Mehmet CENGİZ
Köşe Yazarı
Mehmet CENGİZ
 

İNSANLİK TUFANLARLA BOĞUŞUYOR

Sermayenin elden ele dolaştığı, zenginin zengin olduğu, fakirin bir lokma ekmek elde etmekle boğuştuğu asrımızda, fert ve toplumda huzur kalmada. İnsanı bozmak için şer ittifakları ara vermeden çalışmaya devam ediyorlar. Bozulmayanları bozmak için ittifakla, yemin etmişçesine var güçleri ile çalışıyorlar. Dünya kurulalıdan beri iki sınıf insan tipi var. Yapanlar, inşa edenler birde yıkanlar bozanlar. Yıkmak kolay olduğu için, asrımızda yıkan, bozan taife ne yazık ki, çoğunluktadır. Bozanların ellerinde sermaye, teknoloji mevcuttur kötüye kullanmaktan, yığınlarla insan aç, eğitimsiz, sağlıksız, ümitsiz yaşamaya devam ediyor. Üstelik bu emici vampirlerden himmet bekleniyor bel bağlanıyor. Planlarına uyuluyor. Müttefik, dost addediliyor. Çay akar göz bakar bu insan katillerinin yaptıkları ortada. İşgal, sömürme, ölüm, açlık, ümitsizlik. İnşa edenlerin işi çok zor. İnşada bariyerler var. İslam Coğrafyasında ifsatçıların yaptığı tahribat yüz yıllarca tamir edilemez. Yeryüzündeki insanların kurtuluşu, dini düzen olarak kabul edip, uygulamakla ancak mumkundur. Şu an her taraf kerbela ise, yezit taraftarlarının hâkimiyetindendir denilebilir. Müslümanların dinden kopması dünya ve insanlık için en büyük tufandır. Bu günlerde dost bellenen A.B.D Türkiye ye Vize ambargosu koymuş, Din düşmanı bir yapının dışa yansımasıdır… Şaşırmamak lazım. Nede olsa tek taraflı dost ve müttefik kabul ediliyor. Aldananlar ders alsın… Hele ateşli gündem maddesi işe Müftülere nikâh kıyma yetkisinin verilmesi ortalığı toz dumana katmış, laik bir ülkede nikâhsızların feryadı, davalarında samimiyetleri test edilebilir. Nikâhtan anladığım, sünnette, fıkıhta nikâh kıymanın illa Müftülere verilmesi var mıdır konusudur? Bu konuda değerli müftülerimizden hiç ses yok. Laik sistemde İmam Namaz kıldırma memuru ise, Müftü de nikâh kıyma memuru unvanı ile anılırsa üzülürüm. Bence bu konu siyasi çıkar kokuyor. Tıkanan bazı şeylere nefes aldırma taktiğidir. Tartışmaya değmez bir konu, Müslüman halkımız Nikâhını kime kıydıracağını çok iyi biliyor. Müftülerin, din adamlarının önündeki, dindışı engeller kaldirilir, Din adamı beşeri siyasetin pençesinden kurtulursa, din adamlarına ve dine en büyük iyiliktir. Müslümanlar tufanlarla karşı karşıyadır. Müslümanlara reva görülen eğitim sistemi ladindir. Müfredat değişikliği bir şey ifade etmiyor. Müfredattan önce zihniyetlerin değişmesi gerek. Kuzey Irak gündemden duştu gibi, Korkarım ırkçı olan ırkı için bağrı yanıkların, bağırmaktan ses telleri bozulacak ülkemizde ırka dayalı ne kadar da civanperver insan yığınları varmış. Habersiz oluşumuz bir nakışlık. Şu an Türkiye Rusya ile Suriye’nin İdlip kentinde, insanlar ölmesin diye çaba gösteriyor. Türkiye, Rusya, İran ve Amerika karışımı yeni bir devlet bir rejim inşa ediliyor. Bu kadim devleti kim talan etti, ölenleri kim öldürdü, gözyaşına, yetim kalanlara kim kıydı? Çoğu meçhul, Yapanların hesabı Mahkeme-i kübrada. Görünmeyen resmi sağ olanlar görecek. Ne olduğunu anlamiyorum. Emevi Camisinde Namaz kılacağımıza, şimdi sahrada cenaze Namazı kılıyoruz. Mazlumlara Allah yardım eylesin. Bir Aşure gününü daha geride bıraktık. Anlam ve ibret almadan ziyade aşure yemekleri ile mide tavaflarına önem verdik. Farzlardan daha ziyade önem verir olduk. Uyuşturucu, Irkçılık, mezhepçilik, faiz, zina, bina, cani teknolojinin insanı kuşatması insanlığı kemiren en büyük etkenlerdir. Bu insanlık düşmanı kötü hasletler, devlet eli ile ancak bertaraf edilebilir. Tufanlardan biride, şefkat Kahramanları olan kadınlar ekseriyetle moda kurbanı olmuştur. Hele kozmetiklerle kadın öyle kandırılıyor, annelikten öyle uzaklaştırılıyor ki, tedaviye muhtaç, bu kozmetik alan sömürücüleri denemeyi, sömürmeyi kadın üzerinde deniyor. Her mahallede kadınlarla ilgili bir mekan açılmış,fıtratı değiştirmek için birer tuzak.Şampuan, parfümler,kolonya, sözde güzelleştirici aslında bozucu kremler, jelatinler,güzellik serüvenleri kadını tuzağına düşüren moda çeşitleridir.Dinimizde kadın bozulursa nesiller bozulur, aile yuvaları yıkılır. Evin direği yerle yeksan olur. Sömürü odakları kadınları devamlı, sömürme aracı yapmışlardır. Bu konuda gidişat hiç iyi değil, kadından, asalet, erdemlik, annelik, ar damarı, ahlaki erdemler alınır, çalınırsa o toplum iflah olamaz. Tufanlardan kurtulmak için, heva adamı değil, dava adamı olmak lazım. Beyinsizler yüzünden bizi helak etme Allah’ım. Tufanlardan kurtuluş gerçek dine dönüşle mümkündür. Vesselam…
Ekleme Tarihi: 13 Ekim 2017 - Cuma

