BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİYİ KAPIDAN ÇEVİREN REKTÖRDEN MUKADDES EMANETİ ÖPEN REKTÖRE…

Gündem 10.10.2026 - 15:36, Güncelleme: 10.10.2026 - 15:36 426 kez okundu.
 

BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİYİ KAPIDAN ÇEVİREN REKTÖRDEN MUKADDES EMANETİ ÖPEN REKTÖRE…

SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan'ın Peygamber Efendimizin (SAV) mukaddes emanetine gösterdiği hürmet, 28 Şubat'ın karanlık günlerini hatırlatırken inanç özgürlüğünün ne büyük bir kazanım olduğunu da gözler önüne seriyor.
ALLAH'IM, BU FOTOĞRAF İÇİN SANA ŞÜKÜRLER OLSUN! Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan'ın, üniversitede açılan Mukaddes Emanetler Sergisi'nde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (SAV) mukaddes emanetini öptüğü fotoğrafa bakarken aklıma, Türkiye'nin 28 Şubat döneminde yaşadığı acı dolu günler geldi. Bir tarafta inancı gereği başını örttüğü için üniversite kapılarından içeri alınmayan, eğitim hakkı elinden alınan genç kızlar… Diğer tarafta Peygamber Efendimizin mukaddes emanetine hürmet gösteren, bunu üniversite çatısı altında ve herkesin gözü önünde yapan bir rektör… İşte bu fotofraf, Türkiye'nin nerelerden nerelere geldiğini anlatmaya yetiyor. 28 ŞUBAT'IN ACI HATIRALARI HÂLÂ HAFIZALARIMIZDA 28 Şubat 1997 süreci, Türkiye'nin yakın tarihinde demokrasi, temel hak ve özgürlükler bakımından derin izler bırakan kara bir dönem olarak hafızalara kazındı. Başörtülü öğrencilerin üniversitelere girişinde yaşanan engeller, kamu görevlilerine yönelik kısıtlamalar, disiplin soruşturmaları ve ikna odaları, o yılların unutulmayan görüntüleri arasında yerini aldı. İnsanlar inançları ve kıyafetleri üzerinden ayrıştırıldı; çok sayıda öğrenci eğitim hayatını sürdürmekte ciddi güçlüklerle karşılaştı, binlerce öğrenci ise maalesef sürdüremedi. O günleri yaşayanlar bilir. Üniversite kapılarında yaşananları, başını açmaya zorlandığını hisseden öğrencileri, geleceğiyle inancı arasında tercihe zorlanan genç kızları unutmak kolay değildir. Bir öğrencinin başörtüsü nedeniyle eğitim hakkının engellenmesi, yalnızca o gencin değil, ailesinin ve toplumun da meselesiydi. Çünkü eğitim hakkı, kişinin inancından, düşüncesinden ve kıyafetinden bağımsız olarak korunması gereken temel bir haktır. BAŞÖRTÜSÜNE SERBESTLİK ADIMI VE ANAYASA MAHKEMESİ SÜRECİ Başörtüsü üzerinden yürütülen tartışmalar, 28 Şubat sonrasında da Türkiye'nin gündeminden hemen düşmedi. AK Parti ve MHP'nin ortak girişimiyle başörtüsüne serbestlik getirilmesini amaçlayan anayasa değişikliği, 2008 yılında TBMM'de kabul edildi. CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, söz konusu anayasa değişikliğini iptal etti. Bu karar, başörtüsü özgürlüğü tartışmalarının hukuk ve siyaset alanında ne kadar sert bir mücadeleye dönüştüğünü gösteren önemli gelişmelerden biri olarak tarihe geçti. Bugünden geriye baktığımızda, milyonlarca insanın yaşadığı kaygıları, öğrencilerin karşılaştığı engelleri ve kamuoyunda yıllarca süren tartışmaları daha iyi değerlendirmek gerekiyor. PEKİ, BUGÜN NE DEĞİŞTİ? Şimdi dönelim SDÜ'deki o fotoğrafa… Süleyman Demirel Üniversitesi öncülüğünde düzenlenen Mukaddes Emanetler Sergisi, İslam tarihinin manevi ve kültürel mirasını öğrencilerle buluşturdu. “Gençlerle Asr-ı Saadet'e Yolculuk” temasıyla Atatürk Spor Salonu'nda açılan sergide Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif, Kadem-i Şerif, Nal-ı Şerif ve Kâbe örtüleri gibi mukaddes emanetler ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Serginin açılışında konuşan SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan, mukaddes emanetlerin Peygamber Efendimize duyulan sevgi ve bağlılığın önemli bir simgesi olduğunu vurguladı. Üniversitelerin yalnızca bilimsel bilginin üretildiği kurumlar olmadığını, kültürel ve manevi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasında da önemli görevler üstlendiğini ifade etti. Ardından objektiflere yansıyan o fotoğraf… Rektör Saltan, Peygamber Efendimizin (SAV) mukaddes emanetini öperek ona duyduğu hürmeti gösterdi. Peki, ne oldu şimdi? Rejim mi değişti? Ülkenin düzeni mi bozuldu? Başka inançlara sahip insanların hakları mı ellerinden alındı? Birilerinin yaşam biçimine müdahale mi edildi? Hayır! Üniversitede bilimsel çalışmalar devam ediyor. Öğrenciler eğitimlerini sürdürüyor. Farklı düşüncelere sahip insanlar aynı kampüsü, aynı amfileri ve aynı sosyal ortamları paylaşabiliyor. Demek ki inanca saygı göstermekle çağdaş eğitimi, bilimi ve özgür düşünceyi bir arada yaşatmak mümkün. Üstelik bir üniversitenin manevi değerlere kapılarını açması, onun bilimsel kimliğinden vazgeçmesi anlamına gelmiyor. Tam tersine, farklılıkların ve değerlerin baskı görmeden yaşatılabildiği bir ortam, üniversite kültürünü zenginleştirebilir. 