Atalarımız boşuna dememiş "Sü uyur, düşman uyumaz" diye.
Yüzyılların tecrübesiyle sabit olan bu söz, bugün Gazze’de yaşanan insanlık dramı ve bölgemiz üzerinde oynanan kirli oyunlar karşısında bir kez daha acı bir hakikat olarak karşımıza çıkıyor.
Son dönemde İsrail kanadından gelen ve doğrudan ülkemizin iradesini hedef alan küstah açıklamalar, hadsizliğin ve boyu aşan kibirin son noktasıdır.
Çocuk katili siyonist zihniyet, kendi kanlı icraatlarını örtmeye çalışırken gözünü Türkiye’ye dikmiş, Millî İrade’nin temsilcisi Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah hakkında "Oylayın, değiştirin" gibi akılalmaz ve küstahça paylaşımlar yapma cüretinde bulunmuştur.
Buradan açıkça ifade etmek gerekir: Sen kimsin?
Tarihi soykırımlarla, çocuk kanıyla yazılmış bir zihniyetin temsilcisi olarak Türkiye’nin iç işlerine, milletin özgür iradesine dil uzatmak senin ne haddine! Bu milletin sandıkta koyduğu irade de, seçtiği Cumhurbaşkanı da bu ülkenin kırmızı çizgisidir.
Türkiye, uzaktan talimatla ya da sosyal medya kışkırtmalarıyla yön verilecek bir çadır devleti değildir; tarihi şanla dolu, iradesine diz çöktürülemeyen büyük bir devlettir.
Öte yandan, aynı zihniyetin yayımladığı diğer mesajlara baktığımızda tablonun görünmeyen yüzü netleşmektedir. "Dostum Donald, Beyaz Saray'da İsrail'in daha büyük bir dostu olmadı, sarsılmaz desteğiniz için teşekkür ederim" şeklindeki açık teşekkürler, kurgunun büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
Bu ifadeler göstermektedir ki; İsrail bu sahnede tek başına değildir.
Sahada tetik çekenler kadar, o tetiğin arkasındaki siyasi, askeri ve finansal gücü sağlayanlar da bu tablodan sorumludur.
Cumhurbaşkanımızın tespitiyle, uzaktan kumandanın Düğmesi nerede basılıyorsa, yönlendirme de oradan gelmektedir.
İslam coğrafyasında yaşanan kıyımlar, soykırımlar ve insani trajediler, sadece bir aktörün değil, arkasındaki bu küresel şer ittifakının ortak eseridir.
Ancak unutulmamalıdır ki; Siyonist zihniyet ve destekçileri ne kadar plan yaparsa yapsın, bu coğrafyanın basiretli insanları ve Türkiye’nin dik duruşu aldanmayacaktır.
Haddini bilmeyenlere cevabımız birliğimizdir; tezgahlanan oyunlara karşı en büyük gücümüz ise millî irademize ve bağımsızlığımıza sahip çıkmaktır.