İNSANLİK TUFANLARLA BOĞUŞUYOR

Sermayenin elden ele dolaştığı, zenginin zengin olduğu, fakirin bir lokma ekmek elde etmekle boğuştuğu asrımızda, fert ve toplumda huzur kalmada. İnsanı bozmak için şer ittifakları ara vermeden çalışmaya devam ediyorlar. Bozulmayanları bozmak için ittifakla, yemin etmişçesine var güçleri ile çalışıyorlar. Dünya kurulalıdan beri iki sınıf insan tipi var. Yapanlar, inşa edenler birde yıkanlar bozanlar. Yıkmak kolay olduğu için, asrımızda yıkan, bozan taife ne yazık ki, çoğunluktadır. Bozanların ellerinde sermaye, teknoloji mevcuttur kötüye kullanmaktan, yığınlarla insan aç, eğitimsiz, sağlıksız, ümitsiz yaşamaya devam ediyor. Üstelik bu emici vampirlerden himmet bekleniyor bel bağlanıyor. Planlarına uyuluyor. Müttefik, dost addediliyor. Çay akar göz bakar bu insan katillerinin yaptıkları ortada. İşgal, sömürme, ölüm, açlık, ümitsizlik. İnşa edenlerin işi çok zor. İnşada bariyerler var. İslam Coğrafyasında ifsatçıların yaptığı tahribat yüz yıllarca tamir edilemez. Yeryüzündeki insanların kurtuluşu, dini düzen olarak kabul edip, uygulamakla ancak mumkundur. Şu an her taraf kerbela ise, yezit taraftarlarının hâkimiyetindendir denilebilir.

