Osman GEREM
Köşe Yazarı
Osman GEREM
 

NE YAZIK Kİ

Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz... (Maide 90) Peygamberimiz  (S.A.S) Her Müslümanın diğer Müslümana ırzı, malı, ve kanı haramdır.   Toplum olarak ne yazık ki göz göre göre yanlışa, uçuruma, felakete doğru kayıyoruz. Bu kaygan zeminde kayarken İnsanlık gemisi su alıyor batmaya doğru Müslümanlarda seyrediyor. TV dizi benzeri yayınlarla mukaddes aile yapımızı yozlaştırmaya çalışıldığı bu dönemde aileyi koruma adı altında çıkartılan 6284 sayılı kanunun aile temeline adeta dinamit koyuyor. Ahlaki çöküntü içinde bocalayan AB’ye girmek için çıkartılan bizim toplumla bağdaşmayan bünyemize uymayan yasaların derhal iptal edilmesi gerekiyor. Aksi taktirde bu çürüme devam eder. Bizde ailenin ana çekirdeğini  İslami ahlak ve edep oluşturur. Batı ve Avrupa uyum yasaları çerçevesinde uygulanan normlar aileyi parçalamaktan başka bir şeye yaramıyor. Aileyi korumadan neslin ıslahı mümkün olmaz. Nesil yetiştirme mesuliyeti ihmal edilirse akibet hazin olur. Evlatlar dinlerine, dillerine, tarihine, kültürüne, medeniyetine yabancılaşırlar ise kimliklerini, kişiliklerini kaybederler. Manen yabancı yerlerin evladı olurlar. Bu merhaleden sonra biyolojik yakınlığın hiçbir kıymeti kalmaz, anne feryatları da fayda vermez (Anne babaların en çok kullandığı kelime evladım sana ne oldu?) Atalarımız ne güzel buyurmuş; "Ağacı aşılamazsanız çalı olur, hayvanı eğitmezseniz vahşi olur. İnsanı müspet ilimle, irfanla, yaratılış gayesine uygun bir şekilde eğitmezseniz cani olur Katil Olur..." İnsan yetiştirme, eğitim tarzımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Atalarımız; "Rüzgar ekenler fırtına biçerler." derler. Hepimizin ciğerlerini yandıran ülkemizde yaşanan son olayların insani boyutuyla izahı mümkün değildir. Kelimelerin bile izahatına kifayet etmediğini, bu gibi acıların bir daha yaşanmaması için bu toplumun temel taşlarını oluşturan aile olmak üzere helali, haramı, günahı, sevabı, cenneti, cehennemi rahmani metotlarla edebi, ahlakı, izzeti, şerefi, arı, namusu öğretmemiz gerekiyor. Bu gibi erdemliklerden yoksun yetişen insanlar nefsin ve şeytanın esiri olarak yetişiyorlar, etkileyen bir çok faktörün olduğunu unutmamak gerekiyor. Rabbimiz ’in fermanı ile şeytanın işi pislikler olduğunu beyan ettiği o pisliklere neslimize zarar veren diğer zararlı alışkanlıklara bağımlılıklara bu kadar kolay ulaşılması adeta teşvik edilmesi İslam toplumunda müsamaha gösterilmesi düşünülemez. Birilerini suçlamak suretiyle kendimizi mesuliyetten kurtarmak niyetinde değiliz. Herkes kendine düşeni  yapmak durumunda arsızlara, hırsızlara, ırz namus düşmanlarına karşı bataklıklarının kurutulması için mücadele vermek zorundadır. Zinanın serbest olduğu, her türlü ahlaksızlığa giden yolların sonuna kadar açık olduğu bu sistemde malı, canı, dini, nesli, ırzı korumak mümkün değildir. Mümkün olmadığını görüyoruz. Bu gibi vahşetleri en cani hayvanların dahi yapmayacağı, en aşağılık, en adi yaratıkların dahi yapmadığını bu insan kılıklı yaratıklar nasıl yapıyorlar? Elbette ki bunlar esfeli  safilin aşağılıkların en aşağına düşmüş insanlık vasfını kaybetmiş bu yaratıkları bu duruma hangi nedenler getirdi? Bunları bu duruma getiren nedenler ortadayken, caydırıcı  unsurlar olmadan bu vahşetler önlenemez. Haydi İDAM gelsin... İdama götüren yolların ıslahı gerekmiyor mu? İnanın ki  birgün bütün insanlık yalvaracak diyecekler ki; Allah'ın koyduğu hak, hukuk adalet gelsin ki, bizi kurtarsın... İnsanların kurtuluşuna vesile olacak başka çare kalmadı. Çünkü bütün beşeri sistemler çürümüş bez gibi dikiş tutmuyor...  
Ekleme Tarihi: 13 Temmuz 2018 - Cuma

NE YAZIK Kİ

Ey iman edenler!

İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz... (Maide 90)

Peygamberimiz  (S.A.S) Her Müslümanın diğer Müslümana ırzı, malı, ve kanı haramdır.  

Toplum olarak ne yazık ki göz göre göre yanlışa, uçuruma, felakete doğru kayıyoruz. Bu kaygan zeminde kayarken İnsanlık gemisi su alıyor batmaya doğru Müslümanlarda seyrediyor.

TV dizi benzeri yayınlarla mukaddes aile yapımızı yozlaştırmaya çalışıldığı bu dönemde aileyi koruma adı altında çıkartılan 6284 sayılı kanunun aile temeline adeta dinamit koyuyor.

Ahlaki çöküntü içinde bocalayan AB’ye girmek için çıkartılan bizim toplumla bağdaşmayan bünyemize uymayan yasaların derhal iptal edilmesi gerekiyor. Aksi taktirde bu çürüme devam eder.

Bizde ailenin ana çekirdeğini  İslami ahlak ve edep oluşturur. Batı ve Avrupa uyum yasaları çerçevesinde uygulanan normlar aileyi parçalamaktan başka bir şeye yaramıyor. Aileyi korumadan neslin ıslahı mümkün olmaz.

Nesil yetiştirme mesuliyeti ihmal edilirse akibet hazin olur. Evlatlar dinlerine, dillerine, tarihine, kültürüne, medeniyetine yabancılaşırlar ise kimliklerini, kişiliklerini kaybederler. Manen yabancı yerlerin evladı olurlar. Bu merhaleden sonra biyolojik yakınlığın hiçbir kıymeti kalmaz, anne feryatları da fayda vermez (Anne babaların en çok kullandığı kelime evladım sana ne oldu?)

Atalarımız ne güzel buyurmuş;

"Ağacı aşılamazsanız çalı olur, hayvanı eğitmezseniz vahşi olur. İnsanı müspet ilimle, irfanla, yaratılış gayesine uygun bir şekilde eğitmezseniz cani olur Katil Olur..."

İnsan yetiştirme, eğitim tarzımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Atalarımız; "Rüzgar ekenler fırtına biçerler." derler. Hepimizin ciğerlerini yandıran ülkemizde yaşanan son olayların insani boyutuyla izahı mümkün değildir. Kelimelerin bile izahatına kifayet etmediğini, bu gibi acıların bir daha yaşanmaması için bu toplumun temel taşlarını oluşturan aile olmak üzere helali, haramı, günahı, sevabı, cenneti, cehennemi rahmani metotlarla edebi, ahlakı, izzeti, şerefi, arı, namusu öğretmemiz gerekiyor.

Bu gibi erdemliklerden yoksun yetişen insanlar nefsin ve şeytanın esiri olarak yetişiyorlar, etkileyen bir çok faktörün olduğunu unutmamak gerekiyor. Rabbimiz ’in fermanı ile şeytanın işi pislikler olduğunu beyan ettiği o pisliklere neslimize zarar veren diğer zararlı alışkanlıklara bağımlılıklara bu kadar kolay ulaşılması adeta teşvik edilmesi İslam toplumunda müsamaha gösterilmesi düşünülemez.

Birilerini suçlamak suretiyle kendimizi mesuliyetten kurtarmak niyetinde değiliz. Herkes kendine düşeni  yapmak durumunda arsızlara, hırsızlara, ırz namus düşmanlarına karşı bataklıklarının kurutulması için mücadele vermek zorundadır.

Zinanın serbest olduğu, her türlü ahlaksızlığa giden yolların sonuna kadar açık olduğu bu sistemde malı, canı, dini, nesli, ırzı korumak mümkün değildir. Mümkün olmadığını görüyoruz.

Bu gibi vahşetleri en cani hayvanların dahi yapmayacağı, en aşağılık, en adi yaratıkların dahi yapmadığını bu insan kılıklı yaratıklar nasıl yapıyorlar? Elbette ki bunlar esfeli  safilin aşağılıkların en aşağına düşmüş insanlık vasfını kaybetmiş bu yaratıkları bu duruma hangi nedenler getirdi? Bunları bu duruma getiren nedenler ortadayken, caydırıcı  unsurlar olmadan bu vahşetler önlenemez.

Haydi İDAM gelsin...

İdama götüren yolların ıslahı gerekmiyor mu? İnanın ki  birgün bütün insanlık yalvaracak diyecekler ki; Allah'ın koyduğu hak, hukuk adalet gelsin ki, bizi kurtarsın... İnsanların kurtuluşuna vesile olacak başka çare kalmadı. Çünkü bütün beşeri sistemler çürümüş bez gibi dikiş tutmuyor...

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.