Dr. Serhat Hışırlı
Köşe Yazarı
Dr. Serhat Hışırlı
 

Kuşak-Yol Projesi: Kalkınma Yolu Projesi 4

Ortadoğunun ne tarafa gideceği en çokta İran-İsrail-ABD’ye bağlı gibi duruyor. Buradaki üç huysuz ihtiyar buna karar verecek gibi duruyor: Ali Hamaney-Binyamin Netanyahu-Donald Trump Hindistan ‘Çok Taraflı’ bir politika izliyor, aynı zamandan hem BRICS (Brasilia-Russia-India-China-South Africa) hemde ABD, Japonya, Avusturalya ile QUAD’ın bir parçası. Hindistan’ın alacağı tavır en az ABD-İsrail-İran-Çin kadar belirleyici olacaktır kanımızca ve bu alanda politika yapıcılar daha çok yoğunlaşmalıdırlar, Pakistanı kırıp dökmeden ve onunla birlikte. ABD’nin bölgeye bakış açısı son dönemde en çok önemsediği Çin tehditine bakışına bağlı olarak değişecektir yada bu ülkeyle yapacağı pazarlıklar sonrası şekillenecektir. ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanları, büyük vergi tehdidinin bir pazarlık taktiği olarak görülmesi gerektiğini söylüyor. Zaten New York’lu iş insanın işi gücü anlaşmalar yapmak. Çin ABD ve Avrupa’nın arasını açmaya çalışacaktır ki Trump gümrük vergileriyle bunu yapıyor. Bazı Çinli yetkililer, her zaman bir tüccar olan Trump’ın Bay Şi (Çin devlet başkanı) ile ticaret, Tayvan ve diğer gerilim kaynaklarını kapsayan büyük bir pazarlık yapabileceğinin hayal ediyor. Bugün itibariyle Rusya ile yapılan Ukrayna anlaşması muhakkak bölgeyi yakından etkileyecek takip edilmesi gereken konulardan biridir, aynı şekilde Sırbistan’da patlayan 100.000 kişiyi geçgin insanın katıldığı hükümet protestosu çok iyi okunmalı ve Rus yanlısı Sırp hükümeti ve Sırbıstan yakından izlenmelidir. Zira önümüzdeki yıllarda John Nash’in  nobel ekonomi ödüllü ünlü oyun teorisinde belirttiği gibi rakipler birbirlerini kollayarak santranç tahtasında pozisyon alcaklardır. Önümüzdeki yıllarda Naomi Klein’ın Şok Doktirini: Felaket Kapitalizminin Yükselişi adlı kitabında da anlattığı gibi çok sarsıcı travmatik olaylara ve bu olayların arkasından gelecek hazırlanmış reçetelere hazır olmalıyız. Çok ana hatlarıyla yapılması gereken Avrupa’yla birlikte aynı yönde adım atmak-Özellikle Almanya-Fransa-Birleşik Krallık (Ağırlıklı olarak) ama aynı zamanda ABD-Rusya Doğu ve Küresel Güneyide farklı ağırlıklıklarla ve değişen ölçülerde denkleme alarak hareket etmek gibi durmaktadır. Atom bombasını geliştiren Manhattan Projesi’nin başı J. Robert Oppenheimer’ın torunu Charles Oppenheimer’ında belirttiği gibi madem savaşamıyoruz o zaman artık barışalım mottosunun öne çıktığı bir yıl ve gelecek olma ihtimali yüksek gözükmektedir. Yine onun deyişiyle en nihayetinde artık savaşlarda topyekün zafer gibi bir seçenek yok, öyleymiş gibi yapmayı bıraksak iyi olur (Oppenheimer, 2024:3).  Öyle ya nükleer bir savaş dünyasından geriye pek bir şey kalma olasılığı çok düşük velevkide ileri bilim-kurgu sanat eserlerinde Holywood filmlerinde kurgulandığı gibi post-distopya ötesi bir çağa kendi korunaklı sığınakları (Sık sık gazetelere konu olduğu gibi son yıllarda dünya ultra zenginlerinden Jeff Bezos, Mark Zuckerber, Elon Musk, Peter Thiel kıyamet sığınakları yaptırmakla meşguller) ve nuhun tufanı sonrası ambarlarında (Dünyanın en zengin ailelerinden Rockfeller ailesininde çok güçlü destek verdiği Norveçteki Kıyamet Ambarı-Doomsday Vault) hazırlanan bazı elitler bu çılgınlığı gözel almadıkça, yaptırtmadıkça?!    
Ekleme Tarihi: 13 Nisan 2026 -Pazartesi

