NECDET ŞANSAL
Köşe Yazarı
NECDET ŞANSAL
 

İKİNCİ İSRAİL SUÇLAMASI KÜRT HAKLARINI KABUL ETMEYEN ZİHNİYETTİR

Ortaadoğunun çok eski kadim bir halkı olan Kürt halkı bazı tabii insani haklarını istedikleri vakit, kendileri gibi müslüman halklar olan Arap, Türk, ve Farsların belki çoğunluğu, sanki sözleşmişler gibi Kürtler için ikinci İsrail suçlaması yaparlar. Bunda elbette eğemen sistemlerin etkisi vardır. Oysa  bu çok haksız önyargılı bir suçlamadir. Bazı haklar her millet için istendiği zaman doğal olsa meşru ise, sözkonusu Kürtler için oldu mu neden meşru olmasın. Bu mantığı vicdani olarak kabul etmek, anlamak mümkün değildir.  Bazı vicdanlı Arap ve Türk aydınları bu suçlamaları kesin biçimde tek taraflı olarak nitelendirirler, kabul etmezler. Bunlardan biri Mısır Ezher üniversitesi akademisyeni ümmetin yetimi Kürtler diye bir kitap yazmıştır. Diğeri ünlü vicdanlı bir yazar sosyolog Türk, Ismail Beşikçidir. Kürt hakları ve sorunları hakkında kitaplar yazmış, 17 yıl cezaevinde yatmıştır.  İslam aleminin en önemli sorunlarından biri Kürt sorunudur  İslam ülkelerini Israil ve emperyalist ülkeler karşısında güçsüzleştiren, zayıf  düşüren Kürt meselesidir  İslam aleminde bu sorun  önyargılardan uzak çözülürse, yani Kürt hakkını istediği zaman vicdansızca ikinci İsrail denilmediği zaman, İslam alemi dışarıya karşı güçlü ve haklı olur.  Kürtler için ikinci İsrail demek haksız mesnetsiz  Tek taraflı sağlam bir mantıktan yoksun bir suçlamadır.  Bu konuyla ilgili olarak halk arasında söylenen "Hem suçlu hem güçlü" sözü buna dolaylı yoldan bir örnek verilebilir. Bunu biraz açarsak, bir suikasta kurban giden ünlü gazeteci Uğur Mumcu'nun yazdığı bir kitabın adı suçlular ve güçlülerdir. Yani haksız olduğunu bildiği halde kendini haklı göstermektir. Mumcu bu kitapta bilinçli olarak sureti haktan söz eden, bir nevi siyaset esnafı olan üç kağıtçı politikacıları, mafya babalarını, dini siyasete özel çıkarına alet eden dinbazları anlatır. Saf insanlar sorgulamadan bunlara inanırlar. Suçlular ve güçlüler, maalesef hayatın her alanında görünen bazı mahluklardır. Haktan, hukuktan yoksun olarak  olayları kendi bakış açılarıyla tek taraflı kendilerinden yana değerlendirir yontarlar. Marangoz deyimiyle bıçkı değil keserlerdir. Çıkarları gereği bir durumu doğru, yanlış, haklı haksız demeden, incelemeden, körü körüne kabul eder inanırlar. Oysa bu anlayış kamil manada insani bir düşünce tarzı olmaz. Gerçek, doğru dürüst bir insan inceler, sorgular, analiz eder, vicdanını atmaz. Doğruya doğru, yanlışa yanlış der. Bu fikri ve ilkesinden, kardeşi evladı aleyhinde dahi olsa doğruyu söyler  taraf tutmaz. Ama tabi, herkeste böylesi meziyet özellik yoktur. Bunun adı vicdandır insaftır. Hayatın bir gerçeği adil vicdanlı insanlar olduğu kadar, vicdansız diye nitelenecek insanlar belki daha çoktur.  Bunun çeşitli nedenleri vardır. Kalıtım, eğitim, çevre insanların davranışları üzerinde önemli belirleyici etkileri vardır. Zaten dünya tarihinde vuku bulan savaşların en önemli nedenleri hak hukuk tanımamak, hem suçlu hem güçlü olmak anlayışıdır.  Bu yazının esas asıl konusu genelde dünyada, özelde bölgemiz ortadoğudaki acımasız haksız savaşlardır. Söz konusu olan Suriye'deki savaşladır. Suriye'yi yaklaşık 60 yıl dikta, baskı ile yöneten Esad rejiminden sonra iktidara gelen İşid zihniyetli HTŞ Colani yönetiminin her yaptıklarına haklı doğru deyip, başkalarını suçlu kabul etmeleridir.  Esat rejimi alevi azınlık dışında diğer mezhep ve etnik kimliklerin haklarını kabul etmez tanımazlardı. Yeni Suriye yönetimi ise bu defa sünni mezhepçi bir anlayışla aynı yolu izliyorlar. Alevi ve Dürizilere yaptıkları bilinen bir gerçektir. Başka bir biçimde ise bu ülkenin Kürt halkının haklarını kabul etmemeleridir. Bunların asıl niyetleri ve nitelikleri Halep'te Kürt mahalleri olarak bilinen Şeyh maksut ve Eşrefi'ye saldırılarında ortaya çıktı. Kendi çektikleri videolar da Kürt cenazelerine dahi hakaretlerde bulundular. Bunlarda biraz vicdan, empati duygusu olsa özeleştiri yaparlar. başkalarının haklarını inkar etmezler. Kürtler için ikinci İsrail demek aksızlık ve iftiradır. Sözün özü herkes insani vasıf sahibi olamıyor. Büyük bir bilginin dediği, çok doğru, insanı insan yapan vicdandır.
Ekleme Tarihi: 19 Ocak 2026 -Pazartesi

