Mehmet Fethi AKTÜRK
Köşe Yazarı
Mehmet Fethi AKTÜRK
 

Dünyayı Satın Alırsın, Sağlığı ve Sevgiyi Asla

Paranın Satın Alamayacağı İki Şey İnsan gençken paranın her kapıyı açabileceğini sanıyor. Daha çok kazanmak, daha büyük evde oturmak, daha iyi arabaya binmek, daha rahat yaşamak… Hayatın hedefi sanki bunlardan ibaretmiş gibi geliyor. Oysa insan yaş aldıkça bazı gerçekleri daha iyi anlıyor. Para çok şeyi satın alabilir ama her şeyi değil. Mesela sağlığı… Dünyanın en zengin insanı olabilirsiniz. En iyi hastanelere gidebilir, en ünlü doktorların kapısını çalabilir, dünyanın neresinde tedavi varsa oraya ulaşabilirsiniz. Ama doktor size “Yapabileceğimiz bir şey yok” dediği anda, milyonlarınızın ne kadar çaresiz kaldığını anlarsınız. O an ne evinizin büyüklüğünün, ne arabanızın markasının, ne de banka hesabınızdaki rakamların bir anlamı kalır. İnsan o zaman sadece bir gün daha sağlıklı uyanmayı ister. Bir nefes… Bir sabah… Ağrısız bir gece… Sevdiklerinin yüzünü bir kez daha görebilmek… Meğer hayatın en büyük zenginliği bunlarmış. Sevginin de fiyat etiketi yoktur Para, insanların etrafınızda olmasını sağlayabilir. Ama sizi gerçekten sevmesini sağlayamaz. Pahalı hediyeler alabilirsiniz, güzel sofralar kurabilirsiniz, herkese yardım edebilirsiniz. Fakat bir insanın kalbine zorla giremezsiniz. Çünkü sevgi satın alınmaz. Bazen çok zengin insanların etrafında onlarca insan vardır ama içlerinde kocaman bir yalnızlık taşırlar. Bazen de maddi imkânı olmayan bir insanın yanında, dünyalara bedel bir eşi, bir evladı, bir dostu vardır. Bir bardak çayı birlikte içmek… “Sen nasılsın?” diye gerçekten merak eden birinin olması… Hastalandığınızda başucunuzda bekleyen birinin bulunması… İşte bunların hiçbirinin kasada fiyatı yazmaz. Asıl zenginlik, kaybetmeden anlayabilmek Hayatın en acı tarafı şu: İnsan çoğu zaman elindekinin değerini, onu kaybetme ihtimali ortaya çıktığında anlıyor. Sağlığımız yerindeyken şikâyet ediyoruz. Bizi seven insanların yanındayken onların kıymetini yeterince bilmiyoruz. Bir gün hastane koridorunda beklerken, bir gün sevdiğimiz bir insanın ardından gözyaşı dökerken anlıyoruz bazı gerçekleri. O zaman keşke diyoruz… Keşke daha çok para kazanmak yerine, daha çok zaman ayırsaydım. Keşke daha büyük bir evin peşinden koşmak yerine, sevdiklerimle daha fazla otursaydım. Keşke kırdığım insanlardan özür dileseydim. Keşke sarılmayı, “Seni seviyorum” demeyi daha fazla ertelemeseydim. Çünkü hayatın bize verdiği en büyük ders şudur: Para kaybedilir, yeniden kazanılır. Mal mülk gider, yeniden alınabilir. Ama sağlık gittiğinde her şey para ile geri gelmez. Sevgi kaybedildiğinde de her zaman yeniden bulunmaz. Bu yüzden zenginliği sadece banka hesabındaki rakamlarla ölçmeyelim. Sabah sağlıklı uyanabiliyorsanız… Akşam evinize döndüğünüzde sizi bekleyen biri varsa… Telefonunuzu açtığınızda sesini duymak istediğiniz insanlar hâlâ hayattaysa… Siz zaten dünyanın en zengin insanlarından birisiniz. Çünkü bazı zenginliklerin hesabı bankada değil, kalpte tutulur.
Ekleme Tarihi: 08 Eylül 2026 -Salı

Dünyayı Satın Alırsın, Sağlığı ve Sevgiyi Asla

Paranın Satın Alamayacağı İki Şey

İnsan gençken paranın her kapıyı açabileceğini sanıyor.

