Miladi takvimin son gününde böylesi acı dolu bir tablo ile ülkemizin gündemine düşen haberin bizleri derinden üzmüştür.
Ülkemizin dışarda ile temizlediği terör örgütlerini içerde yapılanmakta olan bir hücre evinden yankılanan durumdan dolayı şehit olan evlatlarımıza derinden üzüntü duymaktayım.
Ülkemizin en güzel ve yanı başlarında ülkemizin en büyük kentleri olan mega kentlerin komşu olan ilin içinde yuvalanan bir terör örgütün yok edilmesi için yapılan eylemde böylesi bir durumda güvenlik güçlerimizi kaybetmemiz bizleri derinden üzmüştür.
Şimdi burada büyük bir görev hakkıyla yapılmadığı ortaya çıkmaktadır.
Güvenlik kardeşlerimizin böylesi bir duruma nasıl hazırlıksız mı gittikleri, yoksa bunları tesadüfen mi baskın yapılmış, yoksa bu teröristlerin yoldan geçen bir ekibe direk mi saldırı yapılmıştır anlamadığım durum.
Arkadaşlar siz baskına gidiyorsunuz. Normal bir suçluyu mahkemeye davet etme çağrısına gitmiyorsunuz. Neden çelik yelekleriniz giymiş misiniz? Giymemiş misiniz? Sizlerin yapılacak operasyonda başınızda işin bilginleri deneyimli ve bu işin sorumluları yok muydu?
Güvenli güçlerimizin her türlü teçhizat ve ekipmana sahip iken nasıl oluyor böylesi bir avuç teröristlere karşı bu kadar kayıp verilmektesiniz.
3 vatan evladımız şehit olurken yaralılarımız sayısı ile etkisiz hale gelen hainlerin sayısından çok olması bizleri derinden üzüyor.
Efendim içerde sivil ve çocuklar var imiş. Hiç kimse bunu düşünmesin kimse bunu benle konuşmasın eşini çocuğunu oraya koyup kendileri ülkeme vatanıma düşman olarak benim güvenlik güçlerime ateş ediyor ise ben onun doğmamışını bile yok ederim. Onun doğacağı da onun gibi ülkeme vatanıma düşman olacaktır.
Bu miladi takvimin son günüde böylesi bir durumla vatanı için görev yapan evlatlarımıza karşı sıkılan her ne olursa olsun onların kökünü kazmak benim yine devletimin vatanımın emniyet ve güvenlik güçlerinin görevidir.
Hainlerin ihanetçilerin vatanıma güvenlik güçlerime karşı kendilerini bu denli hazırlık kılan ve mega kendin dibinde olan bir şehre bu kadar mühimmat silah yığmışlarsa demek ki orada yine geçmişten gelen bir güvenlik zafiyeti ortaya çıkmaktadır.
Daha geçen hafta bile ülkemde yaklaşık 10 yılını dolduracak olan yapının darbe girişimini neferleri olan kendi benliklerini satmışların halen içimizde yuvalanmalarının sonunu getirmiş değiliz.
Daha geçen haftalar birçok ilde bunlara yönelik baskınlar operasyonlar vardı. Ülkemizin içinde böylesi benliklerini satmış hainlerin her nerede kimler varsa köklerini kazmamız yok edilmeleri için elimizden geleni yapmamız gerekmektedir.
Yalova da yapılan bu eylem ile ülkemi yasa boğmuş olmakla kalmayıp ülkemizin özellikle güvenlik güçlerinin içinde ki zayıflığını ortaya koymuş olmaktadır.
Kesinlikle güvenlik güçlerimizin asla böylesi durumlara ve yapılan arama kontrollerde asla müsamaha göstermemeleri gerektiğinin altını çizerek yeniden böylesi durumlar için kesinlikle gerekenlerin yapılmasını sağlamalılar.
Özellikle kimlik kontroller, ev iş yerleri kiralamalarında konut kiralama doğrulamaları yapılması gerekmektedir.
Kira kontratlarının beyanını tasdiklememiz gerekmektedir. İbraz edilen kira kontratlarının akabinde güvenlik güçlerimizin yapılan kontratı gerçekliğini tasdik için bir ara konuta gidip kira kontratı ile ikamet edenlerin kimliklerinin uyumunu kontrol etmesi zorunlu olması gerekmesi gerekli. Bazı konutlar tek kişi adına kontrat yapılıyor ama onlarca insanlar ikamet eder olmakta buna ağır cezalar gelmesi gerekmektedir.
Evimi kiraya verdim bana ne demekle kalınmamalı kontratı emniyete ibraz etme zorunluluğu getirilmeli yoksa böylesi bir durumda ev sahibi de bu suçtan yargılanmalı ki böylesi durumların önüne geçilmesini sağlamalıyız.
Emniyet ve güvenlik güçlerimizin ülkemde nice mahkum firarilerin bulunmamasının en büyük etkenlikleri bu ve buna benzer dolaylardan bulunmamaktadır.
Emniyet ve güvenlik güçlerimizin özellikle kirada ve kendi evlerinde bile ikamet edenlerin tümünün emniyet güçlerine ikamet beyanı vermesini sağlayıp. Bundan böyle bakalım kacak, firar efendim, suçlu ortadan kayıp olabiliyor mu?