28 Şubat döneminde tartışmanın merkezine yerleştirilen başörtüsü, bugün birçok üniversitede olağan hayatın bir parçası. Başörtülü ve başı açık öğrenciler aynı sıralarda eğitim görüyor, aynı sınavlara giriyor, aynı hedefler için emek harcıyor. İnsanların inançlarına saygı gösterilmesinin kimseye zarar vermediği, aksine toplumsal huzuru güçlendirdiği gerçeğini anlamak için bunca yılın geçmesi mi gerekiyordu? AZERBAYCAN'DAN GELEN HABERLER NEDEN İÇİMİZİ SIZLATIYOR? Türkiye'de geçmişte yaşananları konuşurken bugün Azerbaycan'dan gelen başörtüsü tartışmalarını da görmezden gelemeyiz. Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığı ve öğretmenlerin başlarını açmaları yönünde uyarıldığı iddiaları kamuoyunda endişe uyandırıyor. Bu iddiaların kapsamı ve uygulamaların niteliği somut bilgilerle ortaya konulmalı. Ancak meseleye ilişkin haberler, 28 Şubat'ın acı hatıralarını yeniden gündeme getirmeye yetiyor. Azerbaycan bizim için yalnızca komşu bir ülke değil; tarihî, kültürel ve gönül bağlarımızın bulunduğu kardeş bir ülkedir. Orada yaşanan her gelişmeyi dikkatle takip etmemiz de bundandır. Temennimiz, eğitim hakkı ile inanç özgürlüğü arasında bir çatışma oluşturulmaması, öğrencilerin eğitimlerinden mahrum bırakılmaması ve öğretmenlerin kıyafetleri üzerinden baskı altında hissetmemesidir. Bir ülkenin geleceği, gençlerinin eğitim imkânlarını genişletmekle güçlenir. Gençleri inançları veya kıyafetleri üzerinden ayrıştırmak ise toplumsal huzura katkı sağlamaz. Türkiye'nin 28 Şubat tecrübesi, bu konuda çıkarılması gereken önemli dersler barındırıyor. MUKADDES EMANETLERE HÜRMET, GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİR MESAJDIR SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan'ın fotoğrafına yeniden dönelim… O fotoğrafta yalnızca bir rektörün mukaddes emanete gösterdiği hürmeti görmüyorum. Aynı zamanda Türkiye'nin geçmişte yaşadığı tartışmaların ardından inanç özgürlüğü konusunda katettiği mesafeyi hatırlıyorum. Bir zamanlar başörtülü öğrencilerin üniversite kapılarında karşılaştığı engeller, bugün geride bırakmak istediğimiz acı hatıralar arasında. Bugün ise bir üniversitenin çatısı altında Peygamber Efendimizin (SAV) mukaddes emanetleri sergileniyor; gençlerin bu manevi mirası tanıması için imkân sağlanıyor. İnsanların inançlarını özgürce yaşayabildiği, başörtülü veya başı açık öğrencilerin eşit şartlarda eğitim gördüğü, üniversitelerin bilimsel üretimle birlikte kültürel ve manevi değerlere de yer verebildiği bir Türkiye hepimizin yararınadır. Mukaddes Emanetler Sergisi'nin özellikle gençlerle buluşturulması da bu bakımdan anlamlıdır. Tarihini ve kültürünü tanıyan, değerlerini bilen, farklılıklara saygı duyan nesiller yetiştirmek; hem üniversitelerin hem de toplumun ortak sorumluluğudur. Sözün özü: Başörtüsü nedeniyle eğitim hakkı engellenen öğrencilerin yaşadıkları da hafızamızda, mukaddes emanete hürmet gösteren rektörün fotoğrafı da… Geçmişin acılarını unutmayalım ama bugünün kazanımlarının da kıymetini bilelim. Hiç kimse inancı nedeniyle dışlanmasın, hiç kimse başkasının inancı yüzünden baskı altında kalmasın. Allah'a şükürler olsun ki bugün bu fotoğrafı görebiliyor, mukaddes emanetlere gösterilen hürmeti konuşabiliyoruz. Rabbim, ülkemizi ve bütün İslam âlemini ayrılıktan, huzursuzluktan ve kardeş kavgasından korusun. İnanç özgürlüğünün, adaletin ve toplumsal barışın daim olmasını nasip etsin.
SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan'ın Peygamber Efendimizin (SAV) mukaddes emanetine gösterdiği hürmet, 28 Şubat'ın karanlık günlerini hatırlatırken inanç özgürlüğünün ne büyük bir kazanım olduğunu da gözler önüne seriyor.