Daha çok kazanmak, daha büyük evde oturmak, daha iyi arabaya binmek, daha rahat yaşamak… Hayatın hedefi sanki bunlardan ibaretmiş gibi geliyor.

Oysa insan yaş aldıkça bazı gerçekleri daha iyi anlıyor.

Para çok şeyi satın alabilir ama her şeyi değil.

Mesela sağlığı…

Dünyanın en zengin insanı olabilirsiniz. En iyi hastanelere gidebilir, en ünlü doktorların kapısını çalabilir, dünyanın neresinde tedavi varsa oraya ulaşabilirsiniz.

Ama doktor size “Yapabileceğimiz bir şey yok” dediği anda, milyonlarınızın ne kadar çaresiz kaldığını anlarsınız.

O an ne evinizin büyüklüğünün, ne arabanızın markasının, ne de banka hesabınızdaki rakamların bir anlamı kalır.

İnsan o zaman sadece bir gün daha sağlıklı uyanmayı ister.

Bir nefes…

Bir sabah…

Ağrısız bir gece…

Sevdiklerinin yüzünü bir kez daha görebilmek…

Meğer hayatın en büyük zenginliği bunlarmış.

Sevginin de fiyat etiketi yoktur

Para, insanların etrafınızda olmasını sağlayabilir.

Ama sizi gerçekten sevmesini sağlayamaz.

Pahalı hediyeler alabilirsiniz, güzel sofralar kurabilirsiniz, herkese yardım edebilirsiniz. Fakat bir insanın kalbine zorla giremezsiniz.

Çünkü sevgi satın alınmaz.

Bazen çok zengin insanların etrafında onlarca insan vardır ama içlerinde kocaman bir yalnızlık taşırlar.

Bazen de maddi imkânı olmayan bir insanın yanında, dünyalara bedel bir eşi, bir evladı, bir dostu vardır.

Bir bardak çayı birlikte içmek…

“Sen nasılsın?” diye gerçekten merak eden birinin olması…

Hastalandığınızda başucunuzda bekleyen birinin bulunması…

İşte bunların hiçbirinin kasada fiyatı yazmaz.

Asıl zenginlik, kaybetmeden anlayabilmek

Hayatın en acı tarafı şu:

İnsan çoğu zaman elindekinin değerini, onu kaybetme ihtimali ortaya çıktığında anlıyor.

Sağlığımız yerindeyken şikâyet ediyoruz.

Bizi seven insanların yanındayken onların kıymetini yeterince bilmiyoruz.

Bir gün hastane koridorunda beklerken, bir gün sevdiğimiz bir insanın ardından gözyaşı dökerken anlıyoruz bazı gerçekleri.

O zaman keşke diyoruz…

Keşke daha çok para kazanmak yerine, daha çok zaman ayırsaydım.

Keşke daha büyük bir evin peşinden koşmak yerine, sevdiklerimle daha fazla otursaydım.

Keşke kırdığım insanlardan özür dileseydim.

Keşke sarılmayı, “Seni seviyorum” demeyi daha fazla ertelemeseydim.

Çünkü hayatın bize verdiği en büyük ders şudur:

Para kaybedilir, yeniden kazanılır.

Mal mülk gider, yeniden alınabilir.

Ama sağlık gittiğinde her şey para ile geri gelmez.

Sevgi kaybedildiğinde de her zaman yeniden bulunmaz.

Bu yüzden zenginliği sadece banka hesabındaki rakamlarla ölçmeyelim.

Sabah sağlıklı uyanabiliyorsanız…

Akşam evinize döndüğünüzde sizi bekleyen biri varsa…

Telefonunuzu açtığınızda sesini duymak istediğiniz insanlar hâlâ hayattaysa…

Siz zaten dünyanın en zengin insanlarından birisiniz.

Çünkü bazı zenginliklerin hesabı bankada değil, kalpte tutulur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.