Mehmet CENGİZ
Köşe Yazarı
Mehmet CENGİZ
 

İBRAHİM (A.S.)’IN SÜNNETİ: KURBAN

Kurban; “kurbiyet”ten gelir ve yakınlık, hısımlık, Allah’a yakınlaşmayı ifade eder. Kime yakınlaşma? Bizi yoktan var eden, kuvvet ve kudret sahibi Allah’a yakınlık… Kurbanın temeli Hz. İbrahim’e dayanır. Kur’an-ı Kerim’de: “Biz İbrahim’e yumuşak huylu bir oğul müjdeledik” (Saffat Suresi, 101. ayet) buyrulmaktadır. Hz. İbrahim (a.s.), Allah’a bir adakta bulunmuş ve “Eğer Allah bana bir evlat verirse, onu Allah yolunda kurban ederim” demiştir. Allah Teâlâ da ona Hz. İsmail’i (a.s.) vermiştir. İsmail’in yerine Allah tarafından bir koç gönderilmiş ve Hz. İbrahim o koçu kurban etmiştir. Kurban kesmek, Hanefi mezhebine göre nisaba malik olan kimseler için vaciptir. Şafii mezhebine göre ise kurban kesmek sünnet-i müekkededir. Kurban, takvanın (Allah’tan korkmanın ve sakınmanın) bir alametidir. Bayram günlerinde, yaklaşık 80 gram altın veya bunun karşılığı mala sahip olan (borçsuz ve temel ihtiyaçlarını etkilemeyecek durumda olan) kimseler için kurban kesmek vacip olur. Bu malın üzerinden bir yıl geçmesi şart değildir. Kurbanın en faziletlisi, kişinin kendi kurbanını bizzat kesmesidir. Mazereti varsa vekâlet vererek kestirebilir. Kurbanın en büyük payı fakirlerindir. Ülkemizde zengin-fakir birçok kişi Kurban Bayramı’nda kurban kesmektedir. Bu güzel bir durumdur. Ancak akraba, komşu ve çevredeki fakir ve ihtiyaç sahipleri varken kurbanı sadece kurumlara veya yurt dışına vekâletle göndermek bazı âlimlerce uygun görülmemektedir. Öncelik yakın çevredir. Kurban fiyatları oldukça değişkendir ve bu durum bazen şüphe uyandırmaktadır. Bu konuda dikkatli olmak, güvenilir olanı tercih etmek gerekir. Her yıl Mekke’de hacılardan alınan paralarla milyonlarca kurban kesilmektedir. Bu kurban etlerinin nereye gittiği konusunda ise net ve şeffaf bilgiler bulunmamaktadır. Müslüman ne aldanır ne de aldatır. Biz küçük imkânlarla kurban kesmekle övünürken, mazlum Filistin, İran, Lübnan ve diğer İslam beldelerinde insanlar Allah yolunda canlarını ve mallarını feda etmektedir. Aradaki fark kıyas bile edilemez. Ekranlarda bazı kişiler kurban üzerinden insanlara cenneti garanti eder gibi konuşmaktadır. Oysa cennet öyle ucuz, cehennem de lüzumsuz değildir. (Bediüzzaman Said Nursî) Allah rahmetiyle bizlere muamele eylesin. Kurban kesmek dahil, haram kazançla yapılan ibadet kabul olmaz; bu, kirli suyla abdest almaya benzer. Resûlullah (s.a.v.), vefat edinceye kadar kurban kesmiştir. Kesilen kurban etleri düzenli olarak gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılsaydı, yeryüzünde aç fakir kalmazdı. Bazıları kurban etlerini dağıtmadan derin donduruculara koyup günlerce sonra tüketmek üzere saklamaktadır. Bu yaklaşım kurbanın ruhuna uygun değildir. Allah’a yakın olmak, O’nun emir ve yasaklarına tam anlamıyla uymakla mümkündür. Gerisi sözden ibarettir. Mevlâ, kul hakkına girmeden, adaletten ayrılmadan, helal daire içinde yaşamayı ve Peygamberlerin sünnet ve vaciplerinden olan kurban ibadetini hakkıyla yerine getirmeyi bizlere nasip eylesin. Vesselam.
Ekleme Tarihi: 07 Mayıs 2026 -Perşembe

