Hüseyin  Zerraki
Köşe Yazarı
Hüseyin Zerraki
 

EHL-İ BEYT'TE SEYYİD VE ŞERİFLERE MUHABBET NASIL OLMALIDIR?

Bismillâhirrahmânirrahîm* Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ Âlihî ve Sahbihî ecmaîn. Aziz Kardeşlerim! Ehl-i Beyt-i Mustafa,yani Resûl-i Ekrem Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)'in mübarek hane halkı,Ümmet-i Muhammed'e en büyük emanetlerden biridir. Ulemamızın beyanı üzere; Hazret-i Hüseyin (Radıyallâhü Anh) Efendimizin pak soyundan gelenlere Seyyid, Hazret-i Hasan (Radıyallâhü Anh) Efendimizin pak soyundan gelenlere Şerif denir.Onlar, Âl-i Resûldür. CENÂB-I HAKK'IN EMRİ Cenâb-ı Hak, Kur'ân-ı Kerîm'de Habibine şöyle söylemesini emir buyuruyor: "Kul lâ es'elüküm aleyhi ecran ille'l-meveddete fi'l-kurbâ" "De ki: Ben sizden bu tebliğime karşılık akraba sevgisinden başka bir ücret istemiyorum." (Şûrâ Sûresi, 23) İmam Kurtubi, İmam Suyuti ve nice müfessirin beyanına göre buradaki "kurba"dan murad, Ehl-i Beyt-i Resûlullah'tır. Yani Allah Teâlâ bizden, Resûlünün akrabasını sevmemizi istiyor. RESÛLULLAH'IN (S.A.V.) VASİYETİ Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.), Veda Haccı'nda ve Gadir-i Hum mevkiinde Ümmetine şöyle vasiyet buyurdu: "Ey insanlar! Size iki ağır emanet (sekaleyn) bırakıyorum. Biri Kitabullah, diğeri Ehl-i Beytimdir. Onlara temessük ederseniz benden sonra asla dalâlete düşmezsiniz. Onlar havz başında bana kavuşuncaya kadar birbirinden ayrılmayacaktır (Müslim, Tirmizi) SEYYİD VE ŞERİFLERE MUHABBET ÜÇ ŞEKİLDE OLUR 1. Kalp ile Muhabbet: Seyyid ve Şerifi,şahsı için değil, damarlarında taşıdığı Resûlullah kanı hürmetine sevmektir. Ehl-i Beyt'e buğz etmek haramdır. Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ehl-i Beytime buğz edene Cennet haramdır."  ve "Fatımâ benden bir parçadır,onu inciten beni incitmiş olur." 2. Dil ile Muhabbet: Dili gıybetten, sövmekten ve istihzadan korumaktır. Onlara "Seyyidim" diyerek edeple hitap etmektir. Bir hataları görülürse, edebi terk etmeden, usulünce nasihat etmektir. 3. Hâl ile Muhabbet: Onlara sahip çıkmaktır. Şeriatımızda Seyyid ve Şeriflere zekat ve sadaka helal değildir. Bu, Resûlullah'a (s.a.v.) hürmet içindir. Eğer bir ihtiyaçları varsa,onlara hediye ve hibe olarak vermek, Müslümanlarıngörevidir. İmam-ı Şafii Hazretleri ne güzel buyurmuş: "Ey Âl-i Resûl, sizi sevmek Allah'ın Kur'an'da farz kıldığı bir sevgidir. Sizin şanınız için bu yeter ki, size salat okumayanın namazı kabul olmaz." ÖLÇÜMÜZ NE OLMALIDIR? Biz Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat olarak iki ifrat ve tefritten de uzak dururuz. Ne guluvv ederiz; yani onları masum ve peygamber gibi görüp aşırı yüceltmeyiz. Ne de muhabbeti terk eder, onları sahipsiz bırakırız. Yolumuz, orta ve en selametli yoldur. Unutmayalım ki; bir Seyyid günah işlese bile,nesebi inkâr edilmez. Ameli kendine aittir, fakat nesebinin şerefi bâkidir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) müjde veriyor: "Her kim Ehl-i Beytimi severse, Allah Teâlâ onu sever. Ve her kim onları severse, yarın ben ona şefaat edeceğim."* Rabbim Celle ve Alâ, cümlemizi Ehl-i Beyt-i Mustafa'yı hakkıyla seven, onlara hürmet eden ve yarın Livâü'l-Hamd bayrağı altında toplanan bahtiyarlardan eylesin. Âmîn, bi-hürmeti Seyyidi'l-Mürselîn.
Ekleme Tarihi: 21 Eylül 2026 -Pazartesi

EHL-İ BEYT'TE SEYYİD VE ŞERİFLERE MUHABBET NASIL OLMALIDIR?