Müslümanların dinden kopması dünya ve insanlık için en büyük tufandır. Bu günlerde dost bellenen A.B.D Türkiye ye Vize ambargosu koymuş, Din düşmanı bir yapının dışa yansımasıdır… Şaşırmamak lazım. Nede olsa tek taraflı dost ve müttefik kabul ediliyor. Aldananlar ders alsın… Hele ateşli gündem maddesi işe Müftülere nikâh kıyma yetkisinin verilmesi ortalığı toz dumana katmış, laik bir ülkede nikâhsızların feryadı, davalarında samimiyetleri test edilebilir. Nikâhtan anladığım, sünnette, fıkıhta nikâh kıymanın illa Müftülere verilmesi var mıdır konusudur? Bu konuda değerli müftülerimizden hiç ses yok. Laik sistemde İmam Namaz kıldırma memuru ise, Müftü de nikâh kıyma memuru unvanı ile anılırsa üzülürüm. Bence bu konu siyasi çıkar kokuyor. Tıkanan bazı şeylere nefes aldırma taktiğidir. Tartışmaya değmez bir konu, Müslüman halkımız Nikâhını kime kıydıracağını çok iyi biliyor. Müftülerin, din adamlarının önündeki, dindışı engeller kaldirilir, Din adamı beşeri siyasetin pençesinden kurtulursa, din adamlarına ve dine en büyük iyiliktir. Müslümanlar tufanlarla karşı karşıyadır. Müslümanlara reva görülen eğitim sistemi ladindir. Müfredat değişikliği bir şey ifade etmiyor. Müfredattan önce zihniyetlerin değişmesi gerek. Kuzey Irak gündemden duştu gibi, Korkarım ırkçı olan ırkı için bağrı yanıkların, bağırmaktan ses telleri bozulacak ülkemizde ırka dayalı ne kadar da civanperver insan yığınları varmış. Habersiz oluşumuz bir nakışlık.

Şu an Türkiye Rusya ile Suriye’nin İdlip kentinde, insanlar ölmesin diye çaba gösteriyor. Türkiye, Rusya, İran ve Amerika karışımı yeni bir devlet bir rejim inşa ediliyor. Bu kadim devleti kim talan etti, ölenleri kim öldürdü, gözyaşına, yetim kalanlara kim kıydı? Çoğu meçhul, Yapanların hesabı Mahkeme-i kübrada. Görünmeyen resmi sağ olanlar görecek. Ne olduğunu anlamiyorum. Emevi Camisinde Namaz kılacağımıza, şimdi sahrada cenaze Namazı kılıyoruz. Mazlumlara Allah yardım eylesin. Bir Aşure gününü daha geride bıraktık. Anlam ve ibret almadan ziyade aşure yemekleri ile mide tavaflarına önem verdik. Farzlardan daha ziyade önem verir olduk. Uyuşturucu, Irkçılık, mezhepçilik, faiz, zina, bina, cani teknolojinin insanı kuşatması insanlığı kemiren en büyük etkenlerdir.

Bu insanlık düşmanı kötü hasletler, devlet eli ile ancak bertaraf edilebilir. Tufanlardan biride, şefkat Kahramanları olan kadınlar ekseriyetle moda kurbanı olmuştur. Hele kozmetiklerle kadın öyle kandırılıyor, annelikten öyle uzaklaştırılıyor ki, tedaviye muhtaç, bu kozmetik alan sömürücüleri denemeyi, sömürmeyi kadın üzerinde deniyor. Her mahallede kadınlarla ilgili bir mekan açılmış,fıtratı değiştirmek için birer tuzak.Şampuan, parfümler,kolonya, sözde güzelleştirici aslında bozucu kremler, jelatinler,güzellik serüvenleri kadını tuzağına düşüren moda çeşitleridir.Dinimizde kadın bozulursa nesiller bozulur, aile yuvaları yıkılır.

Evin direği yerle yeksan olur. Sömürü odakları kadınları devamlı, sömürme aracı yapmışlardır. Bu konuda gidişat hiç iyi değil, kadından, asalet, erdemlik, annelik, ar damarı, ahlaki erdemler alınır, çalınırsa o toplum iflah olamaz. Tufanlardan kurtulmak için, heva adamı değil, dava adamı olmak lazım. Beyinsizler yüzünden bizi helak etme Allah’ım. Tufanlardan kurtuluş gerçek dine dönüşle mümkündür. Vesselam…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.