Osman GEREM
Köşe Yazarı
Osman GEREM
 

MANEVİ BURHANLAR

Günümüzün umumi manzarasına baktığımız da görüyoruz ki, materyalist, kapitalist ve liberalist dünya görüşleriyle, adeta ahiretsiz bir dünya anlayışı zihinlere empoze edilmeye çalışılıyor. Daha çok, televizyon, internet ve neşriyat vasıtalarıyla yapılan maneviyattan uzak telkinler, insanlığı ruhi buhran ve felaketlere sürüklüyor. Modern hayat çalışması hayatın yoğunluğu ve maddi kazancın ön plana çıkması beraberinde burhanları da getirdi. Toplumumuzda geniş ailelerin yerini artık çekirdek aileler aldı. Artık (dedeler ve torunları bir arada bulmak zor) Giderek daralan aile yapımız aile bireylerinin de kabuğuna çekilip kendi alanlarını korumaya başlamasına sebep oluyor. Bu durum bir gerçeği de karşımıza çıkardı. Yalnızlığı hmek, beraberinde mutsuzluk, umutsuzluk getirir kendini yalnız hisseden karamsarlaşır. Karamsar düşünen insanlar sorunlar karşısında başarısız olurlar. Başarısızlık zamanla beyin ve beden işlevlerinin bozulmasına neden olur. Hakikaten, maddi refahın zirvesinde ki toplumlarda dahi, ruhi açlık ve manevi buhranlar zirvede. Zira hayatın gayesi, var oluşumuzdan hikmeti, ölüm ve ötesi, ilahi hakikatler ışığında tahlil edilmeden, dünyevi telaşelerle, gününü gün edip gafilane bir hayat yaşamak; huzur ve saadet olarak sunuluyor. Ne yazık ki global kültürün hakim rüzgarları ne tarafa eserse, zihinler ve gönüller de o tarafa savruluyor. Tıpkı selde sürüklenen kütükler misali zamanın anaforuna kendini kaptırmış giden insanlığın elinden tutmak, bize emanet edilenleri de o anafordan korumak, onlara İslam şahsiyetinin nezaket ve zerafetiyle, gerçek hikmet medeniyet ve saadeti anlamak, bir iman ve vicdan borcu. Bugün toplumları ihya edecek ruh ise, kaba cüsseli felsefe kitaplarının üzerine kapanmış hodgam bilgiçlerin ruhu değil; Kur'an, kâinat ve insanda sergilenen ilahi hikmetlerle gönlünü derinleştirebilen, insanlığa rahmet ve huzur güneşi olan, arif mü'minlerin ruhudur. İşte bu ruhtan mahrum kalındığı içindir ki bugün saadetin adresi, sefalet çarşılarında aranıyor. İradesini sakat felsefelerin ve zamane modalarının şekillendirdiği bir robota dönüşüyor insanlık adeta. Halbuki insanoğlu, diğer mahlukattan farklı olarak, üstün vasıflarla donatılmış, düşünebilen bir valık. O halde sık sık tefekkür etmeli. En çok da niçin dünyaya geldiğini, kimin mülkünde yaşadığını, nereden gelip nereye gitmekte olduğunu düşünmeli Kendini düşünmeli. Daha evvel yok iken, nasıl yok kadar bir damladan en güzel kıvamda düzenlenip yaratıldığını düşünmeli. Niçin yaşadığını, niçin öldüğünü, öldükten sonra ne olacağını düşünmeli. Kainat kitabındaki ilahi kudret nakışlarını, azamet tecellilerini, sayısız hikmetleri okumalı. Zira kainat, baştan başa ilahi sanatın muhteşem eserlerinin sergilendiği sır ve hikmetler müzesi adeta. Fakat görebilene, duyabilene...  
Ekleme Tarihi: 06 Kasım 2018 - Salı

MANEVİ BURHANLAR

Günümüzün umumi manzarasına baktığımız da görüyoruz ki, materyalist, kapitalist ve liberalist dünya görüşleriyle, adeta ahiretsiz bir dünya anlayışı zihinlere empoze edilmeye çalışılıyor. Daha çok, televizyon, internet ve neşriyat vasıtalarıyla yapılan maneviyattan uzak telkinler, insanlığı ruhi buhran ve felaketlere sürüklüyor.

Modern hayat çalışması hayatın yoğunluğu ve maddi kazancın ön plana çıkması beraberinde burhanları da getirdi. Toplumumuzda geniş ailelerin yerini artık çekirdek aileler aldı. Artık (dedeler ve torunları bir arada bulmak zor) Giderek daralan aile yapımız aile bireylerinin de kabuğuna çekilip kendi alanlarını korumaya başlamasına sebep oluyor. Bu durum bir gerçeği de karşımıza çıkardı. Yalnızlığı hmek, beraberinde mutsuzluk, umutsuzluk getirir kendini yalnız hisseden karamsarlaşır. Karamsar düşünen insanlar sorunlar karşısında başarısız olurlar. Başarısızlık zamanla beyin ve beden işlevlerinin bozulmasına neden olur.

Hakikaten, maddi refahın zirvesinde ki toplumlarda dahi, ruhi açlık ve manevi buhranlar zirvede. Zira hayatın gayesi, var oluşumuzdan hikmeti, ölüm ve ötesi, ilahi hakikatler ışığında tahlil edilmeden, dünyevi telaşelerle, gününü gün edip gafilane bir hayat yaşamak; huzur ve saadet olarak sunuluyor.

Ne yazık ki global kültürün hakim rüzgarları ne tarafa eserse, zihinler ve gönüller de o tarafa savruluyor. Tıpkı selde sürüklenen kütükler misali zamanın anaforuna kendini kaptırmış giden insanlığın elinden tutmak, bize emanet edilenleri de o anafordan korumak, onlara İslam şahsiyetinin nezaket ve zerafetiyle, gerçek hikmet medeniyet ve saadeti anlamak, bir iman ve vicdan borcu.

Bugün toplumları ihya edecek ruh ise, kaba cüsseli felsefe kitaplarının üzerine kapanmış hodgam bilgiçlerin ruhu değil; Kur'an, kâinat ve insanda sergilenen ilahi hikmetlerle gönlünü derinleştirebilen, insanlığa rahmet ve huzur güneşi olan, arif mü'minlerin ruhudur. İşte bu ruhtan mahrum kalındığı içindir ki bugün saadetin adresi, sefalet çarşılarında aranıyor. İradesini sakat felsefelerin ve zamane modalarının şekillendirdiği bir robota dönüşüyor insanlık adeta.

Halbuki insanoğlu, diğer mahlukattan farklı olarak, üstün vasıflarla donatılmış, düşünebilen bir valık. O halde sık sık tefekkür etmeli. En çok da niçin dünyaya geldiğini, kimin mülkünde yaşadığını, nereden gelip nereye gitmekte olduğunu düşünmeli

Kendini düşünmeli. Daha evvel yok iken, nasıl yok kadar bir damladan en güzel kıvamda düzenlenip yaratıldığını düşünmeli. Niçin yaşadığını, niçin öldüğünü, öldükten sonra ne olacağını düşünmeli. Kainat kitabındaki ilahi kudret nakışlarını, azamet tecellilerini, sayısız hikmetleri okumalı. Zira kainat, baştan başa ilahi sanatın muhteşem eserlerinin sergilendiği sır ve hikmetler müzesi adeta. Fakat görebilene, duyabilene...

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.