçlik taslamamak, birbirimize saygılı olmak, doğruya doğru, yanlışa yanlış demek gerekir. Bunun için okumak araştırmak, sorgulamak lazım. 
Burdan şehir çevre  düzenlemesi ve ulaşımı ile ilgili Şanlıurfa büyükşehir belediye başkanı dürüst insan, sayın Kasım Gülpınar'a bir vatandaş bir basın mensubu olarak öneride ve çağrıda bulunmak isterim.
Sayın başkan: Urfa Karakoyun deresi ve Karakoprü deresinden Eskişehir Porsuk çayından daha temiz Firat suyu akıtılabilir.  Her iki derenin çevresi ağaçlarla, parklarla yeşiliklerle donatılabilir. Belediye halk lokantaları cafeler açılabilir. Böyle yapılırsa, vatandaşlar Urfa'nın sıcaklarından dolayı biraz serinler rahat eder. Urfa eskiye oranla çok daha sıcak. Araştırmalara göre Fırat nehri suyunu Urfa'nın her iki deresindrn akıtmanın maliyeti çok büyuk oranlarda değildir. Eğer imkan dahilinde bunu yaparsanız şehrimize büyük  bir eser kazandırmış olursunuz. Adınız asırlar geçse de anılmış olur. Yine de her şeyin hayırlısı olsun
Eskişehir gibi Türkiye'de sosyal belediyecilik alanında başarılı olan illerin belediyelerini örnek almak lazım. Urfa gibi sıcak bir şehirde özelikle çok büyük oranda ağaçlandırma çalışmaları yapılmalıdır. Bu konuda deyim yerindeyse bir seferberlik ilan edilmelidir. Belediye kontrolünde her vatandaş bir ağaç ekmek için teşvik edilmelidir. Ağaçlandırma Urfa gibi kurak bir yerde yağış için, serinlemek için çok gerekli ve önemlidir.
 Ulaşımda Tramvay gibi araçlar devreye girmeli. Belediye, devletin yaptiğı tarım satış koperatifleri gibi, halk ekmek üretimi dışında, süt, peynir gibi gıda ürünleri üretimi satışını halkın yararına yapabilir.
Özelikle yoksul vatandaşlara hizmet edilmiş olur. Duaları alınır. Sayın başkan Söylemeden edemeyeceğim, belki önce kültürel çalışmalar yapılmalı, her semte kitap okuma yerleri açılmalı. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Selamlar saygılar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.