AV. İBRAHİM HALİL ALAGÖZ: "MAKAMA DEĞİL, ŞANLIURFA İÇİN SORUMLULUĞA TALİBİM"

Gündem 10.08.2026 - 12:02, Güncelleme: 10.08.2026 - 12:02 479 kez okundu.
 

AV. İBRAHİM HALİL ALAGÖZ: "MAKAMA DEĞİL, ŞANLIURFA İÇİN SORUMLULUĞA TALİBİM"

Yeniurfa Gazetesi'ne özel açıklamalarda bulunan Av. İbrahim Halil Alagöz, Şanlıurfa'da kurulacak yeni partinin il başkanlığı görevine talip olduğunu açıkladı. Alagöz, görevi bir makam olarak değil, şehre hizmet etme sorumluluğu olarak gördüğünü belirterek, "Delege değil vatandaş seçim kazandırır", "Güçlü örgüt halkın içinde kurulur" ve "Şanlıurfa'nın güçlü bir muhalefete ihtiyacı var" mesajlarını verdi. Yeni partinin liyakat, halk desteği ve kapsayıcı bir anlayışla teşkilatlanması gerektiğini vurgulayan Alagöz, doğru kadrolarla Şanlıurfa'da yeni bir siyasi başarı hikâyesi yazılabileceğini ifade etti.
İSMİNİZ YENİ PARTİNİN ŞANLIURFA İL BAŞKANLIĞI İÇİN KONUŞULUYOR. BU GÖREVE TALİP OLDUĞUNUZ İFADE EDİLİYOR. NEDEN İL BAŞKANLIĞINA TALİPSİNİZ? Cevap: Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki ilk örgütlenme süreci kongreyle değil, genel merkezin yapacağı atamalarla gerçekleşeceği için burada adaylıktan değil, il başkanlığı görevine talip olmaktan söz etmek daha doğrudur. Evet, ben de bu göreve talibim. Ancak bunu hiçbir zaman bir makam talebi olarak görmedim. Benim için il başkanlığı bir unvan değil, Şanlıurfa’ya hizmet edebilmek adına üstlenilecek önemli bir sorumluluktur. Siyaseti de hiçbir zaman kişisel kariyer planlamasının bir aracı olarak görmedim. Siyaset, vatandaşın sorunlarına çözüm üretmenin ve memlekete katkı sunmanın en önemli yollarından biridir. Yıllardır bu şehirde avukatlık yapıyorum ve aktif siyasetin içerisindeyim. Mesleğim gereği de toplumun her kesimiyle sürekli temas hâlindeyim. Bu nedenle Şanlıurfa’nın sorunlarını, beklentilerini ve eksiklerini yakından bilen biriyim. İnsanların en büyük beklentisinin; ulaşılabilir, samimi, çalışan ve hesap verebilen bir siyaset anlayışı olduğunu görüyorum. Yeni partinin Şanlıurfa’da önemli bir fırsat yakalayabileceğine inanıyorum. Ancak bunun yolu sadece yeni bir parti kurmaktan değil, yeni bir anlayış ortaya koymaktan geçiyor. Vatandaş artık sadece isimlerin değişmesini değil, siyaset yapma biçiminin de değişmesini istiyor. Eğer eski alışkanlıklar devam edecekse bunun topluma yeni bir umut vermesi mümkün değildir. Benim anlayışıma göre siyaset; ayrıştırmak değil birleştirmek, kapıları kapatmak değil açmak, insanları ötekileştirmek değil dinlemek demektir. İl başkanlığı görevi bana tevdi edilirse de bu anlayışla hareket eder, toplumun her kesimine eşit mesafede duran, ortak aklı esas alan ve Şanlıurfa’nın menfaatlerini her şeyin üzerinde tutan bir çalışma ortaya koymaya gayret ederim. Elbette bu görevin kime verileceğine genel merkez karar verecektir ve verilecek her karara saygım vardır. Ben sadece bilgi birikimim, mesleki tecrübem, siyasi geçmişim ve Şanlıurfa’yı yakından tanıyor olmam nedeniyle bu göreve katkı sunabileceğime inanıyorum. Bu nedenle de il başkanlığı görevine talip olduğumu açık yüreklilikle ifade ediyorum. Çünkü bana göre mesele bir kişinin il başkanı olması değildir. Asıl mesele, Şanlıurfa’nın hak ettiği şekilde temsil edilmesi ve vatandaşın yeniden siyasete güven duyacağı bir anlayışın inşa edilebilmesidir. Benim talebim de tam olarak bu sorumluluğa ortak olabilmektir. ŞANLIURFA’NIN MEVCUT SİYASİ TABLOSUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? Cevap: Şanlıurfa uzun yıllardır iktidar partisinin en güçlü olduğu illerden biri. Her seçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne en fazla milletvekili gönderen iller arasında yer alıyor. Böylesine güçlü