ALLAH'IM, BU FOTOĞRAF İÇİN SANA ŞÜKÜRLER OLSUN!

Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan'ın, üniversitede açılan Mukaddes Emanetler Sergisi'nde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (SAV) mukaddes emanetini öptüğü fotoğrafa bakarken aklıma, Türkiye'nin 28 Şubat döneminde yaşadığı acı dolu günler geldi.

Bir tarafta inancı gereği başını örttüğü için üniversite kapılarından içeri alınmayan, eğitim hakkı elinden alınan genç kızlar… Diğer tarafta Peygamber Efendimizin mukaddes emanetine hürmet gösteren, bunu üniversite çatısı altında ve herkesin gözü önünde yapan bir rektör…

İşte bu fotofraf, Türkiye'nin nerelerden nerelere geldiğini anlatmaya yetiyor.

28 ŞUBAT'IN ACI HATIRALARI HÂLÂ HAFIZALARIMIZDA

28 Şubat 1997 süreci, Türkiye'nin yakın tarihinde demokrasi, temel hak ve özgürlükler bakımından derin izler bırakan kara bir dönem olarak hafızalara kazındı.

Başörtülü öğrencilerin üniversitelere girişinde yaşanan engeller, kamu görevlilerine yönelik kısıtlamalar, disiplin soruşturmaları ve ikna odaları, o yılların unutulmayan görüntüleri arasında yerini aldı. İnsanlar inançları ve kıyafetleri üzerinden ayrıştırıldı; çok sayıda öğrenci eğitim hayatını sürdürmekte ciddi güçlüklerle karşılaştı, binlerce öğrenci ise maalesef sürdüremedi.