İKİNCİ İSRAİL SUÇLAMASI KÜRT HAKLARINI KABUL ETMEYEN ZİHNİYETTİR

Ortaadoğunun çok eski kadim bir halkı olan Kürt halkı bazı tabii insani haklarını istedikleri vakit, kendileri gibi müslüman halklar olan Arap, Türk, ve Farsların belki çoğunluğu, sanki sözleşmişler gibi Kürtler için ikinci İsrail suçlaması yaparlar. Bunda elbette eğemen sistemlerin etkisi vardır. Oysa  bu çok haksız önyargılı bir suçlamadir. Bazı haklar her millet için istendiği zaman doğal olsa meşru ise, sözkonusu Kürtler için oldu mu neden meşru olmasın. Bu mantığı vicdani olarak kabul etmek, anlamak mümkün değildir. 
Bazı vicdanlı Arap ve Türk aydınları bu suçlamaları kesin biçimde tek taraflı olarak nitelendirirler, kabul etmezler. Bunlardan biri Mısır Ezher üniversitesi akademisyeni ümmetin yetimi Kürtler diye bir kitap yazmıştır. Diğeri ünlü vicdanlı bir yazar sosyolog Türk, Ismail Beşikçidir. Kürt hakları ve sorunları hakkında kitaplar yazmış, 17 yıl cezaevinde yatmıştır. 
İslam aleminin en önemli sorunlarından biri Kürt sorunudur
 İslam ülkelerini Israil ve emperyalist ülkeler karşısında güçsüzleştiren, zayıf  düşüren Kürt meselesidir
 İslam aleminde bu sorun  önyargılardan uzak çözülürse, yani Kürt hakkını istediği zaman vicdansızca ikinci İsrail denilmediği zaman, İslam alemi dışarıya karşı güçlü ve haklı olur.  Kürtler için ikinci İsrail demek haksız mesnetsiz
 Tek taraflı sağlam bir mantıktan yoksun bir suçlamadır.
 Bu konuyla ilgili olarak halk arasında söylenen "Hem suçlu hem güçlü" sözü buna dolaylı yoldan bir örnek verilebilir. Bunu biraz açarsak, bir suikasta kurban giden ünlü gazeteci Uğur Mumcu'nun yazdığı bir kitabın adı suçlular ve güçlülerdir. Yani haksız olduğunu bildiği halde kendini haklı göstermektir. Mumcu bu kitapta bilinçli olarak sureti haktan söz eden, bir nevi siyaset esnafı olan üç kağıtçı politikacıları, mafya babalarını, dini siyasete özel çıkarına alet eden dinbazları anlatır. Saf insanlar sorgulamadan bunlara inanırlar.
Suçlular ve güçlüler, maalesef hayatın her alanında görünen bazı mahluklardır. Haktan, hukuktan yoksun olarak  olayları kendi bakış açılarıyla tek taraflı kendilerinden yana değerlendirir yontarlar. Marangoz deyimiyle bıçkı değil keserlerdir. Çıkarları gereği bir durumu doğru, yanlış, haklı haksız demeden, incelemeden, körü körüne kabul eder inanırlar.
Oysa bu anlayış kamil manada insani bir düşünce tarzı olmaz. Gerçek, doğru dürüst bir insan inceler, sorgular, analiz eder, vicdanını atmaz. Doğruya doğru, yanlışa yanlış der. Bu fikri ve ilkesinden, kardeşi evladı aleyhinde dahi olsa doğruyu söyler  taraf tutmaz.
Ama tabi, herkeste böylesi meziyet özellik yoktur. Bunun adı vicdandır insaftır. Hayatın bir gerçeği adil vicdanlı insanlar olduğu kadar, vicdansız diye nitelenecek insanlar belki daha çoktur. 
Bunun çeşitli nedenleri vardır. Kalıtım, eğitim, çevre insanların davranışları üzerinde önemli belirleyici etkileri vardır.
Zaten dünya tarihinde vuku bulan savaşların en önemli nedenleri hak hukuk tanımamak, hem suçlu hem güçlü olmak anlayışıdır. 
Bu yazının esas asıl konusu genelde dünyada, özelde bölgemiz ortadoğudaki acımasız haksız savaşlardır. Söz konusu olan Suriye'deki savaşladır. Suriye'yi yaklaşık 60 yıl dikta, baskı ile yöneten Esad rejiminden sonra iktidara gelen İşid zihniyetli HTŞ Colani yönetiminin her yaptıklarına haklı doğru deyip, başkalarını suçlu kabul etmeleridir. 
Esat rejimi alevi azınlık dışında diğer mezhep ve etnik kimliklerin haklarını kabul etmez tanımazlardı.
Yeni Suriye yönetimi ise bu defa sünni mezhepçi bir anlayışla aynı yolu izliyorlar. Alevi ve Dürizilere yaptıkları bilinen bir gerçektir.
Başka bir biçimde ise bu ülkenin Kürt halkının haklarını kabul etmemeleridir.
Bunların asıl niyetleri ve nitelikleri Halep'te Kürt mahalleri olarak bilinen Şeyh maksut ve Eşrefi'ye saldırılarında ortaya çıktı. Kendi çektikleri videolar da Kürt cenazelerine dahi hakaretlerde bulundular. Bunlarda biraz vicdan, empati duygusu olsa özeleştiri yaparlar. başkalarının haklarını inkar etmezler. Kürtler için ikinci İsrail demek aksızlık ve iftiradır.
Sözün özü herkes insani vasıf sahibi olamıyor. Büyük bir bilginin dediği, çok doğru, insanı insan yapan vicdandır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.