bir siyasi temsilin olduğu bir şehrin, aynı ölçüde hizmet alması beklenir. Elbette yapılan yatırımları ve hizmetleri yok saymak doğru değildir. Ancak Şanlıurfa’nın nüfusu, genç insan potansiyeli, tarımı, turizmi, sanayisi ve stratejik konumu dikkate alındığında, hak ettiği noktada olduğunu söylemek de mümkün değildir. Bugün hâlâ sulamadan ulaşıma, istihdamdan sağlığa, eğitimden sanayiye kadar birçok temel konuda Şanlıurfa’nın ciddi eksiklikleri bulunmaktadır. Vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen en başta da çiftçilerin elektrik sorunu olmak üzere birçok sorun yıllardır konuşuluyor olmasına rağmen, çözümler ya gecikiyor ya da beklenen seviyede hayata geçirilemiyor. Bana göre bunun en önemli nedenlerinden biri, iktidarı denetleyecek güçlü ve etkili bir muhalefetin bulunmamasıdır. Demokratik sistemlerde sadece güçlü bir iktidar yetmez; güçlü bir muhalefete de ihtiyaç vardır. Çünkü muhalefet, eksikleri dile getirir, kamuoyu oluşturur, çözüm önerileri sunar ve iktidarın daha fazla çalışmasını sağlar. Bu denge sağlanamadığında bundan en çok zarar gören şehirler olur. Şanlıurfa maalesef uzun yıllardır böyle bir tablo yaşıyor. İktidarın güçlü olduğu bir şehirde, aynı güçte bir muhalefet oluşmadığı için birçok konu yeterince gündeme taşınamıyor. Vatandaşın sesi zaman zaman duyulmuyor, haklı talepleri yeterince sahiplenilmiyor. Sonuçta kaybeden ne iktidar ne de muhalefet oluyor; kaybeden Şanlıurfa oluyor. Ben bu değerlendirmeyi herhangi bir siyasi polemik olsun diye yapmıyorum. Aksine, Şanlıurfa’nın potansiyeline inandığım için söylüyorum. Bu şehir çok daha fazlasını hak ediyor. Şanlıurfa’nın Türkiye’nin en gelişmiş şehirlerinden biri olması gerekirken, bugün hâlâ temel sorunlarını konuşuyor olması hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir durumdur. İşte tam da bu nedenle Şanlıurfa’nın yeni bir siyasi anlayışa, güçlü bir muhalefete ve vatandaşın sesini daha etkili duyuracak yeni bir enerjiye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bana göre yeni partinin ortaya çıkışının en önemli nedenlerinden biri de budur. Eğer doğru kadrolarla, doğru anlayışla ve halkın beklentileri gözetilerek hareket edilirse, Şanlıurfa’da siyasette yeni bir sayfa açılacaktır.   MUHALEFET PARTİLERİNİ BU TABLO İÇERİSİNDE NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? Cevap: Şanlıurfa’da muhalefetin, iktidarı yeterince denetleyebildiğini düşünmüyorum. Çünkü güçlü demokrasilerde iktidar kadar güçlü muhalefet de önemlidir. Muhalefetin zayıf olduğu yerde iktidarın eksiklerini görmesi, yanlışlarını düzeltmesi ve vatandaşın taleplerini yeterince dikkate alması da zorlaşır. DEM Parti’ye baktığımızda ise, bazı istisnalar dışında, Şanlıurfa’nın ortak sorunlarına ilişkin güçlü ve kapsayıcı bir muhalefet ortaya koyduğunu düşünmüyorum. Daha çok kendi siyasi tabanına yönelik bir siyaset yürüttüğü yönünde toplumda yaygın bir kanaat bulunmaktadır. Oysa Şanlıurfa’nın ortak sorunları, bütün siyasi partilerin ortak mücadele alanı olmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi açısından ise tablo çok daha farklıdır. CHP, mutlak butlan kararıyla birlikte fiilen yargı eliyle şekillenen bir yönetim yapısına kavuşmuştur. Bugün görevde bulunan yönetim, parti örgütünün iradesiyle değil, mutlak butlan kararı sonrasında ortaya çıkan hukuki sürecin sonucunda görevdedir. Bu nedenle CHP’nin artık klasik anlamda bağımsız ve güçlü bir muhalefet partisi değildir. Bir muhalefet partisinin en önemli görevi, iktidarı denetlemek ve gerektiğinde en sert şekilde eleştirebilmektir. Ancak yönetimi yargısal bir süreç sonucunda şekillenmiş bir partinin, toplumun önemli bir kesiminde bu görevi ne