Günün ilk ışıklarıyla birlikte haber bültenlerine düşen bir haber, sadece Adana’yı değil, vicdanı olan herkesin yüreğini bir kez daha dağladı.
Akılalmaz, insanlık dışı bir vahşet: Bir vatandaşa 30 bin lira verip karşılığında tam 5 milyon lira talep eden, istediğini alamayınca da henüz hayatının baharındaki 15 yaşındaki bir evladı, bir sabiyi katleden gözü dönmüş şebekeler…
Soruyorum size: Hangi vicdan, hangi hukuk, hangi insanlık tanımı bu alçaklığı taşıyabilir?
Bugün sokakta, mahallede, esnafın arasında, hülasa toplumun her kesiminde aynı feryat yükseliyor.
İnsanların canına kasteden, alın terine göz diken, malına çöken, faiz ve tefecilik çarkıyla yuvalar yıkan bu mafya artıklarına, çetelere ve kaynağı belirsiz karanlık fonculara artık dur denilmelidir!
Bu yapılara tek bir nefeslik dahi geçit verilmemelidir.
Geçmişten bugüne süre gelen "bir kereden bir şey olmaz" ya da cezasızlık algısı, ne yazık ki bu zorbaları daha da cesaretlendiriyor.
Adam öldürmeyi, tehdit etmeyi, milletin malına çöküp malvarlığı gasp etmeyi kendine meslek edinmiş bu mahluklar; kanunun boşluklarından, yetersiz cezalardan güç alıyor.
Oysa milletin vicdanındaki ceza bellidir.
Bugün kamuoyu açıkça konuşuyor, sokak tek bir sesle haykırıyor: İnsanların canına kıyan, çeteleşip milletin malına, namusuna, evladına çöken bu çetelere ve katillere en ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.
Hatta toplumun büyük bir kesimi, bu derece canice işlenen suçlar için idam cezasının geri getirilmesini yüksek sesle talep etmektedir.
Çünkü biliniyor ki, bir masumun canına kıyanın, bir ailenin ocağını söndürenin adalet karşısında hak ettiği karşılığı bulması, adalet duygusunun en temel gereksinimidir.
Devletimizin güvenlik güçleri ve yargı organları elbette bu suç odaklarıyla mücadele etmektedir; ancak gelinen noktada mücadelenin boyutu ve cezaların caydırıcılığı yeniden gözden geçirilmelidir.
Masum bir çocuğun hayatı 30 bin liralık hırsın, 5 milyon liralık yağmanın kurbanı oluyorsa, burada hukuk sisteminin en sert yüzünü göstermesi kaçınılmazdır.
Toplumun huzuru, sokakların güvenliği ve evlatlarımızın geleceği için mafyatik yapılanmalara, tefecilere, karanlık fonculara ve çetelere karşı sıfır tolerans gösterilmelidir.
Adana'da katledilen o 15 yaşındaki evladımızın ahı, bu mücadelede milat olmalıdır.
Milletin sesine kulak verilmeli; cana, mala ve huzura kastedenlere karşı adalet en kararlı ve en caydırıcı şekliyle tecelli etmelidir!