O günleri yaşayanlar bilir. Üniversite kapılarında yaşananları, başını açmaya zorlandığını hisseden öğrencileri, geleceğiyle inancı arasında tercihe zorlanan genç kızları unutmak kolay değildir.

Bir öğrencinin başörtüsü nedeniyle eğitim hakkının engellenmesi, yalnızca o gencin değil, ailesinin ve toplumun da meselesiydi. Çünkü eğitim hakkı, kişinin inancından, düşüncesinden ve kıyafetinden bağımsız olarak korunması gereken temel bir haktır.

BAŞÖRTÜSÜNE SERBESTLİK ADIMI VE ANAYASA MAHKEMESİ SÜRECİ

Başörtüsü üzerinden yürütülen tartışmalar, 28 Şubat sonrasında da Türkiye'nin gündeminden hemen düşmedi.

AK Parti ve MHP'nin ortak girişimiyle başörtüsüne serbestlik getirilmesini amaçlayan anayasa değişikliği, 2008 yılında TBMM'de kabul edildi. CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, söz konusu anayasa değişikliğini iptal etti.

Bu karar, başörtüsü özgürlüğü tartışmalarının hukuk ve siyaset alanında ne kadar sert bir mücadeleye dönüştüğünü gösteren önemli gelişmelerden biri olarak tarihe geçti.

Bugünden geriye baktığımızda, milyonlarca insanın yaşadığı kaygıları, öğrencilerin karşılaştığı engelleri ve kamuoyunda yıllarca süren tartışmaları daha iyi değerlendirmek gerekiyor.

PEKİ, BUGÜN NE DEĞİŞTİ?

Şimdi dönelim SDÜ'deki o fotoğrafa…

Süleyman Demirel Üniversitesi öncülüğünde düzenlenen Mukaddes Emanetler Sergisi, İslam tarihinin manevi ve kültürel mirasını öğrencilerle buluşturdu. “Gençlerle Asr-ı Saadet'e Yolculuk” temasıyla Atatürk Spor Salonu'nda açılan sergide Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif, Kadem-i Şerif, Nal-ı Şerif ve Kâbe örtüleri gibi mukaddes emanetler ziyaretçilerin ilgisine sunuldu.

Serginin açılışında konuşan SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan, mukaddes emanetlerin Peygamber Efendimize duyulan sevgi ve bağlılığın önemli bir simgesi olduğunu vurguladı. Üniversitelerin yalnızca bilimsel bilginin üretildiği kurumlar olmadığını, kültürel ve manevi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasında da önemli görevler üstlendiğini ifade etti.

Ardından objektiflere yansıyan o fotoğraf…

Rektör Saltan, Peygamber Efendimizin (SAV) mukaddes emanetini öperek ona duyduğu hürmeti gösterdi.

Peki, ne oldu şimdi?

Rejim mi değişti? Ülkenin düzeni mi bozuldu? Başka inançlara sahip insanların hakları mı ellerinden alındı? Birilerinin yaşam biçimine müdahale mi edildi?

Hayır!

Üniversitede bilimsel çalışmalar devam ediyor. Öğrenciler eğitimlerini sürdürüyor. Farklı düşüncelere sahip insanlar aynı kampüsü, aynı amfileri ve aynı sosyal ortamları paylaşabiliyor.

Demek ki inanca saygı göstermekle çağdaş eğitimi, bilimi ve özgür düşünceyi bir arada yaşatmak mümkün.

Üstelik bir üniversitenin manevi değerlere kapılarını açması, onun bilimsel kimliğinden vazgeçmesi anlamına gelmiyor. Tam tersine, farklılıkların ve değerlerin baskı görmeden yaşatılabildiği bir ortam, üniversite kültürünü zenginleştirebilir.

28 Şubat döneminde tartışmanın merkezine yerleştirilen başörtüsü, bugün birçok üniversitede olağan hayatın bir parçası. Başörtülü ve başı açık öğrenciler aynı sıralarda eğitim görüyor, aynı sınavlara giriyor, aynı hedefler için emek harcıyor.