ölçüde yerine getirebileceği konusunda ciddi soru işaretleri oluşmuştur. CHP, bu süreçten sonra iktidara güçlü bir alternatif olmaktan uzaklaşmış, dolaylı olarak iktidarın siyasi alanını rahatlatan bir konuma sürüklenmiştir. Bunun yanında bu sorun sadece bugüne ait de değildir. Geçmişte de örgütlenme anlayışında önemli yanlışlar yapıldı. Ne yazık ki birçok yerde örgütlerin başarısı; vatandaşla kurduğu bağ, sahadaki çalışması, seçim performansı veya toplumdaki karşılığıyla değil, daha çok delege hesaplarıyla değerlendirildi. Oysa bir il başkanının ya da bir örgütün başarısı, kaç delegeyi etkilediğiyle değil; kaç vatandaşa ulaştığı, kaç genci siyasete kazandırdığı, kaç esnafın, çiftçinin ve emeklinin derdine ortak olduğu, toplumda ne kadar güven oluşturduğu ile ölçülmelidir. Sadece delege hesabına göre oluşturulan bir örgüt modelinin uzun vadede başarılı olması mümkün değildir. Delege seçim kazandırmaz; vatandaş kazandırır. Toplumda karşılığı olmayan hiçbir siyasi yapı kalıcı başarı elde edemez. Ben yeni partinin tam da burada farklılaşması gerektiğini düşünüyorum. Eğer gerçekten yeni bir umut olmak istiyorsa, geçmişte yapılan hataları tekrar etmemeli; kişilere göre değil ilkelere göre hareket etmeli, delege hesabını değil halkın karşılığını esas almalıdır. Güçlü örgütler kapalı salonlarda değil, halkın içinde kurulur. Yeni partiyi başarılı kılacak olan da tam olarak bu anlayış olacaktır. BU ŞARTLARDA YENİ PARTİNİN ŞANLIURFA’DA NASIL BİR KARŞILIK BULACAĞINI DÜŞÜNÜYORSUNUZ? Cevap: Bence yeni partiye en fazla ihtiyaç duyulan illerden biri Şanlıurfa’dır. Çünkü Şanlıurfa’da sadece hizmet beklentisi değil, aynı zamanda güçlü bir muhalefet beklentisi de vardır. Vatandaş uzun yıllardır bir yandan iktidarın eksik kalan hizmetlerinden şikâyet ederken, diğer yandan bu eksiklikleri güçlü şekilde dile getirecek bir muhalefetin de oluşmadığını düşünüyor. Böyle bir ortamda yeni bir siyasi hareketin doğal olarak ilgi görmesi kaçınılmazdır. Ancak burada önemli olan sadece yeni bir partinin kurulmuş olması değildir. Türkiye’de geçmişte de birçok yeni parti kuruldu. Kimisi kısa sürede büyüdü, kimisi ise beklenen karşılığı bulamadı. Bunun temel nedeni partinin isminden çok, ortaya koyduğu anlayış ve kurduğu kadrolardır. Yeni partinin Şanlıurfa’da çok ciddi bir potansiyeli var. Çünkü toplum artık sadece eleştiren değil, çözüm üreten bir siyaset görmek istiyor. Sadece seçim dönemlerinde ortaya çıkan değil, her zaman vatandaşın yanında duran bir anlayış bekliyor. İnsanlar ulaşabilecekleri, derdini anlatabilecekleri ve kendilerini gerçekten dinleyen bir siyasi yapı arıyor. İşte bu noktada en büyük görev kurulacak örgüte düşüyor. Şanlıurfa’da kurulacak ilk örgüt, belki de Türkiye’de en fazla sorumluluk taşıyan örgütlerden biri olacaktır. Çünkü burada yapılacak doğru veya yanlış tercihler, sadece Şanlıurfa’yı değil, yeni partinin Türkiye genelindeki algısını da etkileyecektir. Şanlıurfa gibi büyük ve siyasi ağırlığı olan bir ilde ortaya konulacak başarı ya da başarısızlık, diğer iller için de önemli bir referans olacaktır. Bu nedenle örgütlenme sürecinde çok hassas davranılması gerektiğini düşünüyorum. Kişisel yakınlıklar, farklı gruplar veya dar çevre hesaplarıyla hareket edilmesi yeni partiye en büyük zararı verir. Bunun yerine liyakati esas alan, toplumda karşılığı bulunan, çalışkan, dürüst ve fedakârlık yapmaya hazır kadrolar oluşturulmalıdır. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki, yeni partiye olan ilgi tek başına yeterli değildir. Bu ilginin kalıcı bir desteğe dönüşmesi için vatandaşın güvenini kazanmak gerekir. Güven ise söylemle değil, doğru kadrolarla ve doğru siyaset anlayışıyla inşa edilir. Ben inanıyorum ki Şanlıurfa’da doğru bir örgüt kurulursa yeni parti çok güçlü bir karşılık bulacaktır. Çünkü bu şehirde ciddi bir değişim beklentisi vardır. Dolayısıyla bana göre yeni partinin Şanlıurfa’daki başarısını belirleyecek en önemli unsur, kurulacak ilk örgütün niteliği olacaktır. Doğru örgütlenme yapılırsa Şanlıurfa, yeni partinin en güçlü olduğu illerden biri hâline gelebilir. Yanlış tercihler yapılırsa ise çok önemli bir fırsat daha başlangıçta kaybedilmiş olur. Bu nedenle kurulacak örgütün omuzlarındaki yük, sadece parti açısından değil, Şanlıurfa’nın siyasi geleceği açısından da son derece büyüktür. SON OLARAK HEM ŞANLIURFALILARA HEM DE YENİ PARTİNİN GENEL MERKEZİNE VERMEK İSTEDİĞİNİZ BİR MESAJ VAR MI? Cevap: Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, benim bu süreçteki yaklaşımım hiçbir zaman kişiler üzerinden olmadı. Benim önceliğim her zaman Şanlıurfa olmuştur. Çünkü bugün konuşmamız gereken asıl mesele kimin il başkanı olacağı değil, Şanlıurfa’nın geleceğinin nasıl inşa edileceğidir. Yeni parti, toplumda oluşan değişim beklentisinin bir sonucudur. İnsanlar sadece yeni bir isim ya da yeni bir logo görmek istemiyor. Aynı zamanda yeni bir siyaset anlayışı görmek istiyor. Eğer bu beklenti doğru okunursa, yeni parti Türkiye siyasetinde önemli bir boşluğu doldurabilir. Ancak bunun yolu da doğru kadrolardan, doğru örgütlenmeden ve ortak akıldan geçmektedir. Genel merkezin bu süreçte çok hassas davranacağına inanıyorum. Çünkü ilk atamalar, partinin geleceğine yön verecek en önemli kararlardan biri olacaktır. Özellikle Şanlıurfa gibi siyasi ağırlığı yüksek bir ilde yapılacak tercih, sadece bu şehri değil, çevre illeri de etkileyecek ve kamuoyunda önemli bir karşılık bulacaktır. Bu nedenle verilecek kararın, kişisel referanslardan ziyade liyakat, toplumsal karşılık, çalışma azmi ve temsil kabiliyeti esas alınarak verilmesi partinin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Şanlıurfalı hemşehrilerime de şunu söylemek isterim; bu şehir her şeyin en iyisini hak ediyor. Yıllardır birçok konuda geri kalmışlığı konuşuyoruz. Artık sorunları konuşmanın yanında çözümleri de konuşmamız gerekiyor. Bunun yolu da birbirimizi ötekileştirmeden, ortak paydalarda buluşarak ve memleket menfaatini her şeyin önünde tutarak hareket etmekten geçiyor. Ben bu görevin bana verilmesi hâlinde bütün gücümle çalışırım. Şanlıurfa’nın menfaatleri için her türlü katkı ve mücadeleyi fazlasıyla veririm. Çünkü benim için önemli olan makam değil, hizmettir. Kişiler gelip geçicidir; kalıcı olan ise yapılan hizmetler ve bırakılan güzel izlerdir. Temennim; kurulacak örgütün adaletin, liyakatin, emeğin, ortak aklın ve toplumsal birlikteliğin temsilcisi olmasıdır. Eğer bunu başarabilirsek, sadece yeni partiyi büyütmüş olmayacağız; aynı zamanda Şanlıurfa’nın geleceğine de önemli bir katkı sunmuş olacağız. Ben bütün mücadelemi de bu anlayış üzerine kuruyorum. Çünkü inanıyorum ki doğru insanlar, doğru anlayış ve doğru örgütlenmeyle Şanlıurfa’da yeni ve güçlü bir siyasi hikâye yazmak mümkündür.
Yeniurfa Gazetesi'ne özel açıklamalarda bulunan Av. İbrahim Halil Alagöz, Şanlıurfa'da kurulacak yeni partinin il başkanlığı görevine talip olduğunu açıkladı. Alagöz, görevi bir makam olarak değil, şehre hizmet etme sorumluluğu olarak gördüğünü belirterek, "Delege değil vatandaş seçim kazandırır", "Güçlü örgüt halkın içinde kurulur" ve "Şanlıurfa'nın güçlü bir muhalefete ihtiyacı var" mesajlarını verdi. Yeni partinin liyakat, halk desteği ve kapsayıcı bir anlayışla teşkilatlanması gerektiğini vurgulayan Alagöz, doğru kadrolarla Şanlıurfa'da yeni bir siyasi başarı hikâyesi yazılabileceğini ifade etti.

