MUHAMMED ALİ URFALI
Köşe Yazarı
MUHAMMED ALİ URFALI
 

KALBİN ÇİÇEĞİ, CİHANIN ZİYNETİ

Hayat yolculuğunda insanın attığı en köklü ve en anlamlı adım, kendisine bir yol arkadaşı seçmesidir. Modern dünyanın bireyselliği öne çıkaran, insanı yalnızlaştıran karmaşası içinde evlilik; ruhun sığınacağı en emniyetli liman, kalbin dinleneceği en huzurlu mekândır. Eskilerin tabiriyle eş, insanın sadece hayat arkadaşı değil; kıymetiyle değer bulduğu, itibarıyla zinetlendiği aynasıdır. İnsan, eşiyle itibar kazanır. Toplum içinde bir insanın duruşu, nezaketi ve karakteri, aile yuvasına gösterdiği özenle ölçülür. Birbirine sevgi, saygı ve sadakatle bağlı iki ruh, etraflarına da bir güven ve itibar halesi yayar.  Çünkü evlilik, iki insanın sadece aynı çatıyı değil, aynı kaderi ve saygınlığı paylaşmasıdır.  İnsan, hayat arkadaşının zarafeti ve desteğiyle toplumda kendi değerini perçinler; onunla tamamlanır, onunla değerlenir. Eş, kalbin çiçeğidir. Solmaya yüz tutmuş duyguları Yeşerten, günün yorgunluğunu bir tebessümle unutturan, insanın iç dünyasına açılan en narin tomurcuktur. Bir çiçeğe nasıl ihtimam gösterilmesi, sevgiyle ve ilgiyle bakılması gerekiyorsa; kalbin çiçeği olan eşe de öyle yaklaşılmalıdır. Sevgiyle sulanan her evlilik, zamanla kocaman bir cennet bahçesine dönüşür. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bizlere ilettiği hadis-i şerifler de bu hakikati en açık ve yalın haliyle önümüze koyar: İnsanın eşi, onun hem cenneti hem de cehennemidir. Bu ilahi ve nebevi mesaj, evliliğin ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu gözler önüne serer. Eşine adaletle, şefkatle ve merhametle yaklaşan; onun haklarını gözeten ve kalbini ihya eden bir insan için eşi, cennetin kapılarını aralayan bir vesiledir. Aksi halde, kırılan kalpler, ihlal edilen haklar ve sergilenen kaba tutumlar, insanın kendi eliyle hazırladığı bir ahiret felaketine dönüşebilir.  Eşimizin yüzündeki bir tebessüm bizi cennete yakınlaştırırken, gözünden dökülen bir damla sitemli yaş dünyamızı ve ahiretimizi karartmaya yeter. Kısacası evlilik; sadece bu dünyada aynı evi paylaşmak değil, ebedi alemde de beraber yürümeye talip olmaktır. Eşini kalbinin çiçeği bilen, onunla değerlenen ve itibarı onunla arayan her insan, aslında kendi cennetinin tohumlarını bu dünyada ekmektedir. Hayatın yükünü birlikte omuzladığımız, baktıkça huzur bulduğumuz ve ahiretimize rehber kılacağımız hayırlı eşlere ve yuvalara sahip olmak temennisiyle...
Ekleme Tarihi: 08 Ekim 2026 -Perşembe

KALBİN ÇİÇEĞİ, CİHANIN ZİYNETİ

Hayat yolculuğunda insanın attığı en köklü ve en anlamlı adım, kendisine bir yol arkadaşı seçmesidir.

Modern dünyanın bireyselliği öne çıkaran, insanı yalnızlaştıran karmaşası içinde evlilik; ruhun sığınacağı en emniyetli liman, kalbin dinleneceği en huzurlu mekândır.

Eskilerin tabiriyle eş, insanın sadece hayat arkadaşı değil; kıymetiyle değer bulduğu, itibarıyla zinetlendiği aynasıdır.

İnsan, eşiyle itibar kazanır. Toplum içinde bir insanın duruşu, nezaketi ve karakteri, aile yuvasına gösterdiği özenle ölçülür.

Birbirine sevgi, saygı ve sadakatle bağlı iki ruh, etraflarına da bir güven ve itibar halesi yayar. 

Çünkü evlilik, iki insanın sadece aynı çatıyı değil, aynı kaderi ve saygınlığı paylaşmasıdır. 

İnsan, hayat arkadaşının zarafeti ve desteğiyle toplumda kendi değerini perçinler; onunla tamamlanır, onunla değerlenir.

Eş, kalbin çiçeğidir. Solmaya yüz tutmuş duyguları Yeşerten, günün yorgunluğunu bir tebessümle unutturan, insanın iç dünyasına açılan en narin tomurcuktur.

Bir çiçeğe nasıl ihtimam gösterilmesi, sevgiyle ve ilgiyle bakılması gerekiyorsa; kalbin çiçeği olan eşe de öyle yaklaşılmalıdır.

Sevgiyle sulanan her evlilik, zamanla kocaman bir cennet bahçesine dönüşür.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bizlere ilettiği hadis-i şerifler de bu hakikati en açık ve yalın haliyle önümüze koyar: İnsanın eşi, onun hem cenneti hem de cehennemidir.

Bu ilahi ve nebevi mesaj, evliliğin ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu gözler önüne serer.

Eşine adaletle, şefkatle ve merhametle yaklaşan; onun haklarını gözeten ve kalbini ihya eden bir insan için eşi, cennetin kapılarını aralayan bir vesiledir.

Aksi halde, kırılan kalpler, ihlal edilen haklar ve sergilenen kaba tutumlar, insanın kendi eliyle hazırladığı bir ahiret felaketine dönüşebilir. 

Eşimizin yüzündeki bir tebessüm bizi cennete yakınlaştırırken, gözünden dökülen bir damla sitemli yaş dünyamızı ve ahiretimizi karartmaya yeter.

Kısacası evlilik; sadece bu dünyada aynı evi paylaşmak değil, ebedi alemde de beraber yürümeye talip olmaktır.

Eşini kalbinin çiçeği bilen, onunla değerlenen ve itibarı onunla arayan her insan, aslında kendi cennetinin tohumlarını bu dünyada ekmektedir.

Hayatın yükünü birlikte omuzladığımız, baktıkça huzur bulduğumuz ve ahiretimize rehber kılacağımız hayırlı eşlere ve yuvalara sahip olmak temennisiyle...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.