Önce bir gerçeği vurgulamak gerekir. İnsanlar her nekadar biyolojik olarak birbirlerine benzerlerse, düşünce ve davranışları farklı olur.
Bazı insanlar yaratıcı zeka özellikleri ile bariz bir şekilde önde çıkarlar. Bu tespite Peygamberler, bilim insanları, sosyal, siyasal liderler örnek verilebilir. Bunlar her toplumda diğer insanlardan farklı özellikleri olan kişiliklerdir. Bu durum dünyanın tüm toplumlarında geçerli bir gerçektir.
İnsanlık tarihi boyunca hep böyle olmuştur. Dünya savaş tarihinde bir iskender, felsefe tarihinde bir Sokrates, fizik biliminde Einstein, siyasi tarihte Karl Marks. Peygamberler ve İslam tarihinde Hazreti Muhammed, sonra gelen, peygamberin sünnetini uygulayan Selahaddini Eyyübi ve Fatih Sultan mehmet, tarihte çığır açmışlardır.
Türkiye Cumhuriyetinin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk, ister kabul edelim, ister kabul etmeyelim, tarihin seyrini değiştiren üstün zekalı bireylerden biridir. Yapay zekayi bile oluşturan, üstün zekalı insanları diğer insanlardan farklı yapan özellikleri neden oluyor, bu kesin olarak bilinmiyor.
Biz de buna ilahi sır diyelim.
Kimse yadirgamasın, bir tespit yapıyorum. Bence, Abdullah Öcalan tarihte ve günümüzde farklı özeliklerle öne çıkan lider kişiliklerden biridir.
Öcalan'ın ilk çocukluk ve gençlik dönemini incelediğimizde farklı bir kişi olduğu belli oluyor. Urfa Halfeti Ömerli Köyü doğumlu Abdullah Öcalan, köyün kıraç yerlerinde sürekli yılan avına çıkar. Yılanları öldürmekten çok hoşlandığı anlatılır. Abdullah'ın babasının adı Ömer, köylüler, Ömer'ın çocukları delidir derler. Zaten toplumların tarihinde ezici egemen düzenlerden daha adil farklı düşünen, isyan eden kişilere işlerine gelmediği için bazen deli demişlerdir.
Abdullah bir gün köyden Halfeti ilçesine gelir. Niyeti Ankara kadastro okuluna girmektir. İçenin tek arzulahçısı, yani daktilo yazıcısı, adamın yanına dilekçe yazdırmak ister.
Arzuhalcı kendinden razı, bir dediği iki olmayan, güçlü kuvvetli bir kişidir. Genç Abdullah dilekçeyi yazdırır. Adam herkese yaptığı gibi fazla fiyat, tahmini beş lira ister. Öcalan ücrete tepki gösterir, hakkın beş lira değil bir liradır der, verir. Adam neye uğradığını şaşırır, ne diyeceğini bilemez.
Zira karşısında kararlı güçlü duruşu olan biri vardır.
Okul okumak için küçük bir köyden Ankara gibi bir metropole gelen Öcalan bu büyük şehir karşısında şaşırmaz. Zeki biridir. Bir arayış içerisindedir. Namaz kılar. İslami cemaatlere katılır. Ülkü Ocaklarına gider.
Gittiği siyasi ve dini merkezler kendini tatmin etmez.
Nihayet Ankara ve Istanbul, Doğu Devrimci Kültür Ocaklarına gidip gelir. Kürt haklarını ve kimliğini eşitçe savunan bu kuruluşu DDKO'yu benimser.
Ama sürekli bir arayış içerisindedir, adeta yerinde duramaz. Artık Kürt ve Kürdistan konusunda yoğunlaşır. Kürdistan bir sömürgedir tezini benimser. Herkesle özelikle siyasi kurum ve kişilerle ilgili, ilişki içerisinde bulunur.
Bu durum elbette Milli İstihbarat Òrgütü elemanlarının dikkatini çeker. Onunla diyaloğa ilişkiye geçerler. Öyle anlaşılıyor, Abdullah Öcalan'da onlarla temas kurmak.ister. Niyeti fikrinin nasıl başarıya ulaşması devletin niyetini, devletle birlikte Kürt ve Türk toplumunu nasıl birlikte hareket etme yollarını aradığı anlaşılıyor. Öcalan'ın kişilik ve fikir çözümlemesi benim gibi düşünen, analiz yapan bireyler sanırım bu şekilde algıliyor. Böyle anlaşılıyor demek mümkün. Devam edecek
Anasayfa
Yazarlar
NECDET ŞANSAL
Yazı Detayı
Bu yazı 132 kez okundu.
