KEMAL BÜYÜKKIRCALI
Köşe Yazarı
KEMAL BÜYÜKKIRCALI
 

Yapay Zekâ: Korku mu, Fırsat mı?

Bu köşe yazısına başlarken büyük bir tereddüt içindeydim. “Toplum bu konuya nasıl bakar?”, “Yine mi yeni bir icat, nereden çıktı bu yapay zekâ?” gibi eleştirilerle karşılaşabileceğimi düşünüyordum. Ancak beklediğimin tam aksine, vakıflarımızda ve okullarımızda yapay zekâ konusunda ciddi bir ilgi ve duyarlılık gördüm. Davet edildiğim salonlarda yapay zekânın ne olduğu, bugün hangi alanlarda kullanıldığı ve gelecekte bizi nelerin beklediği üzerine uygulamalı seminerler verdim. Bir eğitici için en kıymetli kazanım, dinleyiciden gelen geri bildirimdir. Aldığım tepkiler, bu konunun artık ertelenemez olduğunu açıkça gösterdi. Seminerlerde yapay zekâyı dört temel başlık altında ele aldım: Metin, Görsel, Ses ve Kod. Metin Yapay zekânın en yaygın kullanıldığı alan metindir. Bir dilekçenin fotoğrafını çekiyorsunuz; saniyeler içinde dil bilgisi ve kurallara uygun hâle getiriliyor. Şiir yazmak istiyorsanız anahtar kelimeleri ve kaç kıta olacağını yazmanız yeterli. Hukuk alanında bir dosya hazırlarken ilgili kanunlarıyla birlikte taslak oluşturabiliyor. Hatta hayat hikâyenizi birkaç satırla anlatın, size sayfalar dolusu bir metin yazsın. Denemek için bu yazının bir bölümünü fotoğraf olarak yapay zekâya okutup başka bir dile çevirmesini istedim; saniyeler içinde çeviri hazırdı. Matematik, fizik, biyoloji, kimya gibi sayısal derslerden edebiyat, tarih ve coğrafya gibi sözel alanlara kadar soruları çözümüyle sunabiliyor. Açık konuşmak gerekirse; bizim zamanımızda yapay zekâyı bırakın, ders çalışacak kaynak bile zor bulunurdu. Bugün mesele erişim değil, bilinçli kullanımdır. Görsel Görsel alanda yapılanlar ise gerçekten şaşırtıcı. Eskiden Photoshop dersinde bir tasarımı anlatmak ders boyu sürerdi. Şimdi istediğiniz temayı yazıyorsunuz, saniyeler içinde profesyonel tasarımlar üretiliyor. Bir görseli daha dekoratif hâle getirebiliyor, bir fotoğrafı başka bir mekânda çekilmiş gibi dönüştürebiliyor. Fotoğrafçıların saatlerce uğraştığı gençleştirme ve rötuş işlemleri anında yapılabiliyor. Bir resimden video üretebiliyor, videoyu seslendirebiliyor. Hatta bir kumaşın fotoğrafını çekip o kumaşla tasarlanmış bir elbiseyi manken üzerinde gösterebiliyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ses Ses alanındaki yapay zekâ uygulamaları özellikle müzikle iç içe olan şehirler için büyük fırsatlar sunuyor. Beste oluşturma, metni sese ve şarkıya dönüştürme artık çok kolay. Şiirin temasını, duygusunu ve kıta sayısını yazıyorsunuz; beste ve seslendirme anında hazır oluyor. Örneğin yapay zekâya şu soruyu sordum: “Urfa’nın peygamberler şehri oluşunu, Göbeklitepe ve Balıklıgöl’ü anlatan iki kıtalık anlamlı bir şiir yaz.” Zamanın ve İmanın Buluştuğu Şehir: Urfa Urfa, peygamberlerin duası sinmiş taşa, İbrahim’in ateşi güle döndü bu toprakta. Balıklıgöl susar ama asırları anlatır, Sabırla yoğrulmuş kader, kalpleri hâlâ yakar. Göbeklitepe’ de zaman diz çöker insanlığa, Taşlar şahittir ilk inanca, ilk duaya. Urfa’dır çağların buluştuğu kadim eşik, Tarih ve iman aynı nefeste birleşik. Ortaya çıkan şiir, müzik eşliğinde şarkıya dönüştürülebiliyor. Kod (Yazılım) Benim en çok uğraştığım alan ise yazılım. Eskiden öğrencilere önce programlama dilini öğretir, sonra algoritma verirdik. Öğrenciler konunun büyüklüğüne göre saatlerce kod yazardı. Bugün ise yapay zekâya “Python dilinde öğrenci servis programı yaz” dediğinizde saniyeler içinde yüzlerce satır kod üretebiliyor. Yazılmış kodlardaki hataları buluyor, düzeltiyor ve derleme yapabiliyor. Hatta Mesleki ve Teknik Anadolu lisemize Çin’den gelen, yaklaşık 25 bin satırdan oluşan ancak çalışmayan bir akıllı ev yazılımındaki hataları yapay zekâ tespit etti; yeni kod üretti ve sistem çalışır hâle geldi. Sonuç Yapay zekâ ne bir tehdit ne de bir mucizedir. O, nasıl kullanırsak öyle sonuç veren güçlü bir araçtır. Korkmak yerine anlamak, yasaklamak yerine öğretmek zorundayız. “Gelecek geliyor” demek artık yanlış; gelecek geldi. Asıl soru şudur: Biz bu geleceğin neresinde duracağız?
Ekleme Tarihi: 22 Aralık 2025 -Pazartesi

Yapay Zekâ: Korku mu, Fırsat mı?

