Medeniyet Gürültü Yapmak Değil, Saygı Göstermektir
Medeniyet Gürültü Yapmak Değil, Saygı Göstermektir
Eksoz, müzik çok açık olmasın
Gece çöktüğünde şehir sadece karanlığa değil, huzura da kavuşmalıdır. Ancak ne yazık ki bazı kişiler için gece, başkalarını rahatsız etme zamanı haline geliyor. Abartılı egzoz sesleri, son ses açılan müzikler ve "beni görün" telaşı, yüzlerce insanın huzurunu birkaç dakikada yok edebiliyor.
Hiç düşündünüz mü? O seslerin ulaştığı evlerde belki ateşler içinde yatan bir hasta var. Sabah ezanıyla işine gidecek bir emekçi var. Üniversite sınavına hazırlanan bir genç, yeni uyumuş bir bebek, tansiyon hastası bir yaşlı var. Sizin eğlence dediğiniz şey, başkası için uykusuzluk, stres ve sağlık sorunu olabiliyor.
Asıl düşündürücü olan ise şu: İnsanları rahatsız etmek nasıl bir mutluluk verebilir? Gürültü çıkarırken arkanızdan edilen bedduaları, söylenen sitemleri hiç mi duymuyorsunuz? Saygı görmek isteyen önce saygı göstermeyi öğrenmelidir.
Bu noktada ailelere de büyük görev düşüyor. Anne, baba, ağabey, abla ve aile büyükleri gençlere sadece araç kullanmayı değil, toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini de öğretmelidir. Çünkü edep ve görgü kuralları ceza korkusuyla değil, aile terbiyesiyle kazanılır.
Elbette polis ve zabıta görevini yapacaktır. Denetimler artmalı, kuralları hiçe sayanlara gerekli cezalar uygulanmalıdır. Ancak her sorunun çözümünü sadece güvenlik güçlerinden beklemek de doğru değildir. Vicdanın olmadığı yerde ceza tek başına yeterli olmaz.
Bir şehrin medeniyeti binalarıyla değil, insanlarının birbirine gösterdiği saygıyla ölçülür. Gece sessizliği kimsenin lütfu değildir; hastanın, yaşlının, bebeğin, öğrencinin ve çalışan herkesin en doğal hakkıdır.
Unutmayalım; gerçek güç, gürültü çıkarmakta değil, başkalarının huzurunu koruyabilmektedir.
Mehmet Fethi Aktürk
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.