Halil DOĞAN
Köşe Yazarı
Halil DOĞAN
 

MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ ÜZERİNDEN BARIŞA SALDIRI

Mevsimlik tarım işçileri bu ülkenin yükünü sırtında taşıyan, tarlalarda alın teri döken insanlardır. Ekmeklerinin peşinde şehir şehir dolaşan bu emekçileri kimlikleri, memleketleri ya da kökenleri üzerinden hedef almak, yalnızca bir insan hakkı ihlali değil; toplumsal barışa açıkça zarar vermektir. Zonguldak Alaplı'da yaşananlar bu nedenle sıradan bir olay olarak görülmemelidir. Türkiye'nin barış arayışının konuşulduğu bir dönemde emekçileri ötekileştiren, ayrıştıran ve nefret dilini besleyen her tutum tehlikelidir. Irkçılık ve faşizan anlayış şunu bilmelidir: Barış bugün hedef alınan insanları da, bugün sessiz kalanları da yarın koruyacaktır. Düzce'de yaşananlar Alaplı'daki olaylarla doğrudan bağlantılı olmayabilir. Ancak insan onurunu hiçe sayan her davranış aynı tehlikeli zihniyetin sorgulanmasını gerektirir. Çünkü mesele yalnızca mevsimlik işçiler değildir. Mesele, bu ülkede kimin insan yerine konulacağıdır. Bir insanın emeğini sömürüp sonra onu dışlamak kabul edilemez. Tarlada çalışan el, bu ülkenin sofrasını kuruyorsa o elin onuru da korunmalıdır. Barışa karşı atılan her adım savaşa hizmet eder. Ayrımcılığa karşı susmak, ayrımcılığı büyütür. Artık açık konuşmanın zamanıdır: Bu ülkenin ihtiyacı nefret değil, adalettir. Ötekileştirme değil, eşitliktir. Savaş değil, barıştır. Barış doğanın teminatıdır. Barış emeğin kardeşidir. Barış insanlığın ortak geleceğidir. Yaşasın barış, yaşasın insanlık.
Ekleme Tarihi: 26 Ağustos 2026 -Çarşamba

MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ ÜZERİNDEN BARIŞA SALDIRI

Mevsimlik tarım işçileri bu ülkenin yükünü sırtında taşıyan, tarlalarda alın teri döken insanlardır. Ekmeklerinin peşinde şehir şehir dolaşan bu emekçileri kimlikleri, memleketleri ya da kökenleri üzerinden hedef almak, yalnızca bir insan hakkı ihlali değil; toplumsal barışa açıkça zarar vermektir.

Zonguldak Alaplı'da yaşananlar bu nedenle sıradan bir olay olarak görülmemelidir. Türkiye'nin barış arayışının konuşulduğu bir dönemde emekçileri ötekileştiren, ayrıştıran ve nefret dilini besleyen her tutum tehlikelidir.
Irkçılık ve faşizan anlayış şunu bilmelidir: Barış bugün hedef alınan insanları da, bugün sessiz kalanları da yarın koruyacaktır.
Düzce'de yaşananlar Alaplı'daki olaylarla doğrudan bağlantılı olmayabilir. Ancak insan onurunu hiçe sayan her davranış aynı tehlikeli zihniyetin sorgulanmasını gerektirir.
Çünkü mesele yalnızca mevsimlik işçiler değildir.
Mesele, bu ülkede kimin insan yerine konulacağıdır.
Bir insanın emeğini sömürüp sonra onu dışlamak kabul edilemez. Tarlada çalışan el, bu ülkenin sofrasını kuruyorsa o elin onuru da korunmalıdır.
Barışa karşı atılan her adım savaşa hizmet eder. Ayrımcılığa karşı susmak, ayrımcılığı büyütür.
Artık açık konuşmanın zamanıdır:
Bu ülkenin ihtiyacı nefret değil, adalettir.
Ötekileştirme değil, eşitliktir.
Savaş değil, barıştır.
Barış doğanın teminatıdır.
Barış emeğin kardeşidir.
Barış insanlığın ortak geleceğidir.
Yaşasın barış, yaşasın insanlık.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.