Bu köşe yazısına başlarken büyük bir tereddüt içindeydim. “Toplum bu konuya nasıl bakar?”, “Yine mi yeni bir icat, nereden çıktı bu yapay zekâ?” gibi eleştirilerle karşılaşabileceğimi düşünüyordum.

Ancak beklediğimin tam aksine, vakıflarımızda ve okullarımızda yapay zekâ konusunda ciddi bir ilgi ve duyarlılık gördüm. Davet edildiğim salonlarda yapay zekânın ne olduğu, bugün hangi alanlarda kullanıldığı ve gelecekte bizi nelerin beklediği üzerine uygulamalı seminerler verdim. Bir eğitici için en kıymetli kazanım, dinleyiciden gelen geri bildirimdir. Aldığım tepkiler, bu konunun artık ertelenemez olduğunu açıkça gösterdi.

Seminerlerde yapay zekâyı dört temel başlık altında ele aldım: Metin, Görsel, Ses ve Kod.

Metin

Yapay zekânın en yaygın kullanıldığı alan metindir. Bir dilekçenin fotoğrafını çekiyorsunuz; saniyeler içinde dil bilgisi ve kurallara uygun hâle getiriliyor. Şiir yazmak istiyorsanız anahtar kelimeleri ve kaç kıta olacağını yazmanız yeterli. Hukuk alanında bir dosya hazırlarken ilgili kanunlarıyla birlikte taslak oluşturabiliyor. Hatta hayat hikâyenizi birkaç satırla anlatın, size sayfalar dolusu bir metin yazsın.

Denemek için bu yazının bir bölümünü fotoğraf olarak yapay zekâya okutup başka bir dile çevirmesini istedim; saniyeler içinde çeviri hazırdı. Matematik, fizik, biyoloji, kimya gibi sayısal derslerden edebiyat, tarih ve coğrafya gibi sözel alanlara kadar soruları çözümüyle sunabiliyor.

Açık konuşmak gerekirse; bizim zamanımızda yapay zekâyı bırakın, ders çalışacak kaynak bile zor bulunurdu. Bugün mesele erişim değil, bilinçli kullanımdır.

Görsel

Görsel alanda yapılanlar ise gerçekten şaşırtıcı. Eskiden Photoshop dersinde bir tasarımı anlatmak ders boyu sürerdi. Şimdi istediğiniz temayı yazıyorsunuz, saniyeler içinde profesyonel tasarımlar üretiliyor.

Bir görseli daha dekoratif hâle getirebiliyor, bir fotoğrafı başka bir mekânda çekilmiş gibi dönüştürebiliyor. Fotoğrafçıların saatlerce uğraştığı gençleştirme ve rötuş işlemleri anında yapılabiliyor. Bir resimden video üretebiliyor, videoyu seslendirebiliyor. Hatta bir kumaşın fotoğrafını çekip o kumaşla tasarlanmış bir elbiseyi manken üzerinde gösterebiliyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün.

Ses

Ses alanındaki yapay zekâ uygulamaları özellikle müzikle iç içe olan şehirler için büyük fırsatlar sunuyor. Beste oluşturma, metni sese ve şarkıya dönüştürme artık çok kolay. Şiirin temasını, duygusunu ve kıta sayısını yazıyorsunuz; beste ve seslendirme anında hazır oluyor.

Örneğin yapay zekâya şu soruyu sordum: “Urfa’nın peygamberler şehri oluşunu, Göbeklitepe ve Balıklıgöl’ü anlatan iki kıtalık anlamlı bir şiir yaz.”

Zamanın ve İmanın Buluştuğu Şehir: Urfa

Urfa, peygamberlerin duası sinmiş taşa, İbrahim’in ateşi güle döndü bu toprakta. Balıklıgöl susar ama asırları anlatır, Sabırla yoğrulmuş kader, kalpleri hâlâ yakar.

Göbeklitepe’ de zaman diz çöker insanlığa, Taşlar şahittir ilk inanca, ilk duaya. Urfa’dır çağların buluştuğu kadim eşik, Tarih ve iman aynı nefeste birleşik.

Ortaya çıkan şiir, müzik eşliğinde şarkıya dönüştürülebiliyor.

Kod (Yazılım)

Benim en çok uğraştığım alan ise yazılım. Eskiden öğrencilere önce programlama dilini öğretir, sonra algoritma verirdik. Öğrenciler konunun büyüklüğüne göre saatlerce kod yazardı.

Bugün ise yapay zekâya “Python dilinde öğrenci servis programı yaz” dediğinizde saniyeler içinde yüzlerce satır kod üretebiliyor. Yazılmış kodlardaki hataları buluyor, düzeltiyor ve derleme yapabiliyor.

Hatta Mesleki ve Teknik Anadolu lisemize Çin’den gelen, yaklaşık 25 bin satırdan oluşan ancak çalışmayan bir akıllı ev yazılımındaki hataları yapay zekâ tespit etti; yeni kod üretti ve sistem çalışır hâle geldi.

Sonuç

Yapay zekâ ne bir tehdit ne de bir mucizedir. O, nasıl kullanırsak öyle sonuç veren güçlü bir araçtır.

Korkmak yerine anlamak, yasaklamak yerine öğretmek zorundayız. “Gelecek geliyor” demek artık yanlış; gelecek geldi.

Asıl soru şudur: Biz bu geleceğin neresinde duracağız?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.