Halil DOĞAN
Köşe Yazarı
Halil DOĞAN
 

YARALI GÜNEŞİN ÜLKESİNDE-3

Patlayan bir top sesinden sonra zifirî bir karanlık haline gelerek gözlerinin önünü tamamen kapladı. Ondan sonrasını hatırlamıyordu. Cami imamı geri döndüğünde, kendisini boylu boyunca yatmış görünce; vurulduğunu düşünüp kentteki hastaneye kaldırmıştı.  Bêkes kendisine yardımcı olanlara yaşadıklarını anlatıyordu "Allah onlardan razı olsun, benim yokuşta uzanmış görünce bir kaç köylü ile beni taşımış ve ardında beni de, Pîrsus’a giderken yol üstünde kendileri ile götürmüşlerdi. Beni bir katırın sırtında tutarak yirmi kilometre getirdikten sonra Kobanê’de bir doktora benim vurulduğumu söylemişler; doktor muayene edince benim vurulmadığımı ama benim astım hastası olduğumu cami imamı ve köylülere söylemiş. Doktor, bana nefes darlığı ilaçları vermiş ki kendime geldim.  Yine de ara sıra nefesim tekliyor brayê min.  Biliyor musun hayat bazen çok acımasız oluyor, ben Pîrsus (Suruç) yoluna girince hayatımın dönüm noktası olan yetmiş yıl önce ki günlerim aklıma geldi.  Ey hayat sen acıları, tekrar tekrar pişirip pişirip önüme koydun ya, ne desem boş.  Şu gördüğün yolları ilk geldiğimde hiç biri yoktu, her şey kervanlarla ticaret yapılırdı… Araçlar birer tane vardı onlar da İngiliz ve Fransız askerlerinin elindeydi.  Sadece yol denilen yerler birer kervanların ayak izleriydi."  İşte böyle bir insanı hala dinlemek istiyor musun? Ben de başımla "evet" deyince son defa etrafına bakıp Bêkes, yaşam hikâyesini anlatmayı sürdürdü…  En çok kendisini etkileyen Kobanê direnişinden Suruç kentine gelişini önceliğine diline almıştı.  Bêkes yıllarca susturulmuş dengbêjler gibi bir iç çekip, yaşanmışlıkları, umutları ve var olma sebebini bile artık sorgular duruma gelmişti. Bitmeyen acılarla dolu bir dünyanın içinde kalmıştı...  Ömrünü terk ettiği topraklara bir gün geleceğini hayal ederek geçirmiş ve bugün terk ettiği topraklara geri gelmişti; işte ama dönerken aynı kaderi yaşayacağını hiç düşünmemişti.  Ama gelişi öyle turistlik ve gezmek amacı gibi düşünmemek gerekir, ölümle kalım arasında ince bir çizgideydi.  Devam edecektir.
Ekleme Tarihi: 06 Ocak 2023 - Cuma

YARALI GÜNEŞİN ÜLKESİNDE-3

Patlayan bir top sesinden sonra zifirî bir karanlık haline gelerek gözlerinin önünü tamamen kapladı. Ondan sonrasını hatırlamıyordu. Cami imamı geri döndüğünde, kendisini boylu boyunca yatmış görünce; vurulduğunu düşünüp kentteki hastaneye kaldırmıştı.  Bêkes kendisine yardımcı olanlara yaşadıklarını anlatıyordu "Allah onlardan razı olsun, benim yokuşta uzanmış görünce bir kaç köylü ile beni taşımış ve ardında beni de, Pîrsus’a giderken yol üstünde kendileri ile götürmüşlerdi. Beni bir katırın sırtında tutarak yirmi kilometre getirdikten sonra Kobanê’de bir doktora benim vurulduğumu söylemişler; doktor muayene edince benim vurulmadığımı ama benim astım hastası olduğumu cami imamı ve köylülere söylemiş. Doktor, bana nefes darlığı ilaçları vermiş ki kendime geldim. 
Yine de ara sıra nefesim tekliyor brayê min. 
Biliyor musun hayat bazen çok acımasız oluyor, ben Pîrsus (Suruç) yoluna girince hayatımın dönüm noktası olan yetmiş yıl önce ki günlerim aklıma geldi. 
Ey hayat sen acıları, tekrar tekrar pişirip pişirip önüme koydun ya, ne desem boş. 
Şu gördüğün yolları ilk geldiğimde hiç biri yoktu, her şey kervanlarla ticaret yapılırdı… Araçlar birer tane vardı onlar da İngiliz ve Fransız askerlerinin elindeydi. 
Sadece yol denilen yerler birer kervanların ayak izleriydi." 
İşte böyle bir insanı hala dinlemek istiyor musun? Ben de başımla "evet" deyince son defa etrafına bakıp Bêkes, yaşam hikâyesini anlatmayı sürdürdü… 
En çok kendisini etkileyen Kobanê direnişinden Suruç kentine gelişini önceliğine diline almıştı. 
Bêkes yıllarca susturulmuş dengbêjler gibi bir iç çekip, yaşanmışlıkları, umutları ve var olma sebebini bile artık sorgular duruma gelmişti. Bitmeyen acılarla dolu bir dünyanın içinde kalmıştı... 
Ömrünü terk ettiği topraklara bir gün geleceğini hayal ederek geçirmiş ve bugün terk ettiği topraklara geri gelmişti; işte ama dönerken aynı kaderi yaşayacağını hiç düşünmemişti. 
Ama gelişi öyle turistlik ve gezmek amacı gibi düşünmemek gerekir, ölümle kalım arasında ince bir çizgideydi.  Devam edecektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.