Anasayfa
Yazarlar
NECDET ŞANSAL
Yazı Detayı
Bu yazı 179 kez okundu.
CUMHURBAŞKANI SAYIN RECEP TAYYIP ERDOĞAN'A AÇIK BİR MEKTUP
Sayın Cumhurbaşkanı selamlar saygılar. Ben, yerel bir gazete olan Yeniurfa gazetesinde naçizane köşe yazarlığı yapan sizin yaşınızda bir emekli vatandaşım.
Kudüs fatihi Selahattin Eyyubi'nin Şeddadi aşiretine mensup Urfalı bir ailenin ferdiyim.
Yazılarımı takip eden vicdan sahibi herkes bilir ki sözüm meclisten dışarı, yazılarım da asla hakaret ve şiddet içeren ifadeler olmaz. Böyle bir tarzı doğru da bulmam.
Objektif olmaya çalışırım. Bundan dolayı hakkımda şimdiye kadar şükür hiç bir adli soruşturma açılmadı. Zaten doğru olan sansür değil otosansür'dür. Zira sınırsız bir özgürlük olamaz. Bence bu insan tabiatına da aykırıdır.
Haklarını teslim edeyim, bağımsız basından yana olan Yeniurfa gazetesi yönetimi şimdiye kadar yazılarımı özgürce yazmama engel olmadılar.
Burada sizin vesilenizle onlara teşekkür ederim.
Bu açık mektup ta siyasi sosyal konulara girecek değilim, gereği de yok.Yalnız ekonomi meselesini yani emekli maaşları konusunu size arz etmek isterim. Bundan önce sizin olumlu bir hareketinizi, daha doğrusu hoşunuza gitsin diye demiyorum, en önemli vicdani uygulamanız, daha önce emekli vatandaşların maaşlarına konulan hacizleri ve ev eşyaları haczini kaldırmanızdır. Bundan dolayı sizi içtenlikle kutluyorum.
Sayın cumhurbaşkanı, asıl konumuza gelelim: Türkiye'de emekli maaşlarında büyük bir fark, bir çelişki ve adaletsizlik var.
Bunda partizan olmayan, düşünen, sorgulayan, her Türk vatandaşı hem fikirdir. Siz de bilirsiniz partinizin başarısında sizin Başbakan ve cumhurbaşkanı olmanızda diğer toplumsal katmanlarla birlikte emekli vatandaşların büyük bir katkısı ve desteği oldu.
Doğruyu vurgulamak gerekirse yönetiminizin ilk iki veya üç döneminizde, ideolojik bakış açısı dışında olan her vatandaş, sizin, sosyal, siyasal, ekonomik olarak başarılı icraatlar da bulunduğunuzu kabul ederler.
Sonra ne olduysa başarılı demokratik politikanız sekteye uğradı. Nitekim bu durum Ak Parti oylarına olumsuz yansıdı.
Konu dışına dolaylı olarak istemeden çıkıldı
Size asıl arz etmek istediğimiz konu sosyal siğortalar kurumunun emekli maaşları arasındaki gerek maaş gerekse prim konusunda yapılan yanlışlıkların olmasıdır.
Siz iktidara geldiğinizde bir asgari ücret 184 lira iken en düşük emekli maaşı 250 lira idi. Ayrıca emekli maaşları arasında şimdiki gibi bu kadar açık ve bariz bir fark yoktu. Prim konusu ayrı önemli bir sorun. Aynı pirimi veren bir SSK emeklisi örneğin bin lira alırken diğeri iki bin lira alıyor. 25-30 yıl prim ödeyen bir bağkur emeklisi ile 7 yıl prim ödeyen bağkurlu, tarım siğortalı, SSK emeklisi neredeyse aynı maaşı aliyor. Siz de takdir edersiniz bu doğru değildir. Vatandaşlar arasında önemli bir eleştri konusu oluyor.
Böylesi uygulamalar Adı Adalet ve Kalkınma partisi olan partiye yakışmıyor. En düşük Emekli maaşının asgari ücret düzeyine getirilmesi, ödenilen prime göre maaş alınması lazımdır. Eşit prime eşit ücret sosyal bir devlet olmanin gereği anayasal bir haktır.
Ayrıca yüksek maaş alan emekliler ile düşük ücret alan emekliler arasında maaş farkının makul bir düzeye getirilmesi için düşük maaş alan emeklilerin maaşlarına seyyanen zam yapılmalıdır.
Bunun için intibak yasası çıkarılmalıdır.
Sayın cumhurbaşkanı: emekli bir yerel gazetecinin size böyle bir mektup şeklinde emekli maaş konusunu gündeme getirmesi, bunun ne kadar önemli ve toplumsal karşılığının olduğunun herhalde kanıtı olsa gerek.
Zira emekli vatandaşların çoğu bir mağduriyet ve sefalet yaşıyor. Hukuk devleti olmanın gereği bu durumu önlemektir.
Hazine ve Maliye bakanı sayın Mehmet Şimşek, emekli maaşlarına seyyanen zam konusunda sanırım istekli görünmüyor. Kendisinin uluslararası finans kuruluşlarının beklentisine göre hareket ettiği şeklinde bir algı var.
