Bugün hastaneye servis bölümünde bir işlem için gittim.
Hastane girişinde danışmaya sordum filan bölümün servisi nerde diye.
O da tarif etti fakat gideceğim bölüm tarif ettiği yerde değildi, hastane danışmanı ya bilmiyordu ya da eksik tarif etti bilemiyorum.
Neyse gideceğim bölümün servisine gittim.
İki tane hemşire masada oturuyorlardı, önlerinde bilgisayar, ellerinde telefon ağızlarında sakız, şapır şapır sakız çiğniyorlardı.
Allah var Sadece çiğniyorlardı baloncuklar yapıp patlatmıyorlardı.
Onlara Selam verdim, duymadılar mı bilmiyorum çünkü telefona dalmışlardı, sakız çiğnemenin etkisiyle belki de duymamışlardı yani selamımı almadılar.
Yapacağım işlemi onlara söyledim bana hiç bakmadan tamam dedi, tamam dedi ama dudakları bile kıpırdamadı.
Hemşire İşlemin çıktısını yüzüme atar gibi masaya attı.
Sonra Ayak ayak üstüne attı telefonunu eline aldı ve sakızını çiğnemeye devam etti.
Bu hemşirelerin hastalara yaptığı
ilgisizlik ve sarf ettiği itici sözlerın yanında sakız çiğneyerek de saygısız ve görgü kuralları da ezmiş oldular.
Bu sakız çiğneyen hemşireler, burası bize ait iş yerimizdir istediğimizi yaparız şeklinde bir görüntü sergilediler. Kaldı ki orası devlete ait bir hastane ve resmi bir kurum.
Her çalışan personelin Kafasına göre davranışlarda bulunamaz
Kılık kıyafetlerine, davranışına dikkat etmeliler, gelen hastaları hoş karşılamak ilgilenmek ve yardımcı olma bütün personelin görevindir.
Dışarıda, toplum içinde, bir resmi kurumda sakız çiğnemek genel kabul görmüş görgü kurallarına (adab-ı muaşeret) göre genellikle uygunsuz veya görgüsüzlük olarak kabul edilir.
Hastanede görevin başında sakız çiğnemek görgüsüzlük ve Hastaları rahatsız edecek bir davranış olarak görülür.
Kıdemli veye kıdemsiz kim olursa olsun edep olmayınca hiçbir şeyin anlamı yoktur.
Halk Şairi Yunus Emre'nin edeple ilgili yazdığı bu dörtlükle konuyu noktalayalım.
Gezdim Halep ile Şam’ı
Eyledim ilim talep
Meğer ilim bir hiçmiş
İllâ edep, illâ edep.