İnsanların inançlarına saygı gösterilmesinin kimseye zarar vermediği, aksine toplumsal huzuru güçlendirdiği gerçeğini anlamak için bunca yılın geçmesi mi gerekiyordu?

AZERBAYCAN'DAN GELEN HABERLER NEDEN İÇİMİZİ SIZLATIYOR?

Türkiye'de geçmişte yaşananları konuşurken bugün Azerbaycan'dan gelen başörtüsü tartışmalarını da görmezden gelemeyiz.

Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığı ve öğretmenlerin başlarını açmaları yönünde uyarıldığı iddiaları kamuoyunda endişe uyandırıyor. Bu iddiaların kapsamı ve uygulamaların niteliği somut bilgilerle ortaya konulmalı. Ancak meseleye ilişkin haberler, 28 Şubat'ın acı hatıralarını yeniden gündeme getirmeye yetiyor.

Azerbaycan bizim için yalnızca komşu bir ülke değil; tarihî, kültürel ve gönül bağlarımızın bulunduğu kardeş bir ülkedir. Orada yaşanan her gelişmeyi dikkatle takip etmemiz de bundandır.

Temennimiz, eğitim hakkı ile inanç özgürlüğü arasında bir çatışma oluşturulmaması, öğrencilerin eğitimlerinden mahrum bırakılmaması ve öğretmenlerin kıyafetleri üzerinden baskı altında hissetmemesidir.

Bir ülkenin geleceği, gençlerinin eğitim imkânlarını genişletmekle güçlenir. Gençleri inançları veya kıyafetleri üzerinden ayrıştırmak ise toplumsal huzura katkı sağlamaz.

Türkiye'nin 28 Şubat tecrübesi, bu konuda çıkarılması gereken önemli dersler barındırıyor.

MUKADDES EMANETLERE HÜRMET, GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİR MESAJDIR

SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan'ın fotoğrafına yeniden dönelim…

O fotoğrafta yalnızca bir rektörün mukaddes emanete gösterdiği hürmeti görmüyorum. Aynı zamanda Türkiye'nin geçmişte yaşadığı tartışmaların ardından inanç özgürlüğü konusunda katettiği mesafeyi hatırlıyorum.

Bir zamanlar başörtülü öğrencilerin üniversite kapılarında karşılaştığı engeller, bugün geride bırakmak istediğimiz acı hatıralar arasında. Bugün ise bir üniversitenin çatısı altında Peygamber Efendimizin (SAV) mukaddes emanetleri sergileniyor; gençlerin bu manevi mirası tanıması için imkân sağlanıyor.

İnsanların inançlarını özgürce yaşayabildiği, başörtülü veya başı açık öğrencilerin eşit şartlarda eğitim gördüğü, üniversitelerin bilimsel üretimle birlikte kültürel ve manevi değerlere de yer verebildiği bir Türkiye hepimizin yararınadır.

Mukaddes Emanetler Sergisi'nin özellikle gençlerle buluşturulması da bu bakımdan anlamlıdır. Tarihini ve kültürünü tanıyan, değerlerini bilen, farklılıklara saygı duyan nesiller yetiştirmek; hem üniversitelerin hem de toplumun ortak sorumluluğudur.

Sözün özü:

Başörtüsü nedeniyle eğitim hakkı engellenen öğrencilerin yaşadıkları da hafızamızda, mukaddes emanete hürmet gösteren rektörün fotoğrafı da…

Geçmişin acılarını unutmayalım ama bugünün kazanımlarının da kıymetini bilelim. Hiç kimse inancı nedeniyle dışlanmasın, hiç kimse başkasının inancı yüzünden baskı altında kalmasın.

Allah'a şükürler olsun ki bugün bu fotoğrafı görebiliyor, mukaddes emanetlere gösterilen hürmeti konuşabiliyoruz.

