Yakup CANBEYLİ
Köşe Yazarı
Yakup CANBEYLİ
 

BÜYÜK VE GÜZEL İNSANLARIMIZIN NASİHATLARINA DİKKAT EDELİM

Geçen haftalarda Ramazan-ı Şerifin güzelliğini yansıtmaya çalıştım. Aynı güzelliklerle devam etmek isterim. Hem ecdadımızı ve hem de güzelliklerimi anlatmaya devam edeyim. Çevremizde kendi halinde güzel insanlarımız vardır. Bu güzel insanlarımızın kıymetini lakin çok iyi bilmeliyiz. Bunlar bizim için birer hazinedir. Büyüklerimizin bize anlattıklarını kulaklarımıza küpe etmeliyiz. Bu vesileyle nasihatleri dinlerken her birinde büyük mana ve anlam teşkil etmektedir. Güzel bir açıklamayla (Dinlediğimiz Hikâye ile güçlendirmek) perçinlemek isterim. Behlül Dâne Hazretleri, çarşıda, pazarda halk içinde dolaşırken insanlara nasihat eder, yanlış hareketlerden sakındırmak için onları ikaz ederdi. İkazları bazı insanların damarlarına dokunuyor, gururları inciniyordu. Bir gün, halka, doğru yolu göstermek için söylediği sözlerden rahatsız olanlar, Harun Reşide gidip Behlül Dâne Hazretlerini şikâyet ettiler; Sultanım, bizim yaptıklarımızın ona ne zararı var? Bizi kendi hâlimize bıraksın. Bizi ikaz edip durmasın. Sonra her koyun kendi bacağından asılır. Bu şikâyetler üzerine Harun Reşîd, Behlül Dane’yi çağırtıp halkın istediğini bildirdi. Behlül Dâne hiç sesini çıkarmadan sarayı terk etti. Birkaç koyun alıp kesti, bacaklarından mahallenin köşe başlarına astı. Câhil insanlar, hikmetini anlayamadıkları, sırrını çözemedikleri söz ve hareketleri gördüğü birine hemen “DELİ” damgası vururlar. Behlül Dane’nin bu hareketini de anlayamayan halk gülerek şöyle dedi; Deliden başka ne beklenir, yaptığı işler hep böyle zaten! Aradan günler geçtikçe, asılan hayvanlar kokuyor, bundan ise bütün mahalle zarar görüyordu. Bozulan etlerin kokusundan durulmaz hâle gelince, aynı şahıslar, Harun Reşîd’e gidip durumu arzu hallerini anlattılar.   Yâ Emirül Müminin! Behlül’ün astığı koyunların kokusundan duramıyoruz. Bizi çok rahatsız ediyor. Şuna söyleyin de, onları astığı yerden kaldırsın!   Harun Reşîd, Behlül’ün böyle bir hareketi neden yaptığını merak ediyordu. Hem halkın şikâyetini bildirmek, hem de böyle yapmasının sebebini öğrenmek için Behlül Dane’yi saraya çağırttı.   Behlül gelince, Harun Reşîd sordu; Yâ Behlül! Mahalleye astığın koyunların kokusundan halk çok rahatsız oluyor. Böyle bir şeyi neden yaptın? Behlül Dâne Hazretleri şu cevabı verdi; Ey mü’minlerin emîri! Ben bir şey yapmadım! Sadece her koyunu kendi bacağından astım. Fakat görülüyor ki! Her koyun kendi bacağından asılsa da bütün çevreyi rahatsız ediyor ve herkese zarar veriyor. Bir kötünün zararı sadece kendine olmuyor, herkese zarar veriyor. İnsanların bunu anlaması için böyle yaptım. Herhalde anlamışlardır! Şikâyete gelenler hatalarını anladılar. Bir daha Behlül’ün nasihat ve ikazlarına itiraz etmediler.    
Ekleme Tarihi: 23 Mayıs 2019 - Perşembe

BÜYÜK VE GÜZEL İNSANLARIMIZIN NASİHATLARINA DİKKAT EDELİM

Geçen haftalarda Ramazan-ı Şerifin güzelliğini yansıtmaya çalıştım. Aynı güzelliklerle devam etmek isterim. Hem ecdadımızı ve hem de güzelliklerimi anlatmaya devam edeyim.

Çevremizde kendi halinde güzel insanlarımız vardır. Bu güzel insanlarımızın kıymetini lakin çok iyi bilmeliyiz. Bunlar bizim için birer hazinedir. Büyüklerimizin bize anlattıklarını kulaklarımıza küpe etmeliyiz.

Bu vesileyle nasihatleri dinlerken her birinde büyük mana ve anlam teşkil etmektedir. Güzel bir açıklamayla (Dinlediğimiz Hikâye ile güçlendirmek) perçinlemek isterim.

Behlül Dâne Hazretleri, çarşıda, pazarda halk içinde dolaşırken insanlara nasihat eder, yanlış hareketlerden sakındırmak için onları ikaz ederdi. İkazları bazı insanların damarlarına dokunuyor, gururları inciniyordu. Bir gün, halka, doğru yolu göstermek için söylediği sözlerden rahatsız olanlar, Harun Reşide gidip Behlül Dâne Hazretlerini şikâyet ettiler;

Sultanım, bizim yaptıklarımızın ona ne zararı var?

Bizi kendi hâlimize bıraksın. Bizi ikaz edip durmasın.

Sonra her koyun kendi bacağından asılır.

Bu şikâyetler üzerine Harun Reşîd, Behlül Dane’yi çağırtıp halkın istediğini bildirdi. Behlül Dâne hiç sesini çıkarmadan sarayı terk etti. Birkaç koyun alıp kesti, bacaklarından mahallenin köşe başlarına astı. Câhil insanlar, hikmetini anlayamadıkları, sırrını çözemedikleri söz ve hareketleri gördüğü birine hemen “DELİ” damgası vururlar. Behlül Dane’nin bu hareketini de anlayamayan halk gülerek şöyle dedi;

Deliden başka ne beklenir, yaptığı işler hep böyle zaten!

Aradan günler geçtikçe, asılan hayvanlar kokuyor, bundan ise bütün mahalle zarar görüyordu. Bozulan etlerin kokusundan durulmaz hâle gelince, aynı şahıslar, Harun Reşîd’e gidip durumu arzu hallerini anlattılar.

 

Yâ Emirül Müminin! Behlül’ün astığı koyunların kokusundan duramıyoruz. Bizi çok rahatsız ediyor. Şuna söyleyin de, onları astığı yerden kaldırsın!

 

Harun Reşîd, Behlül’ün böyle bir hareketi neden yaptığını merak ediyordu. Hem halkın şikâyetini bildirmek, hem de böyle yapmasının sebebini öğrenmek için Behlül Dane’yi saraya çağırttı.

 

Behlül gelince, Harun Reşîd sordu;

Yâ Behlül!

Mahalleye astığın koyunların kokusundan halk çok rahatsız oluyor.

Böyle bir şeyi neden yaptın?

Behlül Dâne Hazretleri şu cevabı verdi;

Ey mü’minlerin emîri!

Ben bir şey yapmadım!

Sadece her koyunu kendi bacağından astım.

Fakat görülüyor ki!

Her koyun kendi bacağından asılsa da bütün çevreyi rahatsız ediyor ve herkese zarar veriyor. Bir kötünün zararı sadece kendine olmuyor, herkese zarar veriyor. İnsanların bunu anlaması için böyle yaptım.

Herhalde anlamışlardır!

Şikâyete gelenler hatalarını anladılar. Bir daha Behlül’ün nasihat ve ikazlarına itiraz etmediler.

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.