İSMİNİZ YENİ PARTİNİN ŞANLIURFA İL BAŞKANLIĞI İÇİN KONUŞULUYOR. BU GÖREVE TALİP OLDUĞUNUZ İFADE EDİLİYOR. NEDEN İL BAŞKANLIĞINA TALİPSİNİZ?

Cevap:

Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki ilk örgütlenme süreci kongreyle değil, genel merkezin yapacağı atamalarla gerçekleşeceği için burada adaylıktan değil, il başkanlığı görevine talip olmaktan söz etmek daha doğrudur.

Evet, ben de bu göreve talibim. Ancak bunu hiçbir zaman bir makam talebi olarak görmedim. Benim için il başkanlığı bir unvan değil, Şanlıurfa’ya hizmet edebilmek adına üstlenilecek önemli bir sorumluluktur. Siyaseti de hiçbir zaman kişisel kariyer planlamasının bir aracı olarak görmedim. Siyaset, vatandaşın sorunlarına çözüm üretmenin ve memlekete katkı sunmanın en önemli yollarından biridir.

Yıllardır bu şehirde avukatlık yapıyorum ve aktif siyasetin içerisindeyim. Mesleğim gereği de toplumun her kesimiyle sürekli temas hâlindeyim. Bu nedenle Şanlıurfa’nın sorunlarını, beklentilerini ve eksiklerini yakından bilen biriyim. İnsanların en büyük beklentisinin; ulaşılabilir, samimi, çalışan ve hesap verebilen bir siyaset anlayışı olduğunu görüyorum.

Yeni partinin Şanlıurfa’da önemli bir fırsat yakalayabileceğine inanıyorum. Ancak bunun yolu sadece yeni bir parti kurmaktan değil, yeni bir anlayış ortaya koymaktan geçiyor. Vatandaş artık sadece isimlerin değişmesini değil, siyaset yapma biçiminin de değişmesini istiyor. Eğer eski alışkanlıklar devam edecekse bunun topluma yeni bir umut vermesi mümkün değildir.

Benim anlayışıma göre siyaset; ayrıştırmak değil birleştirmek, kapıları kapatmak değil açmak, insanları ötekileştirmek değil dinlemek demektir. İl başkanlığı görevi bana tevdi edilirse de bu anlayışla hareket eder, toplumun her kesimine eşit mesafede duran, ortak aklı esas alan ve Şanlıurfa’nın menfaatlerini her şeyin üzerinde tutan bir çalışma ortaya koymaya gayret ederim.

Elbette bu görevin kime verileceğine genel merkez karar verecektir ve verilecek her karara saygım vardır. Ben sadece bilgi birikimim, mesleki tecrübem, siyasi geçmişim ve Şanlıurfa’yı yakından tanıyor olmam nedeniyle bu göreve katkı sunabileceğime inanıyorum. Bu nedenle de il başkanlığı görevine talip olduğumu açık yüreklilikle ifade ediyorum.

Çünkü bana göre mesele bir kişinin il başkanı olması değildir. Asıl mesele, Şanlıurfa’nın hak ettiği şekilde temsil edilmesi ve vatandaşın yeniden siyasete güven duyacağı bir anlayışın inşa edilebilmesidir. Benim talebim de tam olarak bu sorumluluğa ortak olabilmektir.

ŞANLIURFA’NIN MEVCUT SİYASİ TABLOSUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Cevap:

Şanlıurfa uzun yıllardır iktidar partisinin en güçlü olduğu illerden biri. Her seçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne en fazla milletvekili gönderen iller arasında yer alıyor. Böylesine güçlü bir siyasi temsilin olduğu bir şehrin, aynı ölçüde hizmet alması beklenir. Elbette yapılan yatırımları ve hizmetleri yok saymak doğru değildir. Ancak Şanlıurfa’nın nüfusu, genç insan potansiyeli, tarımı, turizmi, sanayisi ve stratejik konumu dikkate alındığında, hak ettiği noktada olduğunu söylemek de mümkün değildir.

Bugün hâlâ sulamadan ulaşıma, istihdamdan sağlığa, eğitimden sanayiye kadar birçok temel konuda Şanlıurfa’nın ciddi eksiklikleri bulunmaktadır. Vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen en başta da çiftçilerin elektrik sorunu olmak üzere birçok sorun yıllardır konuşuluyor olmasına rağmen, çözümler ya gecikiyor ya da beklenen seviyede hayata geçirilemiyor.

Bana göre bunun en önemli nedenlerinden biri, iktidarı denetleyecek güçlü ve etkili bir muhalefetin bulunmamasıdır. Demokratik sistemlerde sadece güçlü bir iktidar yetmez; güçlü bir muhalefete de ihtiyaç vardır. Çünkü muhalefet, eksikleri dile getirir, kamuoyu oluşturur, çözüm önerileri sunar ve iktidarın daha fazla çalışmasını sağlar. Bu denge sağlanamadığında bundan en çok zarar gören şehirler olur.

Şanlıurfa maalesef uzun yıllardır böyle bir tablo yaşıyor. İktidarın güçlü olduğu bir şehirde, aynı güçte bir muhalefet oluşmadığı için birçok konu yeterince gündeme taşınamıyor. Vatandaşın sesi zaman zaman duyulmuyor, haklı talepleri yeterince sahiplenilmiyor. Sonuçta kaybeden ne iktidar ne de muhalefet oluyor; kaybeden Şanlıurfa oluyor.

Ben bu değerlendirmeyi herhangi bir siyasi polemik olsun diye yapmıyorum. Aksine, Şanlıurfa’nın potansiyeline inandığım için söylüyorum. Bu şehir çok daha fazlasını hak ediyor. Şanlıurfa’nın Türkiye’nin en gelişmiş şehirlerinden biri olması gerekirken, bugün hâlâ temel sorunlarını konuşuyor olması hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir durumdur.

