MUHAMMED ALİ URFALI
Köşe Yazarı
MUHAMMED ALİ URFALI
 

MİLYARLIK BAĞIŞLAR, SORU İŞARETLERİ VE KELEPÇESİZ GÖZALTI

Haluk Levent, geçmişte iki kez cezaevine girmiş bir isim: İlk olarak 1997'de karşılıksız çekten, ardından 2010'da dolandırıcılık iddialarından... Üstelik bu kayıtlar gizli saklı birer sabıka değil; tamamen aleni ve kamuya açık sicil kayıtlarıdır.  2000'li yıllardan itibaren adı sık sık tefecilere ve faktöring şirketlerine olan borçlarıyla gündeme geldi.  Kumar tutkusu nedeniyle katlanarak büyüyen yüz binlerce dolarlık borçları yüzünden zaman zaman çok zor durumlarda kaldı, hapis cezaları aldı.  Hatta bu borçları hafifletmek, ertelemek veya tahsilat sürecini yönetebilmek adına mafya ve suç örgütü bağlantılı şahıslarla iletişim kurduğu iddialarıyla (2010 ve 2018 yıllarında) organize suç soruşturmalarına konu oldu. Peki, geçmişi bu denli şaibeli bir figüre nasıl oldu da güvenildi ve milyonlarca lira bağış teslim edildi?  Bu şahıs, 6 Şubat depreminin ardından yapılan bazı kamuoyu araştırmalarında adeta "Türkiye'nin en güvenilir insanı" ilan edildi.  Derneğinde milyarlarca liralık bağış toplandı; ancak bu kaynakların hesabı şeffaf bir şekilde sorulamadı, sormaya yeltenenler ise sosyal medyada adeta linç edildi.  Denetim süreçlerine dair soru işaretleri her geçen gün büyürken, son dönemde ortaya atılan yasa dışı bahis ve usulsüz dernek transferi iddiaları bardağı taşıran son damla oldu.  Üstelik tüm bu sürecin sonunda, deniz yoluyla Yunanistan'a kaçmaya çalışırken yakalandığı iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Burada asıl dikkat çekici ve düşündürücü olan ise gözaltı anındaki tavırdı.  Normal şartlarda bu derece ağır suçlamalarla gözaltına alınan bir şüpheliye polisin ters kelepçe takması ve başını eğerek araca bindirmesi gerekirdi.  Oysa kamuoyuna yansıyan görüntülerde, sadece tek bir polisin Haluk Levent'in koluna arkadaşça girerek onu lüks bir şekilde araca götürdüğü görülüyordu. Geçmişi karanlık ilişkilerle ve borç sarmallarıyla dolu bir figürün, kriz anlarında bir "kurtarıcı" olarak parlatılması ve ardından yine ayrıcalıklı bir muameleyle uğurlanması, toplum olarak neyi, neden sorgulamamız gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Şöhretin ve algı yönetiminin, hukukun ve şeffaflığın önüne geçmemeli, sorgulamayan kitleler sadece paralarını değil, adalet duygularını da kaybetmeye mahkumdur.
Ekleme Tarihi: 16 Temmuz 2026 -Perşembe

MİLYARLIK BAĞIŞLAR, SORU İŞARETLERİ VE KELEPÇESİZ GÖZALTI

Haluk Levent, geçmişte iki kez cezaevine girmiş bir isim: İlk olarak 1997'de karşılıksız çekten, ardından 2010'da dolandırıcılık iddialarından... Üstelik bu kayıtlar gizli saklı birer sabıka değil; tamamen aleni ve kamuya açık sicil kayıtlarıdır. 

2000'li yıllardan itibaren adı sık sık tefecilere ve faktöring şirketlerine olan borçlarıyla gündeme geldi. 
Kumar tutkusu nedeniyle katlanarak büyüyen yüz binlerce dolarlık borçları yüzünden zaman zaman çok zor durumlarda kaldı, hapis cezaları aldı. 
Hatta bu borçları hafifletmek, ertelemek veya tahsilat sürecini yönetebilmek adına mafya ve suç örgütü bağlantılı şahıslarla iletişim kurduğu iddialarıyla (2010 ve 2018 yıllarında) organize suç soruşturmalarına konu oldu.

Peki, geçmişi bu denli şaibeli bir figüre nasıl oldu da güvenildi ve milyonlarca lira bağış teslim edildi? 
Bu şahıs, 6 Şubat depreminin ardından yapılan bazı kamuoyu araştırmalarında adeta "Türkiye'nin en güvenilir insanı" ilan edildi. 
Derneğinde milyarlarca liralık bağış toplandı; ancak bu kaynakların hesabı şeffaf bir şekilde sorulamadı, sormaya yeltenenler ise sosyal medyada adeta linç edildi. 
Denetim süreçlerine dair soru işaretleri her geçen gün büyürken, son dönemde ortaya atılan yasa dışı bahis ve usulsüz dernek transferi iddiaları bardağı taşıran son damla oldu. 
Üstelik tüm bu sürecin sonunda, deniz yoluyla Yunanistan'a kaçmaya çalışırken yakalandığı iddiaları gündeme bomba gibi düştü.

Burada asıl dikkat çekici ve düşündürücü olan ise gözaltı anındaki tavırdı. 
Normal şartlarda bu derece ağır suçlamalarla gözaltına alınan bir şüpheliye polisin ters kelepçe takması ve başını eğerek araca bindirmesi gerekirdi. 
Oysa kamuoyuna yansıyan görüntülerde, sadece tek bir polisin Haluk Levent'in koluna arkadaşça girerek onu lüks bir şekilde araca götürdüğü görülüyordu.
Geçmişi karanlık ilişkilerle ve borç sarmallarıyla dolu bir figürün, kriz anlarında bir "kurtarıcı" olarak parlatılması ve ardından yine ayrıcalıklı bir muameleyle uğurlanması, toplum olarak neyi, neden sorgulamamız gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Şöhretin ve algı yönetiminin, hukukun ve şeffaflığın önüne geçmemeli,
sorgulamayan kitleler sadece paralarını değil, adalet duygularını da kaybetmeye mahkumdur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.