MÜSLÜM AKTÜRK
Köşe Yazarı
MÜSLÜM AKTÜRK
 

HAYIRLI EVLAT; AVUKAT MUSTAFA KURAN…

Peygamber Efendimiz (s.a.v), bir hadis-i şerifinde; “İnsan ölünce (salih) ameli kesilir. Ancak üç amelin sevabı kesilmez: Sadaka-i câriye (kamuya yararlı sadaka), faydalanılan bir ilim ve arkasında kendisine dua edecek hayırlı bir çocuk bırakmak” “Ne mutlu salih ameli kesilmeyenlere” diyelim ve gelelim yazımızın konusu “hayırlı evlat” meselesine… Hayırlı evlat elbette insanın sağlığında da çok önemlidir. İş konusunda güvenilir yardımcıdır. Hasta olunduğunda en yakınındaki refakatçidir. Yaşlılıkta cefakâr, vefakâr sadık arkadaştır, vs… Bu saydıklarımız bir evladın anne-babasına dünyalık yaşamdaki önemli katkılarından bir kaçı. Bir de öldükten sonra anne-babalar için sağlanan faydalar var ki; bu faydalar herkese kısmet olmaz. Bu dünyadan göçüp ahirete irtihal etmeden önce yaptığımız hataları, kaybettiğimiz maddi değerlerimizi şahsi çabalarımızla telafi etme şansımız var. İşlediğimiz bir günah için tövbe edebiliriz, kırdığımız birileri varsa helalleşebiliriz. Ancak son nefesimizi verdikten sonra asla böyle bir imkânımız yok… İşte burada hayırlı evladın önemi ortaya çıkıyor. Benim de sevip, saydığım Av. Mustafa Kuran abimiz “hayırlı evlat” görevini yerine getirmiş ve çekirdek ailesiyle birlikte Viranşehir’de hem babaları hem de kendileri için çok güzel bir esere imza atmışlardır.  Dünyadaki vadesi dolan ve ahirete göçen Kuran Ailesi’nin büyüğü merhum Hacı Hüseyin Kuran adına, memleketi Viranşehir’de çok kapsamlı bir külliye yapılıyor. Bu külliyede kılınacak namazlardan, okunacak Kur’an-ı Kerimlerden, edilecek dualardan Allah (CC)’ın izniyle merhum Hacı Hüseyin Kuran da sebeplenecektir. Böyle bir imkân gerçekten herkese kısmet olmuyor. Viranşehir’deki külliyenin inşa edilmesinde emeği geçen Tüm Hukukçular Birliği Genel Başkanı Sayın Av. Mustafa Kuran abimizi ve ailenin diğer fertlerini can-ı gönülden kutluyor, böyle hizmetin bizlere de kısmet olmasını Yüce Rabbimizden diliyoruz.    Demek ki “Hayırlı evlat dünyadaki en önemli sermayedir” sözü boşuna söylenmemiş… *** Bunları yazarken nerden estiyse aklıma 28 Şubat dönemi geldi. O günleri yaşıyor olsaydık, Kuran Ailesi belki de “hayırlı evlat” görevlerini yerine getiremeyeceklerdi. Zira cami inşa etmek, 28 Şubat zihniyetinin ağır şartları yüzünden çok zorlaşmıştı. Kuran Ailesi’nin inşa ettirdikleri, içinde Kur’an kurslarının yer alacağı bir külliyeye izin verilir miydi? Bu sorunun cevabını o hukuksuz dönemi yaşayanlar çok iyi bilir. Nereden nereye geldiğimizi, Taksim’e yapılan cami örneğinde görebiliriz.   28 Şubat dönemiyle ilgili kitaplar yazıldı. Maalesef çok acı hikâyelerin yaşandığı ve “bin yıl sürecek denilen“ o kara günleri, Allah (CC)’ın izniyle beyaza çeviren AK Parti oldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve bu mücadelede emeği geçenlerden Allah (CC) razı olsun. “Z kuşağı” dediğimiz genç nesil 28 Şubat sürecini yaşamadığı için sağlıklı yorumlamayabilir ancak o dönemde, analarından emdikleri süt burunlarından gelecek kadar çok çetin bir sınavdan geçen muhafazakâr mahalleden bir kesimin bugün AK Parti’ye karşı sürekli saldırı halinde olmalarını anlamak mümkün değil. Yazıyı uzatıp konuyu dağıtmamak için fazla detaya girmeyeceğim ama ezcümle şunu hatırlatmak istiyorum: AK Parti’yi dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir teraziye koyun. Dünyadaki ekonomik dalgalanmaları da göz önünde bulundurarak AK Parti öncesinin Türkiye’si ile bugünün Türkiye’sini tartın ve karşılaştırın. Tabii bu karşılaştırmaları “Erdoğan gitsin de” ruh haliyle değil, vicdanınızla, Allah CC rızası için yapın…
Ekleme Tarihi: 28 Kasım 2022 - Pazartesi

HAYIRLI EVLAT; AVUKAT MUSTAFA KURAN…

Peygamber Efendimiz (s.a.v), bir hadis-i şerifinde; “İnsan ölünce (salih) ameli kesilir. Ancak üç amelin sevabı kesilmez: Sadaka-i câriye (kamuya yararlı sadaka), faydalanılan bir ilim ve arkasında kendisine dua edecek hayırlı bir çocuk bırakmak”

Ne mutlu salih ameli kesilmeyenlere” diyelim ve gelelim yazımızın konusu “hayırlı evlat” meselesine…

Hayırlı evlat elbette insanın sağlığında da çok önemlidir.

