Halil DOĞAN
Köşe Yazarı
Halil DOĞAN
 

16 Mart Halepçe Katliamı

16 Mart 1988… İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen o gün. Irak’ın Kürt kenti Halepçe’de binlerce masum insan kimyasal silahlarla katledildi. Çocuklar, anneler, babalar, yaşlılar… Bir sabah hayatlarına devam eden insanlar, birkaç saat içinde tarihin en acı katliamlarından birinin kurbanı oldular. Hardal gazı ve sinir gazlarıyla gerçekleştirilen saldırıda yaklaşık 5 bin insan hayatını kaybetti, on binlerce kişi yaralandı. Sokaklarda birbirine sarılmış aileler, annelerinin kucağında can veren çocuklar, bir daha uyanamayan insanlar… Halepçe’de sadece insanlar değil; umutlar, hayaller, hayvanlar, bitkiler ve bir halkın yüreği de hedef alındı. Halepçe Katliamı yalnızca bir şehrin acısı değildir. Bu, insanlığın vicdanına kazınmış derin bir yaradır. O gün yaşananlar, savaşların ve nefretin insanlığı ne kadar karanlık bir noktaya sürükleyebileceğinin en acı örneklerinden biridir. Aradan yıllar geçse de Halepçe’nin acısı hâlâ tazedir; çünkü kaybedilen hayatlar, yarım kalan hikâyeler ve geride bırakılan acılar unutulmaz. Halepçe’yi Kürt halkına reva gören zihniyet, insanlığın ortak değerlerine karşı işlenmiş bir suçtur. Bu acıyı unutmak, benzer zulümlerin tekrarına göz yummak demektir. Bu yüzden Halepçe’yi hatırlamak; adalet, vicdan ve insanlık adına bir sorumluluktur. Bugün Halepçe’de hayatını kaybedenleri saygı ve rahmetle anıyor, onların anısını yaşatmanın insanlığın ortak görevi olduğunu hatırlıyoruz. Savaşların, katliamların ve zulmün olmadığı bir dünya umuduyla… Halepçe’yi unutmadık, unutturmayacağız.
Ekleme Tarihi: 16 Mart 2026 -Pazartesi

16 Mart Halepçe Katliamı

16 Mart 1988… İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen o gün. Irak’ın Kürt kenti Halepçe’de binlerce masum insan kimyasal silahlarla katledildi. Çocuklar, anneler, babalar, yaşlılar… Bir sabah hayatlarına devam eden insanlar, birkaç saat içinde tarihin en acı katliamlarından birinin kurbanı oldular.

Hardal gazı ve sinir gazlarıyla gerçekleştirilen saldırıda yaklaşık 5 bin insan hayatını kaybetti, on binlerce kişi yaralandı. Sokaklarda birbirine sarılmış aileler, annelerinin kucağında can veren çocuklar, bir daha uyanamayan insanlar… Halepçe’de sadece insanlar değil; umutlar, hayaller, hayvanlar, bitkiler ve bir halkın yüreği de hedef alındı.
Halepçe Katliamı yalnızca bir şehrin acısı değildir. Bu, insanlığın vicdanına kazınmış derin bir yaradır. O gün yaşananlar, savaşların ve nefretin insanlığı ne kadar karanlık bir noktaya sürükleyebileceğinin en acı örneklerinden biridir. Aradan yıllar geçse de Halepçe’nin acısı hâlâ tazedir; çünkü kaybedilen hayatlar, yarım kalan hikâyeler ve geride bırakılan acılar unutulmaz.
Halepçe’yi Kürt halkına reva gören zihniyet, insanlığın ortak değerlerine karşı işlenmiş bir suçtur. Bu acıyı unutmak, benzer zulümlerin tekrarına göz yummak demektir. Bu yüzden Halepçe’yi hatırlamak; adalet, vicdan ve insanlık adına bir sorumluluktur.
Bugün Halepçe’de hayatını kaybedenleri saygı ve rahmetle anıyor, onların anısını yaşatmanın insanlığın ortak görevi olduğunu hatırlıyoruz.
Savaşların, katliamların ve zulmün olmadığı bir dünya umuduyla…

Halepçe’yi unutmadık, unutturmayacağız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.