Halil DOĞAN
Köşe Yazarı
Halil DOĞAN
 

DEPREMDE YANINIZDA BULUNMASI GEREKENLER

Deprem ne zaman gelecek, nerede olacak, kaç saniye sürecek bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey şu: Depremi durduramayız ama depreme hazırlıksız yakalanıp yakalanmayacağımızı büyük ölçüde biz belirleyebiliriz. Türkiye, deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke. Fay hatlarının üzerinde yükselen kentlerimiz, milyonlarca insanın yaşadığı binalarımız ve geçmişte yaşanan büyük depremler bize aynı gerçeği tekrar tekrar hatırlatıyor: Afet gelmeden önce hazırlık yapmak bir tercih değil, hayat kurtaran bir zorunluluktur. Deprem anında insanın ilk ihtiyacı panik değil, doğru davranıştır. Deprem sırasında “Çök-Kapan-Tutun” hareketini bilmek kadar, deprem sonrasında ihtiyaç duyacağımız temel malzemeleri önceden hazırlamak da önemlidir. Çünkü büyük bir depremden sonra elektrik, su, doğalgaz, telefon ve ulaşım gibi temel hizmetler geçici olarak aksayabilir. Yardım ekiplerinin her noktaya aynı anda ulaşması mümkün olmayabilir. İşte bu nedenle her ailenin en az 72 saatlik, yani üç günlük temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir afet çantası bulunmalıdır. Peki bu çantada neler olmalı? Öncelikle yeterli miktarda içme suyu bulunmalıdır. Su, afet sonrasında en temel ihtiyaçların başında gelir.En az 3. Litre su. Bunun yanında uzun süre bozulmadan saklanabillecek dayanıklı gıdalar; konserve, enerji veren yiyecekler, kuru gıdalar ve kişilerin özel beslenme ihtiyaçlarına uygun ürünler hazırlanmalıdır. İlk yardım malzemeleri de çantanın vazgeçilmezleri arasındadır. Temel pansuman malzemeleri, yara bandı, steril gazlı bez, eldiven ve kişinin düzenli kullandığı ilaçlar mutlaka düşünülmelidir. El feneri ve yedek piller, elektriklerin kesilmesi durumunda hayati önem taşıyabilir. Mümkünse pilli ya da şarj edilebilir bir radyo, haberleşmenin sınırlı olduğu anlarda resmi açıklamaları takip etmek açısından yararlı olabilir. Bunların yanında yedek kıyafet, battaniye, yağmurluk, sağlam ayakkabı, hijyen malzemeleri, ıslak mendil, sabun, maske ve kişisel bakım ürünleri de bulundurulmalıdır. Bir miktar nakit para, önemli telefon numaralarının ve adreslerin yazılı olduğu küçük bir liste, kimlik ve önemli belgelerin güvenli kopyaları da afet sonrasında ihtiyaç duyulabilecek malzemeler arasındadır. Çocuklar, yaşlılar ve özel ihtiyaçları bulunan bireyler için ise standart bir afet çantası yeterli olmayabilir. Onların ihtiyaçları ayrıca planlanmalıdır. Evde yangın söndürücü, düdük ve mümkünse iş eldiveni gibi yardımcı ekipmanların bulunması da önemlidir. Fakat burada asıl mesele çantanın kendisi değildir. Asıl mesele hazırlık kültürüdür. Çantayı hazırlayıp kapının yanına koymak tek başına yeterli değildir. Aile içinde deprem anında ne yapılacağı konuşulmalı, evin güvenli noktaları belirlenmeli, mümkünse düzenli olarak tatbikat yapılmalıdır. Deprem sonrasında herkesin aynı anda telefonlara sarılması yerine, aile bireylerinin önceden belirlenmiş bir buluşma noktası ve iletişim planı olması büyük önem taşır. Çünkü afet anında saniyeler bile değerlidir. Deprem çantası hayat sigortası değildir; ama hazırlıksızllığa karşı ilk savunmadır Deprem çantası bizi enkazdan çıkarmaz. Hasarlı bir binayı güvenli hâle getirmez. Deprem yönetmeliğinin yerine geçmez. Fakat deprem sonrasında geçireceğimiz ilk saatlerde susuz, gıdasız, ışıksız ve temel ihtiyaçllarımızdan yoksun kalmamızı önleyebilir. Bu nedenle deprem hazırlığını yalnızca vatandaşın omuzlarına bırakmamak gerekir. Güvenli yapıların inşa edilmesi, yapı stokunun denetlenmesi, riskli binaların tespit edilmesi, toplanma alanlarının korunması ve afet planlarının sürekli güncel tutulması da aynı zincirin parçalarıdır. Çünkü deprem sadece bir doğa olayı değildir. Asıl felaket, bilinen bir tehlikeye karşı hiçbir şey yapmadan yaşamaya devam etmektir. Bugün evimizin bir köşesinde hazırlayacağımız küçük bir çanta, yarın çok daha büyük bir hayatta kalma mücadelesinin içinde bize zaman kazandırabilir. Deprem kapımızı çaldığında hazırlık yapmak için artık çok geç olabilir. Bu yüzden depremi beklemeyelim. Çantamızı bugün hazırlayalım. Ailemizin planını bugün yapalım. Binamızın güvenliğini bugün sorgulayalım. Çünkü deprem öncesinde harcadığımız birkaç saatlik hazırlık, deprem sonrasında bize günler kazandırabilir. Unutmayalım: Deprem öldürmez; hazırlıksızlık ve güvensiz yapılar öldürür.
Ekleme Tarihi: 06 Ekim 2026 -Salı

DEPREMDE YANINIZDA BULUNMASI GEREKENLER

Deprem ne zaman gelecek, nerede olacak, kaç saniye sürecek bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey şu: Depremi durduramayız ama depreme hazırlıksız yakalanıp yakalanmayacağımızı büyük ölçüde biz belirleyebiliriz.