İş konusunda güvenilir yardımcıdır.

Hasta olunduğunda en yakınındaki refakatçidir.

Yaşlılıkta cefakâr, vefakâr sadık arkadaştır, vs…

Bu saydıklarımız bir evladın anne-babasına dünyalık yaşamdaki önemli katkılarından bir kaçı.

Bir de öldükten sonra anne-babalar için sağlanan faydalar var ki; bu faydalar herkese kısmet olmaz.

Bu dünyadan göçüp ahirete irtihal etmeden önce yaptığımız hataları, kaybettiğimiz maddi değerlerimizi şahsi çabalarımızla telafi etme şansımız var.

İşlediğimiz bir günah için tövbe edebiliriz, kırdığımız birileri varsa helalleşebiliriz. Ancak son nefesimizi verdikten sonra asla böyle bir imkânımız yok…

İşte burada hayırlı evladın önemi ortaya çıkıyor.

Benim de sevip, saydığım Av. Mustafa Kuran abimiz “hayırlı evlat” görevini yerine getirmiş ve çekirdek ailesiyle birlikte Viranşehir’de hem babaları hem de kendileri için çok güzel bir esere imza atmışlardır. 

Dünyadaki vadesi dolan ve ahirete göçen Kuran Ailesi’nin büyüğü merhum Hacı Hüseyin Kuran adına, memleketi Viranşehir’de çok kapsamlı bir külliye yapılıyor. Bu külliyede kılınacak namazlardan, okunacak Kur’an-ı Kerimlerden, edilecek dualardan Allah (CC)’ın izniyle merhum Hacı Hüseyin Kuran da sebeplenecektir. Böyle bir imkân gerçekten herkese kısmet olmuyor.

Viranşehir’deki külliyenin inşa edilmesinde emeği geçen Tüm Hukukçular Birliği Genel Başkanı Sayın Av. Mustafa Kuran abimizi ve ailenin diğer fertlerini can-ı gönülden kutluyor, böyle hizmetin bizlere de kısmet olmasını Yüce Rabbimizden diliyoruz.   

Demek ki “Hayırlı evlat dünyadaki en önemli sermayedir” sözü boşuna söylenmemiş…

***

Bunları yazarken nerden estiyse aklıma 28 Şubat dönemi geldi.

O günleri yaşıyor olsaydık, Kuran Ailesi belki de “hayırlı evlat” görevlerini yerine getiremeyeceklerdi.

Zira cami inşa etmek, 28 Şubat zihniyetinin ağır şartları yüzünden çok zorlaşmıştı.

Kuran Ailesi’nin inşa ettirdikleri, içinde Kur’an kurslarının yer alacağı bir külliyeye izin verilir miydi? Bu sorunun cevabını o hukuksuz dönemi yaşayanlar çok iyi bilir.

Nereden nereye geldiğimizi, Taksim’e yapılan cami örneğinde görebiliriz.  

28 Şubat dönemiyle ilgili kitaplar yazıldı. Maalesef çok acı hikâyelerin yaşandığı ve “bin yıl sürecek denilen“ o kara günleri, Allah (CC)’ın izniyle beyaza çeviren AK Parti oldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve bu mücadelede emeği geçenlerden Allah (CC) razı olsun.

“Z kuşağı” dediğimiz genç nesil 28 Şubat sürecini yaşamadığı için sağlıklı yorumlamayabilir ancak o dönemde, analarından emdikleri süt burunlarından gelecek kadar çok çetin bir sınavdan geçen muhafazakâr mahalleden bir kesimin bugün AK Parti’ye karşı sürekli saldırı halinde olmalarını anlamak mümkün değil.

Yazıyı uzatıp konuyu dağıtmamak için fazla detaya girmeyeceğim ama ezcümle şunu hatırlatmak istiyorum: AK Parti’yi dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir teraziye koyun. Dünyadaki ekonomik dalgalanmaları da göz önünde bulundurarak AK Parti öncesinin Türkiye’si ile bugünün Türkiye’sini tartın ve karşılaştırın. Tabii bu karşılaştırmaları “Erdoğan gitsin de” ruh haliyle değil, vicdanınızla, Allah CC rızası için yapın…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.