Yakup CANBEYLİ
Köşe Yazarı
Yakup CANBEYLİ
 

SEVGİLİLER, ANNELER VS GÜNLERİNİ İÇİMİZDEN ÇIKARMALIYIZ

Bu güzel ramazan gününde sizlere bir şeyler vermenin mutluluğunu yaşıyorum. Orucun bizlere verdiği has güzelliklerde faydalanmak isterim. Orucun güzellikleri içinde Sahura kalkmak, Niyet etmek, Günü oruçlu olmak, İftar etmek, Teravih namazı kılmak olarak görmek bizlere nasip eden Allah Şükürler olsun. Geçtimiz aylarda Şubat 14 de neymiş sevgililer günü içimize girmiştir. Bu günün tarihine bakalım. Belki azda olsa insanımızı aydınlatmak isterim. Her yıl 14 Şubat'ta kutlanılan Sevgililer Günü'nün kökeni Roma Katolik Kilisesi'ne dayanıyor. Valentine ismindeki bir Hristiyan din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkan bu kutlama geleneği bazı toplumlarda "Aziz Valentin Günü" olarak da kutlanıyor. Valentine kelimesi, Batı medeniyetlerinde hoşlanılan kişi veya sevgili anlamlarında da kullanılıyor. Yani kısaca gayri Müslümlerin günüdür. Bizlere göre değildir. Zaman zaman yakında takip ettiğim hocalarımızdan Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet hoca) 14 Şubat Sevgililer Günü'nün bir Hristiyan bayramı olduğuna işaret ederek, bizim Müslümanlar da oyuna geliyor. Efendim ben sevgilime değil karıma hediye alıyorum diyor. Öyle şey olur mu? 14 Şubat Sevgililer Günü değil Zinakarlar günü' diyor. Güzel hocamın sözlerine katılmamak mümkün mü! Güzel insanlarımıza bir şeyler verebilmenin mutluluğunu yaşamaktayım. Bir işe yüreğinizi kattığınızda ortaya çıkan şey sanatsal bir değer kazanır. İster bir yemek yapın, ister bina, isterseniz de bir resim. İçinde eğer yüreğiniz varsa o bir sanat eseridir. Belki hanımlar biz erkeklere göre bu konuda daha başarılılar ve onlardan öğrenmemiz gereken şeyler var. Üste ve başlıkta belirtiğim konuları dikkate alın. Yaptığımız her işe yüreğimizi katabilmemiz dileğiyle. Güzel iki sözle yazımı tamamlamak isterim. Sözün dikildiği yer, GÖNÜLDÜR; Ismarlandığı yer DÜŞÜNCEDİR, Onu kuvvetlendiren, AKILDIR, Meydana çıkaran DİLDİR;       Hz. Ali (R.A) Dahası da var kısaca yazdım. Efendim (SAV), Hane-i Saadet'ten, Mescid-i Nebevi'ye giderken, Aişe Annemiz ardından hayran hayran bakardı. Seni Mescidin önünde bekleyen Ashabınınsa bakışları yerdeydi. Edepten göz göze gelmezlerdi. Kendi güzelliklerimize sarılalım. Bu kadar güzel bir andan sonra konuşmak yavan gelir.
Ekleme Tarihi: 10 Mayıs 2019 - Cuma

SEVGİLİLER, ANNELER VS GÜNLERİNİ İÇİMİZDEN ÇIKARMALIYIZ

Bu güzel ramazan gününde sizlere bir şeyler vermenin mutluluğunu yaşıyorum. Orucun bizlere verdiği has güzelliklerde faydalanmak isterim. Orucun güzellikleri içinde Sahura kalkmak, Niyet etmek, Günü oruçlu olmak, İftar etmek, Teravih namazı kılmak olarak görmek bizlere nasip eden Allah Şükürler olsun.

Geçtimiz aylarda Şubat 14 de neymiş sevgililer günü içimize girmiştir. Bu günün tarihine bakalım. Belki azda olsa insanımızı aydınlatmak isterim.

Her yıl 14 Şubat'ta kutlanılan Sevgililer Günü'nün kökeni Roma Katolik Kilisesi'ne dayanıyor. Valentine ismindeki bir Hristiyan din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkan bu kutlama geleneği bazı toplumlarda "Aziz Valentin Günü" olarak da kutlanıyor. Valentine kelimesi, Batı medeniyetlerinde hoşlanılan kişi veya sevgili anlamlarında da kullanılıyor.

Yani kısaca gayri Müslümlerin günüdür. Bizlere göre değildir.

Zaman zaman yakında takip ettiğim hocalarımızdan Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet hoca) 14 Şubat Sevgililer Günü'nün bir Hristiyan bayramı olduğuna işaret ederek, bizim Müslümanlar da oyuna geliyor. Efendim ben sevgilime değil karıma hediye alıyorum diyor.

Öyle şey olur mu?

14 Şubat Sevgililer Günü değil Zinakarlar günü' diyor.

Güzel hocamın sözlerine katılmamak mümkün mü!

Güzel insanlarımıza bir şeyler verebilmenin mutluluğunu yaşamaktayım.

Bir işe yüreğinizi kattığınızda ortaya çıkan şey sanatsal bir değer kazanır.

İster bir yemek yapın, ister bina, isterseniz de bir resim.

İçinde eğer yüreğiniz varsa o bir sanat eseridir.

Belki hanımlar biz erkeklere göre bu konuda daha başarılılar ve onlardan öğrenmemiz gereken şeyler var. Üste ve başlıkta belirtiğim konuları dikkate alın.

Yaptığımız her işe yüreğimizi katabilmemiz dileğiyle.

Güzel iki sözle yazımı tamamlamak isterim.

Sözün dikildiği yer, GÖNÜLDÜR;

Ismarlandığı yer DÜŞÜNCEDİR,

Onu kuvvetlendiren, AKILDIR,

Meydana çıkaran DİLDİR;       Hz. Ali (R.A)

Dahası da var kısaca yazdım.

Efendim (SAV),

Hane-i Saadet'ten, Mescid-i Nebevi'ye giderken,

Aişe Annemiz ardından hayran hayran bakardı.

Seni Mescidin önünde bekleyen Ashabınınsa bakışları yerdeydi.

Edepten göz göze gelmezlerdi.

Kendi güzelliklerimize sarılalım.

Bu kadar güzel bir andan sonra konuşmak yavan gelir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.