İşte tam da bu nedenle Şanlıurfa’nın yeni bir siyasi anlayışa, güçlü bir muhalefete ve vatandaşın sesini daha etkili duyuracak yeni bir enerjiye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bana göre yeni partinin ortaya çıkışının en önemli nedenlerinden biri de budur. Eğer doğru kadrolarla, doğru anlayışla ve halkın beklentileri gözetilerek hareket edilirse, Şanlıurfa’da siyasette yeni bir sayfa açılacaktır.

 

MUHALEFET PARTİLERİNİ BU TABLO İÇERİSİNDE NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Cevap:

Şanlıurfa’da muhalefetin, iktidarı yeterince denetleyebildiğini düşünmüyorum. Çünkü güçlü demokrasilerde iktidar kadar güçlü muhalefet de önemlidir. Muhalefetin zayıf olduğu yerde iktidarın eksiklerini görmesi, yanlışlarını düzeltmesi ve vatandaşın taleplerini yeterince dikkate alması da zorlaşır.

DEM Parti’ye baktığımızda ise, bazı istisnalar dışında, Şanlıurfa’nın ortak sorunlarına ilişkin güçlü ve kapsayıcı bir muhalefet ortaya koyduğunu düşünmüyorum. Daha çok kendi siyasi tabanına yönelik bir siyaset yürüttüğü yönünde toplumda yaygın bir kanaat bulunmaktadır. Oysa Şanlıurfa’nın ortak sorunları, bütün siyasi partilerin ortak mücadele alanı olmalıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi açısından ise tablo çok daha farklıdır. CHP, mutlak butlan kararıyla birlikte fiilen yargı eliyle şekillenen bir yönetim yapısına kavuşmuştur. Bugün görevde bulunan yönetim, parti örgütünün iradesiyle değil, mutlak butlan kararı sonrasında ortaya çıkan hukuki sürecin sonucunda görevdedir. Bu nedenle CHP’nin artık klasik anlamda bağımsız ve güçlü bir muhalefet partisi değildir.

Bir muhalefet partisinin en önemli görevi, iktidarı denetlemek ve gerektiğinde en sert şekilde eleştirebilmektir. Ancak yönetimi yargısal bir süreç sonucunda şekillenmiş bir partinin, toplumun önemli bir kesiminde bu görevi ne ölçüde yerine getirebileceği konusunda ciddi soru işaretleri oluşmuştur. CHP, bu süreçten sonra iktidara güçlü bir alternatif olmaktan uzaklaşmış, dolaylı olarak iktidarın siyasi alanını rahatlatan bir konuma sürüklenmiştir.

Bunun yanında bu sorun sadece bugüne ait de değildir. Geçmişte de örgütlenme anlayışında önemli yanlışlar yapıldı. Ne yazık ki birçok yerde örgütlerin başarısı; vatandaşla kurduğu bağ, sahadaki çalışması, seçim performansı veya toplumdaki karşılığıyla değil, daha çok delege hesaplarıyla değerlendirildi. Oysa bir il başkanının ya da bir örgütün başarısı, kaç delegeyi etkilediğiyle değil; kaç vatandaşa ulaştığı, kaç genci siyasete kazandırdığı, kaç esnafın, çiftçinin ve emeklinin derdine ortak olduğu, toplumda ne kadar güven oluşturduğu ile ölçülmelidir.

Sadece delege hesabına göre oluşturulan bir örgüt modelinin uzun vadede başarılı olması mümkün değildir. Delege seçim kazandırmaz; vatandaş kazandırır. Toplumda karşılığı olmayan hiçbir siyasi yapı kalıcı başarı elde edemez.

Ben yeni partinin tam da burada farklılaşması gerektiğini düşünüyorum. Eğer gerçekten yeni bir umut olmak istiyorsa, geçmişte yapılan hataları tekrar etmemeli; kişilere göre değil ilkelere göre hareket etmeli, delege hesabını değil halkın karşılığını esas almalıdır. Güçlü örgütler kapalı salonlarda değil, halkın içinde kurulur. Yeni partiyi başarılı kılacak olan da tam olarak bu anlayış olacaktır.

BU ŞARTLARDA YENİ PARTİNİN ŞANLIURFA’DA NASIL BİR KARŞILIK BULACAĞINI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Cevap:

Bence yeni partiye en fazla ihtiyaç duyulan illerden biri Şanlıurfa’dır. Çünkü Şanlıurfa’da sadece hizmet beklentisi değil, aynı zamanda güçlü bir muhalefet beklentisi de vardır. Vatandaş uzun yıllardır bir yandan iktidarın eksik kalan hizmetlerinden şikâyet ederken, diğer yandan bu eksiklikleri güçlü şekilde dile getirecek bir muhalefetin de oluşmadığını düşünüyor. Böyle bir ortamda yeni bir siyasi hareketin doğal olarak ilgi görmesi kaçınılmazdır.

