MUHAMMED ALİ URFALI
Köşe Yazarı
MUHAMMED ALİ URFALI
 

VELİYİ MAHKÜM BIRAKAN DÜZENE SON

Eylül ayı geldiğinde velilerin yüreğine düşen o aşina endişe, bu yıl da şaşmadı. Okul taksitleri, servis ücretleri derken özel okulların fahiş bedellerle sunduğu “zorunlu paketler” yine gündemin ilk sırasına yerleşti.  Dışarıda makul fiyatlara çözülebilecek bir okul forması, piyasada dengine rahatça rastlanacak bir kaynak kitap dizisi ya da sıradan bir kırtasiye seti; okulun anlaşmalı olduğu tek bir mağazadan veya platformdan alınması şart koşularak velilere fahiş rakamlarla fatura ediliyor. Zorunlu Tutulamaz: Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Mevzuatı son derece açıktır. Okullar, velileri belirli bir markadan, satıcıdan veya dijital platformdan alışveriş yapmaya doğrudan ya da dolaylı olarak zorlayamaz.  Eğitim-öğretim hizmeti ile yan ürün satışı birbirine kural dışı bir bağ ile kilitlenemez. Forma Serbestliği: Okul yönetimi elbette bir kılık-kıyafet standardı belirleyebilir, okulun armasını veya renklerini tanımlayabilir. Ancak sorun formanın modelinde değil, satıldığı yerdedir. Velinin aynı renk ve standarttaki formayı dışarıda daha uygun bir fiyata diktirmesine, piyasadan temin edip üzerine logoyu diktirmesine kimse engel olamaz. "Bizim kumaşımız özel" ya da "Sadece şu mağazadan alınan kabul edilir" dayatmasının hukuki bir karşılığı yoktur. Sessiz Kalmayın, Tekelleşmeye Geçit Vermeyin Okulların "almazsanız kayıt yapmayız" veya "çocuğunuz ders materyalinden geri kalır" şeklindeki örtülü baskıları, tüketici hukukundaki "bağlı satış" yasağına açıkça aykırıdır. Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu ve Tüketici Hakem Heyetleri, bu tür dayatmalar karşısında velilerin en güçlü sığınağıdır. Eğitimin kamusal bir hak olduğu gerçeği göz ardı edildiğinde, en büyük bedeli dar gelirli, kıt kanaat geçinmeye çalışan aileler ödemektedir. Çocuğuna iyi bir geleceğin kapısını açmak için binbir feragatle özel okul kapısını çalan anne babaların, fahiş fiyatlı malzeme paketleriyle çaresizliğe itilmesi kabul edilemez. Sosyal devlet ilkesi gereğince Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu duruma acilen müdahale etmesi; okulların ticarethane, velilerin de birer müşteri gibi görülmesinin önüne geçecek sıkı denetimleri ve yaptırımları derhal hayata geçirmesi şarttır.
Ekleme Tarihi: 14 Eylül 2026 -Pazartesi

VELİYİ MAHKÜM BIRAKAN DÜZENE SON

Eylül ayı geldiğinde velilerin yüreğine düşen o aşina endişe, bu yıl da şaşmadı.

Okul taksitleri, servis ücretleri derken özel okulların fahiş bedellerle sunduğu “zorunlu paketler” yine gündemin ilk sırasına yerleşti. 

Dışarıda makul fiyatlara çözülebilecek bir okul forması, piyasada dengine rahatça rastlanacak bir kaynak kitap dizisi ya da sıradan bir kırtasiye seti; okulun anlaşmalı olduğu tek bir mağazadan veya platformdan alınması şart koşularak velilere fahiş rakamlarla fatura ediliyor.

Zorunlu Tutulamaz: Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Mevzuatı son derece açıktır.

Okullar, velileri belirli bir markadan, satıcıdan veya dijital platformdan alışveriş yapmaya doğrudan ya da dolaylı olarak zorlayamaz. 
Eğitim-öğretim hizmeti ile yan ürün satışı birbirine kural dışı bir bağ ile kilitlenemez.

Forma Serbestliği: Okul yönetimi elbette bir kılık-kıyafet standardı belirleyebilir, okulun armasını veya renklerini tanımlayabilir.
Ancak sorun formanın modelinde değil, satıldığı yerdedir.
Velinin aynı renk ve standarttaki formayı dışarıda daha uygun bir fiyata diktirmesine, piyasadan temin edip üzerine logoyu diktirmesine kimse engel olamaz.

"Bizim kumaşımız özel" ya da "Sadece şu mağazadan alınan kabul edilir" dayatmasının hukuki bir karşılığı yoktur.

Sessiz Kalmayın, Tekelleşmeye Geçit Vermeyin
Okulların "almazsanız kayıt yapmayız" veya "çocuğunuz ders materyalinden geri kalır" şeklindeki örtülü baskıları, tüketici hukukundaki "bağlı satış" yasağına açıkça aykırıdır.
Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu ve Tüketici Hakem Heyetleri, bu tür dayatmalar karşısında velilerin en güçlü sığınağıdır.

Eğitimin kamusal bir hak olduğu gerçeği göz ardı edildiğinde, en büyük bedeli dar gelirli, kıt kanaat geçinmeye çalışan aileler ödemektedir. Çocuğuna iyi bir geleceğin kapısını açmak için binbir feragatle özel okul kapısını çalan anne babaların, fahiş fiyatlı malzeme paketleriyle çaresizliğe itilmesi kabul edilemez.

Sosyal devlet ilkesi gereğince Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu duruma acilen müdahale etmesi; okulların ticarethane, velilerin de birer müşteri gibi görülmesinin önüne geçecek sıkı denetimleri ve yaptırımları derhal hayata geçirmesi şarttır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.