SWOT analizi (İngilizce Strengths-Güçlü Yönler, Weaknesses-Zayıflıklar, Opportunities-Fırsatlar, Threats-Tehditler kelimelerinin başharflerinden oluşan) genelde proje analizi için kullanılan bir araçtır. Çıkan sonuca göre projenin kabul yada reddi yönünde karar verilmektedir. Projelerin güçlü yönleri ve fırsatları, zayıf tarafları ve tehditleri tespit edilmeye çalışılmaktadır. Rakamlar verilerek oluşturulan matematiksel modellerde vardır. Yemendeki Husilerin Kızıldeniz’i kullanan gemilere düzenlediği saldırılar ve kısa süreli de olsa bu trafiğin aksaması alternatif koridorlara olabilecek ihtiyaçları gündeme getirmesi projenin fırsat ve güçlü yönü gibi durmaktadır. Ama kalkınma yolunun husilerin destekçisi olduğu bilinen İran güzergahından devam etmesi aynı zamanda projenin bir tehdit ve zayıf yönü olarak durmaktadır. Çin ile Avrupa arasındaki mesafeyi, Süveyş kanalından geçen deniz yoluna kıyasen kabaca 15 gün azaltarak zaman ve maliyet sağlaması projenin vaad ettiği önemli bir fırsat ve güçlü yönünü oluşturmaktadır. Bölgedeki güvenlik kaygıları ve eksikliği çok önemli bir tehdit ve zayıf yöndür. Küresel ticaretin kolaylaştırılması bir diğer fırsat ve güçlü yönü gibi durmaktadır, tabi ki neredeyse bölgede 300 yıldır devam eden kronik güvenlik ve istikrarsızlık sorunlarının ortadan kaldırıldığı varsayımıyla. Keza projenin Avrupa’ya bağlanan demiryolu ve karayolu ayağında Ukrayna’da süren savaş ve Balkanlar bölgesinde ki istikrarsızlık olasılıklarının yüksek olması bir diğer zayıf yönü ve tehdit varsayılabilir. Projede bir diğer önemli risk Türk Devletleri Teşkilatının 3 üyesinin Özbekistan-Kazakistan-Türkmenistan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanımazken Güney Kıbrıs Rum Yönetimine büyükelçi atamasıdır. Zira Orta Asya’nın Avrupa’ya bağlanmasında Kıbrıs çok kilit bir bölgedir. Türkiye’nin bölgedeki etkisini önemli ölçüde kırabilecek ve kalkınma yolu projesini sekteye uğratabilecek kritik bir hamledir.
Zikredilmesi gereken diğer zayıf ve tehdit yönü Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'nun (India–Middle East–Europe Economic Corridor, IMEC) projesidir. Proje için ABD, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Almanya, Fransa, İtalya ve Avrupa Birliği (AB) arasında koridorun oluşturulmasına yönelik bir mutabakat zaptı imzalandı. Proje, G7 ülkelerinin gelişmekte olan ülkelerdeki altyapı projelerini finanse etmek için kurduğu Küresel Altyapı Yatırımı Ortaklığı'nın bir parçası olarak duyurulmuştur. IMEC, Kuşak ve Yol Girişimi’ne alternatif olarak Çin’i bir şekilde By Pass eden ve İsrail’i diğer Arap ülkeleri ile birlikte öne çıkaran bir girişim olarak değerlendirilmektedir. Süveyş’ten geçişe alternatif olarak BAE ve Suudi Arabistan'ın dahil edilmesi, İsrail'in Arap ülkeleri ile imzaladığı İbrahim Antlaşmaları ve İsrail-BAE arasında 2022 yılında imzalanan Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması gibi Ortadoğu'daki gelişmelerle uyumlu bir şekilde gerçekleşmektedir.
IMEC, ABD'nin süper güç statüsünü sürdürme için Hindistan’ı yanında çekme stratejisinin parçası olarak da değerlendirilmelidir. Uluslararası yaptırımların etkisi altındaki Rusya, Güney Asya pazarlarına yönelerek Hindistan ile ticaretini artırmıştır. Rusya Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru ile Hint Okyanusu’na açılarak tecritten kurtulmayı tasarlamaktadır. Hindistan ise Kuşak ve Yol Projesi’nin önemli bir bileşeni olan Pakistan’ın Gwadar Limanına alternatif olarak kendi limanlarını öne çıkarma peşindedir. Hindistan’ın Yunanistan, Güney Kıbrıs, İsrail üçlü platformuna eklenmesi planı, Pakistan’a desteği dolayısıyla Azerbaycan’a karşı Ermenistan’a askeri teçhizat satışı IMEC’in Türkiye’yi atlayarak İsrail’den Yunanistan’a bağlanması hakkında da bir fikir vermektedir