Ancak burada önemli olan sadece yeni bir partinin kurulmuş olması değildir. Türkiye’de geçmişte de birçok yeni parti kuruldu. Kimisi kısa sürede büyüdü, kimisi ise beklenen karşılığı bulamadı. Bunun temel nedeni partinin isminden çok, ortaya koyduğu anlayış ve kurduğu kadrolardır.

Yeni partinin Şanlıurfa’da çok ciddi bir potansiyeli var. Çünkü toplum artık sadece eleştiren değil, çözüm üreten bir siyaset görmek istiyor. Sadece seçim dönemlerinde ortaya çıkan değil, her zaman vatandaşın yanında duran bir anlayış bekliyor. İnsanlar ulaşabilecekleri, derdini anlatabilecekleri ve kendilerini gerçekten dinleyen bir siyasi yapı arıyor.

İşte bu noktada en büyük görev kurulacak örgüte düşüyor. Şanlıurfa’da kurulacak ilk örgüt, belki de Türkiye’de en fazla sorumluluk taşıyan örgütlerden biri olacaktır. Çünkü burada yapılacak doğru veya yanlış tercihler, sadece Şanlıurfa’yı değil, yeni partinin Türkiye genelindeki algısını da etkileyecektir. Şanlıurfa gibi büyük ve siyasi ağırlığı olan bir ilde ortaya konulacak başarı ya da başarısızlık, diğer iller için de önemli bir referans olacaktır.

Bu nedenle örgütlenme sürecinde çok hassas davranılması gerektiğini düşünüyorum. Kişisel yakınlıklar, farklı gruplar veya dar çevre hesaplarıyla hareket edilmesi yeni partiye en büyük zararı verir. Bunun yerine liyakati esas alan, toplumda karşılığı bulunan, çalışkan, dürüst ve fedakârlık yapmaya hazır kadrolar oluşturulmalıdır.

Şunu özellikle ifade etmek isterim ki, yeni partiye olan ilgi tek başına yeterli değildir. Bu ilginin kalıcı bir desteğe dönüşmesi için vatandaşın güvenini kazanmak gerekir. Güven ise söylemle değil, doğru kadrolarla ve doğru siyaset anlayışıyla inşa edilir.

Ben inanıyorum ki Şanlıurfa’da doğru bir örgüt kurulursa yeni parti çok güçlü bir karşılık bulacaktır. Çünkü bu şehirde ciddi bir değişim beklentisi vardır.

Dolayısıyla bana göre yeni partinin Şanlıurfa’daki başarısını belirleyecek en önemli unsur, kurulacak ilk örgütün niteliği olacaktır. Doğru örgütlenme yapılırsa Şanlıurfa, yeni partinin en güçlü olduğu illerden biri hâline gelebilir. Yanlış tercihler yapılırsa ise çok önemli bir fırsat daha başlangıçta kaybedilmiş olur. Bu nedenle kurulacak örgütün omuzlarındaki yük, sadece parti açısından değil, Şanlıurfa’nın siyasi geleceği açısından da son derece büyüktür.

SON OLARAK HEM ŞANLIURFALILARA HEM DE YENİ PARTİNİN GENEL MERKEZİNE VERMEK İSTEDİĞİNİZ BİR MESAJ VAR MI?

Cevap:

Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, benim bu süreçteki yaklaşımım hiçbir zaman kişiler üzerinden olmadı. Benim önceliğim her zaman Şanlıurfa olmuştur. Çünkü bugün konuşmamız gereken asıl mesele kimin il başkanı olacağı değil, Şanlıurfa’nın geleceğinin nasıl inşa edileceğidir.

Yeni parti, toplumda oluşan değişim beklentisinin bir sonucudur. İnsanlar sadece yeni bir isim ya da yeni bir logo görmek istemiyor. Aynı zamanda yeni bir siyaset anlayışı görmek istiyor. Eğer bu beklenti doğru okunursa, yeni parti Türkiye siyasetinde önemli bir boşluğu doldurabilir. Ancak bunun yolu da doğru kadrolardan, doğru örgütlenmeden ve ortak akıldan geçmektedir.

Genel merkezin bu süreçte çok hassas davranacağına inanıyorum. Çünkü ilk atamalar, partinin geleceğine yön verecek en önemli kararlardan biri olacaktır. Özellikle Şanlıurfa gibi siyasi ağırlığı yüksek bir ilde yapılacak tercih, sadece bu şehri değil, çevre illeri de etkileyecek ve kamuoyunda önemli bir karşılık bulacaktır. Bu nedenle verilecek kararın, kişisel referanslardan ziyade liyakat, toplumsal karşılık, çalışma azmi ve temsil kabiliyeti esas alınarak verilmesi partinin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.

Şanlıurfalı hemşehrilerime de şunu söylemek isterim; bu şehir her şeyin en iyisini hak ediyor. Yıllardır birçok konuda geri kalmışlığı konuşuyoruz. Artık sorunları konuşmanın yanında çözümleri de konuşmamız gerekiyor. Bunun yolu da birbirimizi ötekileştirmeden, ortak paydalarda buluşarak ve memleket menfaatini her şeyin önünde tutarak hareket etmekten geçiyor.

