Hekimlik, yalnızca bir meslek değil; o kapıdan içeri giren her dertli sineye bir parça nefes, sığınılacak güvenli bir liman olabilme sanatıdır. Kimi zaman bir annenin kabul olmuş duasında, kimi zaman bir babanın umut dolu bakışlarında, çoğunlukla da sağlığına kavuşan bir hastanın gözlerindeki o saf mutlulukta hayat bulur. Hele ki cerrahlık; yüksek bir bilgi birikimi ve tecrübenin ötesinde, cesur bir yürek ve en önemlisi de sarsılmaz bir vicdan gerektirir. Çünkü ameliyathane kapısından içeri adım atan her insan, sadece bedenini değil, hayatını ve geleceğe dair tüm umutlarını hekimine emanet eder.
İşte bu kutsal emaneti yıllardır büyük bir titizlik, yüksek sorumluluk bilinci ve adeta bir baba şefkatiyle göğüsleyen isimlerin başında Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Murat Karakoç geliyor.
O, sadece neşteriyle şifa dağıtan bir cerrah değil; hastasının derdiyle hemhâl olan, kapıda endişeyle bekleyen hasta yakınlarının yüreğindeki fırtınaları o babacan tavrıyla bir anda dindiren bir gönül insanı. Odasından içeri giren her insan, tıbbi bir müdahalenin çok ötesinde, insanı sarıp sarmalayan müthiş bir güven duygusuyla karşılaşır.
Bunun en taze ve en canlı örneğine geçenlerde bizzat şahit olduk. Günlerdir süren dayanılmaz ağrılarına çare arayan ve şifa ümidiyle ta Antalya’dan yollara düşen İbrahim Halil Aktürk, o yoğun mesainin tam ortasında Murat Hoca’nın kapısını çaldı. Randevuların taştığı, nefes alacak vaktin bile kalmadığı o kaotik anlarda Dr. Murat Karakoç, tam da kendisine yakışan o asil duruşu sergiledi. Kendi zamanından, dinlenebileceği o kısıtlı dakikalardan fedakârlık ederek, "O kadar yoldan gelmiş, dertlidir; kapıdan çevrilmez" dedi ve hastasına öncelik tanıdı. İşte bu samimi dokunuş, sadece sıradan bir muayene değil; meslek ahlakının, insanlığın ve saf vicdanın ta kendisiydi.
Bir şehir; sadece geniş yolları, devasa binaları ve süslü meydanlarıyla büyümez. Bir şehri asıl büyüten ve kıymetli kılan; insanına değer katan, gecesini gündüzüne katan Dr. Murat Karakoç gibi sessiz kahramanlardır. Onlar bayramda, tatilde, gecenin en karanlık ve sessiz saatlerinde bile insan hayatı için görev başındadır.
Bugün sağlığına kavuşmuş, acıları dinmiş yüzlerce insanın dilindeki duada onun adı yankılanır. Çünkü bazı hekimler sadece ameliyat yapmaz; o babacan tavırlarıyla umut aşılar, güven verir ve yeniden başlayan hayat hikâyelerinin en unutulmaz köşesinde yer edinirler.
Mesleğini bu büyük özveriyle, derin insan sevgisiyle ve yüksek vicdanıyla icra eden Sayın Dr. Murat Karakoç'a sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, başarılarının devamını diliyoruz.
İyi ki varsınız, iyi ki bu topluma nefes oluyorsunuz.