MUHAMMED ALİ URFALI
Köşe Yazarı
MUHAMMED ALİ URFALI
 

KARA HAYDAR’DAN SONRA BEYAZ HAYDAR DA GİTTİ

Sırada hangi renkte Haydar olacağını bilemiyoruz; ancak sağ olsun devletimiz, bu ve benzeri suç örgütlerine asla geçit vermiyor. Son birkaç gündür sosyal medyanın ve gündemin ana menüsünde "Kara Haydar" lakaplı Mehmet Fatih Tançalan var. İddiaya bakılırsa geçmişi 25 suçtan sabıkalı bir profil... Fakat arkasında onlarca kiralık koruma, lüks araç konvoyları ve en son düğününde sergilediği gövde gösterisiyle sanırsınız yeni çağın "racon kesen" tiplemesi. Neyse ki devletimizin adaleti çok gecikmedi; o şatoda çekilen şov videoları, yerini gözaltı ve tutuklama görüntülerine bıraktı. Tam "Kara Haydar yakalandı, bu saçmalık bitti" derken, sahneye yeni bir figür fırladı: Ali Haydar Kurum.  Buna da bari beyaz Haydar diyelim. Beyaz Haydar Yine benzer pozlar, arkada takım elbiseli birkaç adam, ağır çekim yürüyüşler ve klavye arkasından savrulan raconlar... İki isim takıp, üç-beş koruma kiralayıp kameranın karşısına geçince kendini bu ülkenin, bu milletin üstünde gören bu tiplere tek bir teşhis konabilir: Sosyal Medya Kabadayıları. Eskiden raconun, kabadayılığın bile bir adabı, usulü vardı. Şimdikiler ise algoritma kabadayısı. Takipçi sayısı arttıkça kendini mafya babası zanneden, birkaç güvenlik görevlisine takım elbise giydirip sokakta gövde gösterisi yapınca devleti unutacağını sanan zavallılar türedi.  Sosyal medyadaki beğeni butonlarıyla beslenen bu içi boş özgüven, kamu düzenini ve toplumun huzurunu tehdit eder hale geldi. Fakat unuttukları çok temel bir gerçek var: Bu devlete de bu millete de kimse kabadayılık taslayamaz. Devlet; ne sosyal medyadaki kiralık takipçilere bakar ne de düğünlerde takılan kilolarca altına. Yasaların, adaletin ve kamu düzeninin üstünde hiçbir güç yoktur. Kara Haydar’ın sonu cezaevi hücresi oldu; Beyaz Haydar ve başka renkte olan kişilerin sonu da farklı olmayacaktır. Sosyal medyayı dijital bir krallık, kendilerini de o krallığın derebeyi zannedenler bilmeli ki; bu ülkenin sokakları da dijital mecraları da sahte kabadayılara pabuç bırakmaz. Devlet taviz vermez, vakti geldiğinde hesabı keser. Arkasındaki korumalarla poz verenler, günün sonunda o korumaların değil, kanunun önünde tek başlarına hesap verirler.
Ekleme Tarihi: 10 Eylül 2026 -Perşembe

KARA HAYDAR’DAN SONRA BEYAZ HAYDAR DA GİTTİ

Sırada hangi renkte Haydar olacağını bilemiyoruz; ancak sağ olsun devletimiz, bu ve benzeri suç örgütlerine asla geçit vermiyor.

Son birkaç gündür sosyal medyanın ve gündemin ana menüsünde "Kara Haydar" lakaplı Mehmet Fatih Tançalan var.
İddiaya bakılırsa geçmişi 25 suçtan sabıkalı bir profil... Fakat arkasında onlarca kiralık koruma, lüks araç konvoyları ve en son düğününde sergilediği gövde gösterisiyle sanırsınız yeni çağın "racon kesen" tiplemesi.

Neyse ki devletimizin adaleti çok gecikmedi; o şatoda çekilen şov videoları, yerini gözaltı ve tutuklama görüntülerine bıraktı.

Tam "Kara Haydar yakalandı, bu saçmalık bitti" derken, sahneye yeni bir figür fırladı: Ali Haydar Kurum.
 Buna da bari beyaz Haydar diyelim.
Beyaz Haydar Yine benzer pozlar, arkada takım elbiseli birkaç adam, ağır çekim yürüyüşler ve klavye arkasından savrulan raconlar...
İki isim takıp, üç-beş koruma kiralayıp kameranın karşısına geçince kendini bu ülkenin, bu milletin üstünde gören bu tiplere tek bir teşhis konabilir:

Sosyal Medya Kabadayıları.
Eskiden raconun, kabadayılığın bile bir adabı, usulü vardı.
Şimdikiler ise algoritma kabadayısı.
Takipçi sayısı arttıkça kendini mafya babası zanneden, birkaç güvenlik görevlisine takım elbise giydirip sokakta gövde gösterisi yapınca devleti unutacağını sanan zavallılar türedi. 

Sosyal medyadaki beğeni butonlarıyla beslenen bu içi boş özgüven, kamu düzenini ve toplumun huzurunu tehdit eder hale geldi.
Fakat unuttukları çok temel bir gerçek var: Bu devlete de bu millete de kimse kabadayılık taslayamaz.

Devlet; ne sosyal medyadaki kiralık takipçilere bakar ne de düğünlerde takılan kilolarca altına. Yasaların, adaletin ve kamu düzeninin üstünde hiçbir güç yoktur.
Kara Haydar’ın sonu cezaevi hücresi oldu; Beyaz Haydar ve başka renkte olan kişilerin sonu da farklı olmayacaktır.

Sosyal medyayı dijital bir krallık, kendilerini de o krallığın derebeyi zannedenler bilmeli ki; bu ülkenin sokakları da dijital mecraları da sahte kabadayılara pabuç bırakmaz.
Devlet taviz vermez, vakti geldiğinde hesabı keser. Arkasındaki korumalarla poz verenler, günün sonunda o korumaların değil, kanunun önünde tek başlarına hesap verirler.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.