Ben bu görevin bana verilmesi hâlinde bütün gücümle çalışırım. Şanlıurfa’nın menfaatleri için her türlü katkı ve mücadeleyi fazlasıyla veririm. Çünkü benim için önemli olan makam değil, hizmettir. Kişiler gelip geçicidir; kalıcı olan ise yapılan hizmetler ve bırakılan güzel izlerdir.

Temennim; kurulacak örgütün adaletin, liyakatin, emeğin, ortak aklın ve toplumsal birlikteliğin temsilcisi olmasıdır. Eğer bunu başarabilirsek, sadece yeni partiyi büyütmüş olmayacağız; aynı zamanda Şanlıurfa’nın geleceğine de önemli bir katkı sunmuş olacağız. Ben bütün mücadelemi de bu anlayış üzerine kuruyorum. Çünkü inanıyorum ki doğru insanlar, doğru anlayış ve doğru örgütlenmeyle Şanlıurfa’da yeni ve güçlü bir siyasi hikâye yazmak mümkündür.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Adana arap escort Çukurova arap escort Seyhan arap escort Ankara arap escort Mamak arap escort Etimesgut arap escort Polatlı arap escort Pursaklar arap escort Haymana arap escort Çankaya arap escort Keçiören arap escort Sincan arap escort Antalya arap escort Kumluca arap escort Konyaaltı arap escort Manavgat arap escort Muratpaşa arap escort Kaş arap escort Alanya arap escort Kemer arap escort Bursa arap escort Eskişehir arap escort Gaziantep arap escort Şahinbey arap escort Nizip arap escort Şehitkamil arap escort İstanbul arap escort Merter arap escort Nişantaşı arap escort Şerifali arap escort Maltepe arap escort Sancaktepe arap escort Eyüpsultan arap escort Şişli arap escort Kayaşehir arap escort Büyükçekmece arap escort Beşiktaş arap escort Mecidiyeköy arap escort Zeytinburnu arap escort Sarıyer arap escort Bayrampaşa arap escort Fulya arap escort Beyoğlu arap escort Başakşehir arap escort Tuzla arap escort Beylikdüzü arap escort Pendik arap escort Bağcılar arap escort Ümraniye arap escort Üsküdar arap escort Esenyurt arap escort Küçükçekmece arap escort Esenler arap escort Güngören arap escort Kurtköy arap escort Bahçelievler arap escort Sultanbeyli arap escort Ataşehir arap escort Kağıthane arap escort Fatih arap escort Çekmeköy arap escort Çatalca arap escort Bakırköy arap escort Kadıköy arap escort Avcılar arap escort Beykoz arap escort Kartal arap escort İzmir arap escort Balçova arap escort Konak arap escort Bayraklı arap escort Buca arap escort Çiğli arap escort Gaziemir arap escort Bergama arap escort Karşıyaka arap escort Urla arap escort Bornova arap escort Çeşme arap escort Kayseri arap escort Kocaeli arap escort Gebze arap escort İzmit arap escort Malatya arap escort Manisa arap escort Mersin arap escort Yenişehir arap escort Mezitli arap escort Erdemli arap escort Silifke arap escort Akdeniz arap escort Anamur arap escort Muğla arap escort Bodrum arap escort Milas arap escort Dalaman arap escort Marmaris arap escort Fethiye arap escort Datça arap escort Samsun arap escort Atakum arap escort İlkadım arap escort Adıyaman arap escort Afyonkarahisar arap escort Ağrı arap escort Aksaray arap escort Amasya arap escort Ardahan arap escort Artvin arap escort Aydın arap escort Balıkesir arap escort Bartın arap escort Batman arap escort Bayburt arap escort Bilecik arap escort Bingöl arap escort Bitlis arap escort Bolu arap escort Burdur arap escort Çanakkale arap escort Çankırı arap escort Çorum arap escort Denizli arap escort Diyarbakır arap escort Düzce arap escort Edirne arap escort Elazığ arap escort Erzincan arap escort Erzurum arap escort Giresun arap escort Gümüşhane arap escort Hakkari arap escort Hatay arap escort Iğdır arap escort Isparta arap escort Kahramanmaraş arap escort Karabük arap escort Karaman arap escort Kars arap escort Kastamonu arap escort Kırıkkale arap escort Kırklareli arap escort Kırşehir arap escort Kilis arap escort Konya arap escort Kütahya arap escort Mardin arap escort Muş arap escort Nevşehir arap escort Niğde arap escort Ordu arap escort Osmaniye arap escort Rize arap escort Sakarya arap escort Siirt arap escort Sinop arap escort Sivas arap escort Şanlıurfa arap escort Şırnak arap escort Tekirdağ arap escort Tokat arap escort Trabzon arap escort Tunceli arap escort Uşak arap escort Van arap escort Yalova arap escort Yozgat arap escort Zonguldak arap escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.