( Yazı 2025 yılında Avrasya Ekonomistler Birliği içn kaleme alınan bildirinin gazete köşe yazısı haline uyarlanmış şeklidir)
Çalışmamızda ticaret yollarının en önemlilerinden biri olan İpek Yolu’nun temelde demiryolu ile yeniden canlandırılması ve ileriye taşınması amacıyla başlanan Yol ve Kuşak projesi ve ona Ortadoğu’da önemli bir meydan okuma olan Kalkınma Yolu projesi ele alınacaktır. Çalışma konuyu tüm hatlarıyla ele almaktan ziyade genel hatlarıyla ele almaktadır. Yöntem olarak Güçlü-Zayıf-Fırsat-Tehdit (GZFT) analizi seçilmiştir. Kalkınma yolu projesi bu analiz yöntemiyle incelenmiştir.
İnsanoğlunun ilk zamanlarından beri var olan bireysel-toplumsal- kültürel ilişkiler günümüz kitle iletişim araçlarının hiç olmadığı kadar gelişmesiyle önemli bir safhaya geçmiş gözükmektedir. İçinde bulunduğumuz döneme küreselleşme 2.0 diyenlerde vardır. Bu safhada en önemli projelerden biri Çin-Hindistan ve İslam dünyasının küresel ekonomiye entegrasyonudur. Dünya ticareti ve kültürlerin önümüzdeki dönemde de yakınlaşması yüksek olasılıkla beklenmektedir. Dünya güç dengelerinin 2050 yılına kadar değişmesi ve ilk 10 ekonomi içine Çin-Hindistan’ında girmesi beklenmekte ve sıklet merkezinin Asya-Pasifiğe kayması beklenmektedir.
2013'ün sonlarında Çin, Çin finansmanıyla Afrika, Asya ve Avrupa'da altyapı gelişimini teşvik etmek için kapsamlı bir plan olan Kuşak ve Yol Girişimi'ni (BRI) başlattı. Çin'in en yüksek kredi verme yılları olan 2014'ten 2017'ye kadar, karayollarından demiryollarına ve enerji santrallerine kadar 120 milyar doları aşan krediler desteklendi. Çin, bu fonların yakın yurtdışında büyümeyi teşvik edeceğini, ihracatını ve kara ve deniz taşımacılığı tesislerine erişimini artıracağını, imalat ve inşaat firmalarını canlandıracağını ve yurtdışındaki ekonomik, politik ve askeri etkisini güçlendireceği beklentisiyle yol kuşak projesini geliştirdi. Borç alan açısından bakıldığında yatırımlar yeterli getiri sağlamazsa, borç seviyelerini sürdürülemez bir şekilde artırabilir ve Çin ile siyasi sürtüşmeler yaratabilir. Kasım 2023 tarihi itibariyle, dünya nüfusunun 2/3’nden fazlasını ve küresel hasılanın yüzde 50’sinden fazlasını oluşturan 154 ülke, projeyi imzalamıştır. Çin bu ülkeleri 7 ayrı koridor şeklinde gruplandırmıştır. 2000-2017 yılları projenin altın çağı sayılmaktadır. Bu yıllardan sonra Çin dışa yönelik kredilerini azalttı. 2009 ve 2017 yılları arasında Çin'in en büyük iki kalkınma bankası olan Çin Kalkınma Bankası ve Çin İhracat-İthalat Bankası, bir yıl dışında her yıl Dünya Bankası'ndan daha fazla yurt dışına kredi verdi. Borç alan ülkelerdeki kötü ekonomik koşullar, sürdürülemez şekilde artan BRI borçları ve yavaşlayan yurt içi büyüme, Çin'i girişimi geri çekmeye itti.