Kuşak-Yol Projesi: Kalkınma Yolu Projesi 4

Ortadoğunun ne tarafa gideceği en çokta İran-İsrail-ABD’ye bağlı gibi duruyor. Buradaki üç huysuz ihtiyar buna karar verecek gibi duruyor: Ali Hamaney-Binyamin Netanyahu-Donald Trump Hindistan ‘Çok Taraflı’ bir politika izliyor, aynı zamandan hem BRICS (Brasilia-Russia-India-China-South Africa) hemde ABD, Japonya, Avusturalya ile QUAD’ın bir parçası. Hindistan’ın alacağı tavır en az ABD-İsrail-İran-Çin kadar belirleyici olacaktır kanımızca ve bu alanda politika yapıcılar daha çok yoğunlaşmalıdırlar, Pakistanı kırıp dökmeden ve onunla birlikte. ABD’nin bölgeye bakış açısı son dönemde en çok önemsediği Çin tehditine bakışına bağlı olarak değişecektir yada bu ülkeyle yapacağı pazarlıklar sonrası şekillenecektir. ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanları, büyük vergi tehdidinin bir pazarlık taktiği olarak görülmesi gerektiğini söylüyor. Zaten New York’lu iş insanın işi gücü anlaşmalar yapmak. Çin ABD ve Avrupa’nın arasını açmaya çalışacaktır ki Trump gümrük vergileriyle bunu yapıyor. Bazı Çinli yetkililer, her zaman bir tüccar olan Trump’ın Bay Şi (Çin devlet başkanı) ile ticaret, Tayvan ve diğer gerilim kaynaklarını kapsayan büyük bir pazarlık yapabileceğinin hayal ediyor.

Bugün itibariyle Rusya ile yapılan Ukrayna anlaşması muhakkak bölgeyi yakından etkileyecek takip edilmesi gereken konulardan biridir, aynı şekilde Sırbistan’da patlayan 100.000 kişiyi geçgin insanın katıldığı hükümet protestosu çok iyi okunmalı ve Rus yanlısı Sırp hükümeti ve Sırbıstan yakından izlenmelidir. Zira önümüzdeki yıllarda John Nash’in  nobel ekonomi ödüllü ünlü oyun teorisinde belirttiği gibi rakipler birbirlerini kollayarak santranç tahtasında pozisyon alcaklardır. Önümüzdeki yıllarda Naomi Klein’ın Şok Doktirini: Felaket Kapitalizminin Yükselişi adlı kitabında da anlattığı gibi çok sarsıcı travmatik olaylara ve bu olayların arkasından gelecek hazırlanmış reçetelere hazır olmalıyız. Çok ana hatlarıyla yapılması gereken Avrupa’yla birlikte aynı yönde adım atmak-Özellikle Almanya-Fransa-Birleşik Krallık (Ağırlıklı olarak) ama aynı zamanda ABD-Rusya Doğu ve Küresel Güneyide farklı ağırlıklıklarla ve değişen ölçülerde denkleme alarak hareket etmek gibi durmaktadır.

Atom bombasını geliştiren Manhattan Projesi’nin başı J. Robert Oppenheimer’ın torunu Charles Oppenheimer’ında belirttiği gibi madem savaşamıyoruz o zaman artık barışalım mottosunun öne çıktığı bir yıl ve gelecek olma ihtimali yüksek gözükmektedir. Yine onun deyişiyle en nihayetinde artık savaşlarda topyekün zafer gibi bir seçenek yok, öyleymiş gibi yapmayı bıraksak iyi olur (Oppenheimer, 2024:3).  Öyle ya nükleer bir savaş dünyasından geriye pek bir şey kalma olasılığı çok düşük velevkide ileri bilim-kurgu sanat eserlerinde Holywood filmlerinde kurgulandığı gibi post-distopya ötesi bir çağa kendi korunaklı sığınakları (Sık sık gazetelere konu olduğu gibi son yıllarda dünya ultra zenginlerinden Jeff Bezos, Mark Zuckerber, Elon Musk, Peter Thiel kıyamet sığınakları yaptırmakla meşguller) ve nuhun tufanı sonrası ambarlarında (Dünyanın en zengin ailelerinden Rockfeller ailesininde çok güçlü destek verdiği Norveçteki Kıyamet Ambarı-Doomsday Vault) hazırlanan bazı elitler bu çılgınlığı gözel almadıkça, yaptırtmadıkça?!  

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.