Abdullah Haktankaçmaz
Köşe Yazarı
Abdullah Haktankaçmaz
 

YAŞAM KANUNU

Mısır yetiştiren bir çiftçi, her yıl en kaliteli mısır ödülünü alırmış. Bir gazeteci bu ödüllü üreticiyle röportaj yapmak için çiftliğe gelmiş. Bu kadar kaliteli mısırı nasıl yetiştirdiği ve aldığı ödüller hakkında sorular sorup, notlar alıyormuş. Çiftçi, konuşma sırsında; ödül aldığı mısırların tohumlarını da ekmeleri için komşularına dağıttığını söylemiş. Bunu öğrenen gazeteci hayretler içinde kalmış. “Nasıl yani ödül aldığın mısırların tohumlarını rakiplerine mi veriyorsun?” “Hayret yani: Seninle her yıl aynı yarışmaya giren komşularına, kaliteli tohumlarından vermeyi nasıl göze alabiliyorsun?” “Bu durum şahsen çok garibime gitti” demiş. Çiftçi cevap vermiş: “Yoksa bilmiyor musun? Rüzgâr, olgunlaşan mısırlardan polenleri alır ve tarla, tarla dağıtır. Eğer komşularım kalitesiz mısır yetiştirirse çapraz tozlaşma sonucu her geçen yıl ürettiğim mısırın kalitesi düşer. Eğer kaliteli mısır yetiştirmek istiyorsam, komşularıma da kaliteli mısır yetiştirmeleri için yardım etmeliyim. Yoksa benim yetiştirdiğim mısırlar da kalitesiz olur” “Bana ödülleri; ektiğim ürünün ihtiyaçlarını zamanında giderdiğimden, bakımını eksiksiz yaptığımdan yeteri kadar emek verdiğimden, bilinçli üreticilik yaptığımdan ürünüm sağlıklı ve kaliteli oluyor. Onun için bana ödül veriyorlar. Yoksa yalnız kaliteli tohum kaliteli ürün ve yüksek verim için kâfi değildir. Kimse de ektiğin tohumun kalitesinden dolayı yetiştirdiğin ürüne ödül vermez.” Dedim ya “ bilinçli bir üretici olduğum, üretimi bilinçli yaptığım için, tohumlarımdan rakiplerime vermemde bir sakınca görmüyorum.” Yaşamlarımız da böyle değil midir? Hayatlarını anlamlı ve iyi bir şekilde yaşamak isteyenler başkalarının hayatlarını da zenginleştirmelidir. Bir yaşamın değeri dokunduğu hayatlarla ölçülür. Ve mutluluğu seçenler, başkalarının mutluluğa ulaşmasına yardım etmelidir. Birimizin refaha ulaşması, herkesin refaha ulaşmasına bağlıdır. Düğün bayram elle geldiği zaman düğün bayramdır. Birinin imkânı geniş ve bolluk içinde yaşarken çevresi yoksulluk içindeyse imkânı olan da mutlu ve huzurlu olamaz. Atalarımız ne güzel demiş: Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar. Buna başarının ilkesi veya hayat kanunu diyebilirsin. Dinimiz paylaşım dinidir. Peygamberimiz: “Komşusu açken tok yatan, bizden değildir” ,“ Veren el alan elden hayırlıdır” deyişlerini boşuna söylememiştir. Gerçek şu ki: Hiçbirimiz kazanamayız, hepimiz birden kazanmadıkça, Hiç birimiz huzurlu olamayız hepimiz huzur bulmadıkça. Gerçek mutluluk çevresiyle beraber mutlu olmaktır. Selamım kendi gülerken başkalarını da güldürmeye gayret gösterenlere gitsin. HOŞ KALIN ESEN KALIN Abdullah Haktankaçmaz ah6334@gmail.com
Ekleme Tarihi: 17 Temmuz 2026 -Cuma

YAŞAM KANUNU

Mısır yetiştiren bir çiftçi, her yıl en kaliteli mısır ödülünü alırmış. Bir gazeteci bu ödüllü üreticiyle röportaj yapmak için çiftliğe gelmiş. Bu kadar kaliteli mısırı nasıl yetiştirdiği ve aldığı ödüller hakkında sorular sorup, notlar alıyormuş. Çiftçi, konuşma sırsında; ödül aldığı mısırların tohumlarını da ekmeleri için komşularına dağıttığını söylemiş. Bunu öğrenen gazeteci hayretler içinde kalmış. “Nasıl yani ödül aldığın mısırların tohumlarını rakiplerine mi veriyorsun?” “Hayret yani: Seninle her yıl aynı yarışmaya giren komşularına, kaliteli tohumlarından vermeyi nasıl göze alabiliyorsun?” “Bu durum şahsen çok garibime gitti” demiş. Çiftçi cevap vermiş: “Yoksa bilmiyor musun? Rüzgâr, olgunlaşan mısırlardan polenleri alır ve tarla, tarla dağıtır. Eğer komşularım kalitesiz mısır yetiştirirse çapraz tozlaşma sonucu her geçen yıl ürettiğim mısırın kalitesi düşer. Eğer kaliteli mısır yetiştirmek istiyorsam, komşularıma da kaliteli mısır yetiştirmeleri için yardım etmeliyim. Yoksa benim yetiştirdiğim mısırlar da kalitesiz olur” “Bana ödülleri; ektiğim ürünün ihtiyaçlarını zamanında giderdiğimden, bakımını eksiksiz yaptığımdan yeteri kadar emek verdiğimden, bilinçli üreticilik yaptığımdan ürünüm sağlıklı ve kaliteli oluyor. Onun için bana ödül veriyorlar. Yoksa yalnız kaliteli tohum kaliteli ürün ve yüksek verim için kâfi değildir. Kimse de ektiğin tohumun kalitesinden dolayı yetiştirdiğin ürüne ödül vermez.” Dedim ya “ bilinçli bir üretici olduğum, üretimi bilinçli yaptığım için, tohumlarımdan rakiplerime vermemde bir sakınca görmüyorum.” Yaşamlarımız da böyle değil midir? Hayatlarını anlamlı ve iyi bir şekilde yaşamak isteyenler başkalarının hayatlarını da zenginleştirmelidir. Bir yaşamın değeri dokunduğu hayatlarla ölçülür. Ve mutluluğu seçenler, başkalarının mutluluğa ulaşmasına yardım etmelidir. Birimizin refaha ulaşması, herkesin refaha ulaşmasına bağlıdır. Düğün bayram elle geldiği zaman düğün bayramdır. Birinin imkânı geniş ve bolluk içinde yaşarken çevresi yoksulluk içindeyse imkânı olan da mutlu ve huzurlu olamaz. Atalarımız ne güzel demiş: Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar. Buna başarının ilkesi veya hayat kanunu diyebilirsin. Dinimiz paylaşım dinidir. Peygamberimiz: “Komşusu açken tok yatan, bizden değildir” ,“ Veren el alan elden hayırlıdır” deyişlerini boşuna söylememiştir. Gerçek şu ki: Hiçbirimiz kazanamayız, hepimiz birden kazanmadıkça, Hiç birimiz huzurlu olamayız hepimiz huzur bulmadıkça. Gerçek mutluluk çevresiyle beraber mutlu olmaktır. Selamım kendi gülerken başkalarını da güldürmeye gayret gösterenlere gitsin. HOŞ KALIN ESEN KALIN Abdullah Haktankaçmaz ah6334@gmail.com
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.