MUHAMMED ALİ URFALI
Köşe Yazarı
MUHAMMED ALİ URFALI
 

FISTIK BİLE DİLE GELDİ

Dedi ki: "ben Urfalıyım! Bugün dışarıda bir fırtına vardı, uğultusu sokakları kaplamıştı. Rüzgârın nereden esip nereye gittiğini anlamak zordu. Hani insan bazen tabiatla dertleşir ya, ben de esip geçen fırtınaya sordum: "Nerelisin?" Esti, gürledi, gür sesiyle adeta: "Ben Urfalıyım!" dedi. Fırtınanın coşkusuyla tarlaya, ağacın dalındaki fıstığa çevirdim bakışlarımı.  "Fıstık nasıl konuşur?" dediğinizi, şaşırdığınızı duyar gibiyim. Tabii ki fıstık dile gelip konuşmaz; ama bugün o yeşil altının gözlerinin içine baktığımda, içinde biriken bir sitemi, derin bir haksızlığa uğramışlık hissini gördüm. O bakış öyle sıradan bir bakış değildi. Adeta "Ben Urfalıyım, bana sahip çıkın!" diye haykırıyordu. Dokunsan ağlayacak, dokunsan dile gelecek gibiydi. Biraz daha dinlesem, kabuğunu çatlatıp "Ben Urfa toprağının evladıyım!" diye bağıracaktı. Haksız da değil hani... Rakamlar yalan söylemez. 2026 yılı verilerine baktığımızda, 49.000 ile 49.500 ton civarındaki devasa üretimiyle Şanlıurfa, Türkiye’de fıstık üretiminde açık ara birinci sırada yer alıyor. Bu toprağın güneşiyle pişen, bereketiyle beslenen, dökülen alın teriyle olgunlaşan fıstığın ezici bir çoğunluğu bizim tarlalarımızda yetişiyor. Peki sonuç? Gaziantep çıkıp diyor ki: "Bu fıstık Antep’indir." Urfa üretiyor, çilesini Urfalı çiftçi çekiyor, yükünü Urfa toprağı kaldırıyor; ama sıra isme gelince adı "Antep Fıstığı" oluveriyor. Üretim bizde, emek bizde, bereket bizde... Ama unvan başkasında. Fıstık sadece bir tarım ürünü değil, bu kadim şehrin kimliğidir, hakkıdır, emeğidir. Bugün o dalındaki fıstık sessizliğiyle çok şey anlattı. Ne diploması var ne kimliği, ama dille söyleyemediğini bakışıyla fısıldadı: Fıstık Antep’in değil, öz be öz Urfalıdır! Şimdi soru şu: Biz kendi değerimize, toprağımızdan fışkıran bu berekete ne kadar sahip çıkacağız? Fıstık bile dile gelmişken, Urfalı daha ne kadar susacak?
Ekleme Tarihi: 16 Ekim 2026 -Cuma

FISTIK BİLE DİLE GELDİ

Dedi ki: "ben Urfalıyım!

Bugün dışarıda bir fırtına vardı, uğultusu sokakları kaplamıştı.

Rüzgârın nereden esip nereye gittiğini anlamak zordu.

Hani insan bazen tabiatla dertleşir ya, ben de esip geçen fırtınaya sordum: "Nerelisin?" Esti, gürledi, gür sesiyle adeta: "Ben Urfalıyım!" dedi.
Fırtınanın coşkusuyla tarlaya, ağacın dalındaki fıstığa çevirdim bakışlarımı. 

"Fıstık nasıl konuşur?" dediğinizi, şaşırdığınızı duyar gibiyim. Tabii ki fıstık dile gelip konuşmaz; ama bugün o yeşil altının gözlerinin içine baktığımda, içinde biriken bir sitemi, derin bir haksızlığa uğramışlık hissini gördüm.

O bakış öyle sıradan bir bakış değildi. Adeta "Ben Urfalıyım, bana sahip çıkın!" diye haykırıyordu.

Dokunsan ağlayacak, dokunsan dile gelecek gibiydi.

Biraz daha dinlesem, kabuğunu çatlatıp "Ben Urfa toprağının evladıyım!" diye bağıracaktı.

Haksız da değil hani...
Rakamlar yalan söylemez. 2026 yılı verilerine baktığımızda, 49.000 ile 49.500 ton civarındaki devasa üretimiyle Şanlıurfa, Türkiye’de fıstık üretiminde açık ara birinci sırada yer alıyor.

Bu toprağın güneşiyle pişen, bereketiyle beslenen, dökülen alın teriyle olgunlaşan fıstığın ezici bir çoğunluğu bizim tarlalarımızda yetişiyor.

Peki sonuç?
Gaziantep çıkıp diyor ki: "Bu fıstık Antep’indir."
Urfa üretiyor, çilesini Urfalı çiftçi çekiyor, yükünü Urfa toprağı kaldırıyor; ama sıra isme gelince adı "Antep Fıstığı" oluveriyor.

Üretim bizde, emek bizde, bereket bizde... Ama unvan başkasında.
Fıstık sadece bir tarım ürünü değil, bu kadim şehrin kimliğidir, hakkıdır, emeğidir.

Bugün o dalındaki fıstık sessizliğiyle çok şey anlattı.

Ne diploması var ne kimliği, ama dille söyleyemediğini bakışıyla fısıldadı:
Fıstık Antep’in değil, öz be öz Urfalıdır!
Şimdi soru şu: Biz kendi değerimize, toprağımızdan fışkıran bu berekete ne kadar sahip çıkacağız? Fıstık bile dile gelmişken, Urfalı daha ne kadar susacak?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.