Rabbim, ülkemizi ve bütün İslam âlemini ayrılıktan, huzursuzluktan ve kardeş kavgasından korusun. İnanç özgürlüğünün, adaletin ve toplumsal barışın daim olmasını nasip etsin.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Adana arap escort Çukurova arap escort Seyhan arap escort Ankara arap escort Mamak arap escort Etimesgut arap escort Polatlı arap escort Pursaklar arap escort Haymana arap escort Çankaya arap escort Keçiören arap escort Sincan arap escort Antalya arap escort Kumluca arap escort Konyaaltı arap escort Manavgat arap escort Muratpaşa arap escort Kaş arap escort Alanya arap escort Kemer arap escort Bursa arap escort Eskişehir arap escort Gaziantep arap escort Şahinbey arap escort Nizip arap escort Şehitkamil arap escort İstanbul arap escort Merter arap escort Nişantaşı arap escort Şerifali arap escort Maltepe arap escort Sancaktepe arap escort Eyüpsultan arap escort Şişli arap escort Kayaşehir arap escort Büyükçekmece arap escort Beşiktaş arap escort Mecidiyeköy arap escort Zeytinburnu arap escort Sarıyer arap escort Bayrampaşa arap escort Fulya arap escort Beyoğlu arap escort Başakşehir arap escort Tuzla arap escort Beylikdüzü arap escort Pendik arap escort Bağcılar arap escort Ümraniye arap escort Üsküdar arap escort Esenyurt arap escort Küçükçekmece arap escort Esenler arap escort Güngören arap escort Kurtköy arap escort Bahçelievler arap escort Sultanbeyli arap escort Ataşehir arap escort Kağıthane arap escort Fatih arap escort Çekmeköy arap escort Çatalca arap escort Bakırköy arap escort Kadıköy arap escort Avcılar arap escort Beykoz arap escort Kartal arap escort İzmir arap escort Balçova arap escort Konak arap escort Bayraklı arap escort Buca arap escort Çiğli arap escort Gaziemir arap escort Bergama arap escort Karşıyaka arap escort Urla arap escort Bornova arap escort Çeşme arap escort Kayseri arap escort Kocaeli arap escort Gebze arap escort İzmit arap escort Malatya arap escort Manisa arap escort Mersin arap escort Yenişehir arap escort Mezitli arap escort Erdemli arap escort Silifke arap escort Akdeniz arap escort Anamur arap escort Muğla arap escort Bodrum arap escort Milas arap escort Dalaman arap escort Marmaris arap escort Fethiye arap escort Datça arap escort Samsun arap escort Atakum arap escort İlkadım arap escort Adıyaman arap escort Afyonkarahisar arap escort Ağrı arap escort Aksaray arap escort Amasya arap escort Ardahan arap escort Artvin arap escort Aydın arap escort Balıkesir arap escort Bartın arap escort Batman arap escort Bayburt arap escort Bilecik arap escort Bingöl arap escort Bitlis arap escort Bolu arap escort Burdur arap escort Çanakkale arap escort Çankırı arap escort Çorum arap escort Denizli arap escort Diyarbakır arap escort Düzce arap escort Edirne arap escort Elazığ arap escort Erzincan arap escort Erzurum arap escort Giresun arap escort Gümüşhane arap escort Hakkari arap escort Hatay arap escort Iğdır arap escort Isparta arap escort Kahramanmaraş arap escort Karabük arap escort Karaman arap escort Kars arap escort Kastamonu arap escort Kırıkkale arap escort Kırklareli arap escort Kırşehir arap escort Kilis arap escort Konya arap escort Kütahya arap escort Mardin arap escort Muş arap escort Nevşehir arap escort Niğde arap escort Ordu arap escort Osmaniye arap escort Rize arap escort Sakarya arap escort Siirt arap escort Sinop arap escort Sivas arap escort Şanlıurfa arap escort Şırnak arap escort Tekirdağ arap escort Tokat arap escort Trabzon arap escort Tunceli arap escort Uşak arap escort Van arap escort Yalova arap escort Yozgat arap escort Zonguldak arap escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.