ABDULLAH ÖCALAN GERÇEĞİ - 1
Önce bir gerçeği vurgulamak gerekir. İnsanlar her nekadar biyolojik olarak birbirlerine benzerlerse, düşünce ve davranışları farklı olur.
Bazı insanlar yaratıcı zeka özellikleri ile bariz bir şekilde önde çıkarlar. Bu tespite Peygamberler, bilim insanları, sosyal, siyasal liderler örnek verilebilir. Bunlar her toplumda diğer insanlardan farklı özellikleri olan kişiliklerdir. Bu durum dünyanın tüm toplumlarında geçerli bir gerçektir.
İnsanlık tarihi boyunca hep böyle olmuştur. Dünya savaş tarihinde bir iskender, felsefe tarihinde bir Sokrates, fizik biliminde Einstein, siyasi tarihte Karl Marks. Peygamberler ve İslam tarihinde Hazreti Muhammed, sonra gelen, peygamberin sünnetini uygulayan Selahaddini Eyyübi ve Fatih Sultan mehmet, tarihte çığır açmışlardır.
Türkiye Cumhuriyetinin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk, ister kabul edelim, ister kabul etmeyelim, tarihin seyrini değiştiren üstün zekalı bireylerden biridir. Yapay zekayi bile oluşturan, üstün zekalı insanları diğer insanlardan farklı yapan özellikleri neden oluyor, bu kesin olarak bilinmiyor.
Biz de buna ilahi sır diyelim.
Kimse yadirgamasın, bir tespit yapıyorum. Bence, Abdullah Öcalan tarihte ve günümüzde farklı özeliklerle öne çıkan lider kişiliklerden biridir.
Öcalan'ın ilk çocukluk ve gençlik dönemini incelediğimizde farklı bir kişi olduğu belli oluyor. Urfa Halfeti Ömerli Köyü doğumlu Abdullah Öcalan, köyün kıraç yerlerinde sürekli yılan avına çıkar. Yılanları öldürmekten çok hoşlandığı anlatılır. Abdullah'ın babasının adı Ömer, köylüler, Ömer'ın çocukları delidir derler. Zaten toplumların tarihinde ezici egemen düzenlerden daha adil farklı düşünen, isyan eden kişilere işlerine gelmediği için bazen deli demişlerdir.
Abdullah bir gün köyden Halfeti ilçesine gelir. Niyeti Ankara kadastro okuluna girmektir. İçenin tek arzulahçısı, yani daktilo yazıcısı, adamın yanına dilekçe yazdırmak ister.
Arzuhalcı kendinden razı, bir dediği iki olmayan, güçlü kuvvetli bir kişidir. Genç Abdullah dilekçeyi yazdırır. Adam herkese yaptığı gibi fazla fiyat, tahmini beş lira ister. Öcalan ücrete tepki gösterir, hakkın beş lira değil bir liradır der, verir. Adam neye uğradığını şaşırır, ne diyeceğini bilemez.
Zira karşısında kararlı güçlü duruşu olan biri vardır.
Okul okumak için küçük bir köyden Ankara gibi bir metropole gelen Öcalan bu büyük şehir karşısında şaşırmaz. Zeki biridir. Bir arayış içerisindedir. Namaz kılar. İslami cemaatlere katılır. Ülkü Ocaklarına gider.
Gittiği siyasi ve dini merkezler kendini tatmin etmez.
Nihayet Ankara ve Istanbul, Doğu Devrimci Kültür Ocaklarına gidip gelir. Kürt haklarını ve kimliğini eşitçe savunan bu kuruluşu DDKO'yu benimser.
Ama sürekli bir arayış içerisindedir, adeta yerinde duramaz. Artık Kürt ve Kürdistan konusunda yoğunlaşır. Kürdistan bir sömürgedir tezini benimser. Herkesle özelikle siyasi kurum ve kişilerle ilgili, ilişki içerisinde bulunur.
Bu durum elbette Milli İstihbarat Òrgütü elemanlarının dikkatini çeker. Onunla diyaloğa ilişkiye geçerler. Öyle anlaşılıyor, Abdullah Öcalan'da onlarla temas kurmak.ister. Niyeti fikrinin nasıl başarıya ulaşması devletin niyetini, devletle birlikte Kürt ve Türk toplumunu nasıl birlikte hareket etme yollarını aradığı anlaşılıyor. Öcalan'ın kişilik ve fikir çözümlemesi benim gibi düşünen, analiz yapan bireyler sanırım bu şekilde algıliyor. Böyle anlaşılıyor demek mümkün. Devam edecek
Ekleme
Tarihi: 14 Eylül 2026 -Pazartesi
ABDULLAH ÖCALAN GERÇEĞİ - 1
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.