İBRAHİM (A.S.)’IN SÜNNETİ: KURBAN

Kurban; “kurbiyet”ten gelir ve yakınlık, hısımlık, Allah’a yakınlaşmayı ifade eder. Kime yakınlaşma? Bizi yoktan var eden, kuvvet ve kudret sahibi Allah’a yakınlık…

Kurbanın temeli Hz. İbrahim’e dayanır. Kur’an-ı Kerim’de: “Biz İbrahim’e yumuşak huylu bir oğul müjdeledik” (Saffat Suresi, 101. ayet) buyrulmaktadır.

Hz. İbrahim (a.s.), Allah’a bir adakta bulunmuş ve “Eğer Allah bana bir evlat verirse, onu Allah yolunda kurban ederim” demiştir. Allah Teâlâ da ona Hz. İsmail’i (a.s.) vermiştir. İsmail’in yerine Allah tarafından bir koç gönderilmiş ve Hz. İbrahim o koçu kurban etmiştir.

Kurban kesmek, Hanefi mezhebine göre nisaba malik olan kimseler için vaciptir. Şafii mezhebine göre ise kurban kesmek sünnet-i müekkededir. Kurban, takvanın (Allah’tan korkmanın ve sakınmanın) bir alametidir.

Bayram günlerinde, yaklaşık 80 gram altın veya bunun karşılığı mala sahip olan (borçsuz ve temel ihtiyaçlarını etkilemeyecek durumda olan) kimseler için kurban kesmek vacip olur. Bu malın üzerinden bir yıl geçmesi şart değildir.

Kurbanın en faziletlisi, kişinin kendi kurbanını bizzat kesmesidir. Mazereti varsa vekâlet vererek kestirebilir. Kurbanın en büyük payı fakirlerindir.

Ülkemizde zengin-fakir birçok kişi Kurban Bayramı’nda kurban kesmektedir. Bu güzel bir durumdur. Ancak akraba, komşu ve çevredeki fakir ve ihtiyaç sahipleri varken kurbanı sadece kurumlara veya yurt dışına vekâletle göndermek bazı âlimlerce uygun görülmemektedir. Öncelik yakın çevredir.

Kurban fiyatları oldukça değişkendir ve bu durum bazen şüphe uyandırmaktadır. Bu konuda dikkatli olmak, güvenilir olanı tercih etmek gerekir.

Her yıl Mekke’de hacılardan alınan paralarla milyonlarca kurban kesilmektedir. Bu kurban etlerinin nereye gittiği konusunda ise net ve şeffaf bilgiler bulunmamaktadır. Müslüman ne aldanır ne de aldatır.

Biz küçük imkânlarla kurban kesmekle övünürken, mazlum Filistin, İran, Lübnan ve diğer İslam beldelerinde insanlar Allah yolunda canlarını ve mallarını feda etmektedir. Aradaki fark kıyas bile edilemez.

Ekranlarda bazı kişiler kurban üzerinden insanlara cenneti garanti eder gibi konuşmaktadır. Oysa cennet öyle ucuz, cehennem de lüzumsuz değildir. (Bediüzzaman Said Nursî)

Allah rahmetiyle bizlere muamele eylesin. Kurban kesmek dahil, haram kazançla yapılan ibadet kabul olmaz; bu, kirli suyla abdest almaya benzer.

Resûlullah (s.a.v.), vefat edinceye kadar kurban kesmiştir. Kesilen kurban etleri düzenli olarak gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılsaydı, yeryüzünde aç fakir kalmazdı.

Bazıları kurban etlerini dağıtmadan derin donduruculara koyup günlerce sonra tüketmek üzere saklamaktadır. Bu yaklaşım kurbanın ruhuna uygun değildir.

Allah’a yakın olmak, O’nun emir ve yasaklarına tam anlamıyla uymakla mümkündür. Gerisi sözden ibarettir.

Mevlâ, kul hakkına girmeden, adaletten ayrılmadan, helal daire içinde yaşamayı ve Peygamberlerin sünnet ve vaciplerinden olan kurban ibadetini hakkıyla yerine getirmeyi bizlere nasip eylesin.

Vesselam.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.