Bismillâhirrahmânirrahîm*

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ Âlihî ve Sahbihî ecmaîn.

Aziz Kardeşlerim!

Ehl-i Beyt-i Mustafa,yani Resûl-i Ekrem Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)'in mübarek hane halkı,Ümmet-i Muhammed'e en büyük emanetlerden biridir.

Ulemamızın beyanı üzere; Hazret-i Hüseyin (Radıyallâhü Anh) Efendimizin pak soyundan gelenlere Seyyid, Hazret-i Hasan (Radıyallâhü Anh) Efendimizin pak soyundan gelenlere Şerif denir.Onlar, Âl-i Resûldür.

CENÂB-I HAKK'IN EMRİ

Cenâb-ı Hak, Kur'ân-ı Kerîm'de Habibine şöyle söylemesini emir buyuruyor:

"Kul lâ es'elüküm aleyhi ecran ille'l-meveddete fi'l-kurbâ"
"De ki: Ben sizden bu tebliğime karşılık akraba sevgisinden başka bir ücret istemiyorum." (Şûrâ Sûresi, 23)
İmam Kurtubi, İmam Suyuti ve nice müfessirin beyanına göre buradaki "kurba"dan murad, Ehl-i Beyt-i Resûlullah'tır. Yani Allah Teâlâ bizden, Resûlünün akrabasını sevmemizi istiyor.

RESÛLULLAH'IN (S.A.V.) VASİYETİ

Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.), Veda Haccı'nda ve Gadir-i Hum mevkiinde Ümmetine şöyle vasiyet buyurdu:

"Ey insanlar! Size iki ağır emanet (sekaleyn) bırakıyorum. Biri Kitabullah, diğeri Ehl-i Beytimdir. Onlara temessük ederseniz benden sonra asla dalâlete düşmezsiniz. Onlar havz başında bana kavuşuncaya kadar birbirinden ayrılmayacaktır (Müslim, Tirmizi)

SEYYİD VE ŞERİFLERE MUHABBET ÜÇ ŞEKİLDE OLUR
1. Kalp ile Muhabbet:
Seyyid ve Şerifi,şahsı için değil, damarlarında taşıdığı Resûlullah kanı hürmetine sevmektir. Ehl-i Beyt'e buğz etmek haramdır.

Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ehl-i Beytime buğz edene Cennet haramdır." 
ve "Fatımâ benden bir parçadır,onu inciten beni incitmiş olur."

2. Dil ile Muhabbet:
Dili gıybetten, sövmekten ve istihzadan korumaktır. Onlara "Seyyidim" diyerek edeple hitap etmektir. Bir hataları görülürse, edebi terk etmeden, usulünce nasihat etmektir.

3. Hâl ile Muhabbet:
Onlara sahip çıkmaktır. Şeriatımızda Seyyid ve Şeriflere zekat ve sadaka helal değildir. Bu, Resûlullah'a (s.a.v.) hürmet içindir. Eğer bir ihtiyaçları varsa,onlara hediye ve hibe olarak vermek, Müslümanlarıngörevidir.

İmam-ı Şafii Hazretleri ne güzel buyurmuş:
"Ey Âl-i Resûl, sizi sevmek Allah'ın Kur'an'da farz kıldığı bir sevgidir. Sizin şanınız için bu yeter ki, size salat okumayanın namazı kabul olmaz."

ÖLÇÜMÜZ NE OLMALIDIR?

Biz Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat olarak iki ifrat ve tefritten de uzak dururuz.

Ne guluvv ederiz; yani onları masum ve peygamber gibi görüp aşırı yüceltmeyiz. Ne de muhabbeti terk eder, onları sahipsiz bırakırız. Yolumuz, orta ve en selametli yoldur.

Unutmayalım ki; bir Seyyid günah işlese bile,nesebi inkâr edilmez. Ameli kendine aittir, fakat nesebinin şerefi bâkidir.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) müjde veriyor:
"Her kim Ehl-i Beytimi severse, Allah Teâlâ onu sever. Ve her kim onları severse, yarın ben ona şefaat edeceğim."*

Rabbim Celle ve Alâ, cümlemizi Ehl-i Beyt-i Mustafa'yı hakkıyla seven, onlara hürmet eden ve yarın Livâü'l-Hamd bayrağı altında toplanan bahtiyarlardan eylesin.

Âmîn, bi-hürmeti Seyyidi'l-Mürselîn.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.