Sayın cumhurbaskanı: zatı aliniz sayın Şimşek'i emekli maaşlarının makul bir düzeye getirilmesi için ikna ve ikaz etmeniz, sizin ve partinizin şüphesiz ki yararına olacaktır. Saygılarımla
Ekleme
Tarihi: 23 Haziran 2026 -Salı
CUMHURBAŞKANI SAYIN RECEP TAYYIP ERDOĞAN'A AÇIK BİR MEKTUP
Sayın Cumhurbaşkanı selamlar saygılar. Ben, yerel bir gazete olan Yeniurfa gazetesinde naçizane köşe yazarlığı yapan sizin yaşınızda bir emekli vatandaşım.
Kudüs fatihi Selahattin Eyyubi'nin Şeddadi aşiretine mensup Urfalı bir ailenin ferdiyim.
Yazılarımı takip eden vicdan sahibi herkes bilir ki sözüm meclisten dışarı, yazılarım da asla hakaret ve şiddet içeren ifadeler olmaz. Böyle bir tarzı doğru da bulmam.
Objektif olmaya çalışırım. Bundan dolayı hakkımda şimdiye kadar şükür hiç bir adli soruşturma açılmadı. Zaten doğru olan sansür değil otosansür'dür. Zira sınırsız bir özgürlük olamaz. Bence bu insan tabiatına da aykırıdır.
Haklarını teslim edeyim, bağımsız basından yana olan Yeniurfa gazetesi yönetimi şimdiye kadar yazılarımı özgürce yazmama engel olmadılar.
Burada sizin vesilenizle onlara teşekkür ederim.
Bu açık mektup ta siyasi sosyal konulara girecek değilim, gereği de yok.Yalnız ekonomi meselesini yani emekli maaşları konusunu size arz etmek isterim. Bundan önce sizin olumlu bir hareketinizi, daha doğrusu hoşunuza gitsin diye demiyorum, en önemli vicdani uygulamanız, daha önce emekli vatandaşların maaşlarına konulan hacizleri ve ev eşyaları haczini kaldırmanızdır. Bundan dolayı sizi içtenlikle kutluyorum.
Sayın cumhurbaşkanı, asıl konumuza gelelim: Türkiye'de emekli maaşlarında büyük bir fark, bir çelişki ve adaletsizlik var.
Bunda partizan olmayan, düşünen, sorgulayan, her Türk vatandaşı hem fikirdir. Siz de bilirsiniz partinizin başarısında sizin Başbakan ve cumhurbaşkanı olmanızda diğer toplumsal katmanlarla birlikte emekli vatandaşların büyük bir katkısı ve desteği oldu.
Doğruyu vurgulamak gerekirse yönetiminizin ilk iki veya üç döneminizde, ideolojik bakış açısı dışında olan her vatandaş, sizin, sosyal, siyasal, ekonomik olarak başarılı icraatlar da bulunduğunuzu kabul ederler.
Sonra ne olduysa başarılı demokratik politikanız sekteye uğradı. Nitekim bu durum Ak Parti oylarına olumsuz yansıdı.
Konu dışına dolaylı olarak istemeden çıkıldı
Size asıl arz etmek istediğimiz konu sosyal siğortalar kurumunun emekli maaşları arasındaki gerek maaş gerekse prim konusunda yapılan yanlışlıkların olmasıdır.
Siz iktidara geldiğinizde bir asgari ücret 184 lira iken en düşük emekli maaşı 250 lira idi. Ayrıca emekli maaşları arasında şimdiki gibi bu kadar açık ve bariz bir fark yoktu. Prim konusu ayrı önemli bir sorun. Aynı pirimi veren bir SSK emeklisi örneğin bin lira alırken diğeri iki bin lira alıyor. 25-30 yıl prim ödeyen bir bağkur emeklisi ile 7 yıl prim ödeyen bağkurlu, tarım siğortalı, SSK emeklisi neredeyse aynı maaşı aliyor. Siz de takdir edersiniz bu doğru değildir. Vatandaşlar arasında önemli bir eleştri konusu oluyor.
Böylesi uygulamalar Adı Adalet ve Kalkınma partisi olan partiye yakışmıyor. En düşük Emekli maaşının asgari ücret düzeyine getirilmesi, ödenilen prime göre maaş alınması lazımdır. Eşit prime eşit ücret sosyal bir devlet olmanin gereği anayasal bir haktır.
Ayrıca yüksek maaş alan emekliler ile düşük ücret alan emekliler arasında maaş farkının makul bir düzeye getirilmesi için düşük maaş alan emeklilerin maaşlarına seyyanen zam yapılmalıdır.
Bunun için intibak yasası çıkarılmalıdır.
Sayın cumhurbaşkanı: emekli bir yerel gazetecinin size böyle bir mektup şeklinde emekli maaş konusunu gündeme getirmesi, bunun ne kadar önemli ve toplumsal karşılığının olduğunun herhalde kanıtı olsa gerek.
Zira emekli vatandaşların çoğu bir mağduriyet ve sefalet yaşıyor. Hukuk devleti olmanın gereği bu durumu önlemektir.
Hazine ve Maliye bakanı sayın Mehmet Şimşek, emekli maaşlarına seyyanen zam konusunda sanırım istekli görünmüyor. Kendisinin uluslararası finans kuruluşlarının beklentisine göre hareket ettiği şeklinde bir algı var.
Sayın cumhurbaskanı: zatı aliniz sayın Şimşek'i emekli maaşlarının makul bir düzeye getirilmesi için ikna ve ikaz etmeniz, sizin ve partinizin şüphesiz ki yararına olacaktır. Saygılarımla
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.