Türkiye, deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke. Fay hatlarının üzerinde yükselen kentlerimiz, milyonlarca insanın yaşadığı binalarımız ve geçmişte yaşanan büyük depremler bize aynı gerçeği tekrar tekrar hatırlatıyor: Afet gelmeden önce hazırlık yapmak bir tercih değil, hayat kurtaran bir zorunluluktur.
Deprem anında insanın ilk ihtiyacı panik değil, doğru davranıştır. Deprem sırasında “Çök-Kapan-Tutun” hareketini bilmek kadar, deprem sonrasında ihtiyaç duyacağımız temel malzemeleri önceden hazırlamak da önemlidir.
Çünkü büyük bir depremden sonra elektrik, su, doğalgaz, telefon ve ulaşım gibi temel hizmetler geçici olarak aksayabilir. Yardım ekiplerinin her noktaya aynı anda ulaşması mümkün olmayabilir. İşte bu nedenle her ailenin en az 72 saatlik, yani üç günlük temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir afet çantası bulunmalıdır.
Peki bu çantada neler olmalı?
Öncelikle yeterli miktarda içme suyu bulunmalıdır. Su, afet sonrasında en temel ihtiyaçların başında gelir.En az 3. Litre su.
Bunun yanında uzun süre bozulmadan saklanabillecek dayanıklı gıdalar; konserve, enerji veren yiyecekler, kuru gıdalar ve kişilerin özel beslenme ihtiyaçlarına uygun ürünler hazırlanmalıdır.
İlk yardım malzemeleri de çantanın vazgeçilmezleri arasındadır. Temel pansuman malzemeleri, yara bandı, steril gazlı bez, eldiven ve kişinin düzenli kullandığı ilaçlar mutlaka düşünülmelidir.
El feneri ve yedek piller, elektriklerin kesilmesi durumunda hayati önem taşıyabilir. Mümkünse pilli ya da şarj edilebilir bir radyo, haberleşmenin sınırlı olduğu anlarda resmi açıklamaları takip etmek açısından yararlı olabilir.
Bunların yanında yedek kıyafet, battaniye, yağmurluk, sağlam ayakkabı, hijyen malzemeleri, ıslak mendil, sabun, maske ve kişisel bakım ürünleri de bulundurulmalıdır.
Bir miktar nakit para, önemli telefon numaralarının ve adreslerin yazılı olduğu küçük bir liste, kimlik ve önemli belgelerin güvenli kopyaları da afet sonrasında ihtiyaç duyulabilecek malzemeler arasındadır.
Çocuklar, yaşlılar ve özel ihtiyaçları bulunan bireyler için ise standart bir afet çantası yeterli olmayabilir. Onların ihtiyaçları ayrıca planlanmalıdır.
Evde yangın söndürücü, düdük ve mümkünse iş eldiveni gibi yardımcı ekipmanların bulunması da önemlidir.
Fakat burada asıl mesele çantanın kendisi değildir.
Asıl mesele hazırlık kültürüdür.
Çantayı hazırlayıp kapının yanına koymak tek başına yeterli değildir. Aile içinde deprem anında ne yapılacağı konuşulmalı, evin güvenli noktaları belirlenmeli, mümkünse düzenli olarak tatbikat yapılmalıdır.
Deprem sonrasında herkesin aynı anda telefonlara sarılması yerine, aile bireylerinin önceden belirlenmiş bir buluşma noktası ve iletişim planı olması büyük önem taşır.
Çünkü afet anında saniyeler bile değerlidir.
Deprem çantası hayat sigortası değildir; ama hazırlıksızllığa karşı ilk savunmadır
Deprem çantası bizi enkazdan çıkarmaz. Hasarlı bir binayı güvenli hâle getirmez. Deprem yönetmeliğinin yerine geçmez. Fakat deprem sonrasında geçireceğimiz ilk saatlerde susuz, gıdasız, ışıksız ve temel ihtiyaçllarımızdan yoksun kalmamızı önleyebilir.
Bu nedenle deprem hazırlığını yalnızca vatandaşın omuzlarına bırakmamak gerekir.
Güvenli yapıların inşa edilmesi, yapı stokunun denetlenmesi, riskli binaların tespit edilmesi, toplanma alanlarının korunması ve afet planlarının sürekli güncel tutulması da aynı zincirin parçalarıdır.
Çünkü deprem sadece bir doğa olayı değildir.
Asıl felaket, bilinen bir tehlikeye karşı hiçbir şey yapmadan yaşamaya devam etmektir.
Bugün evimizin bir köşesinde hazırlayacağımız küçük bir çanta, yarın çok daha büyük bir hayatta kalma mücadelesinin içinde bize zaman kazandırabilir.
Deprem kapımızı çaldığında hazırlık yapmak için artık çok geç olabilir.
Bu yüzden depremi beklemeyelim.
Çantamızı bugün hazırlayalım.
Ailemizin planını bugün yapalım.
Binamızın güvenliğini bugün sorgulayalım.
Çünkü deprem öncesinde harcadığımız birkaç saatlik hazırlık, deprem sonrasında bize günler kazandırabilir.
Unutmayalım: Deprem öldürmez; hazırlıksızlık ve güvensiz yapılar öldürür.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.