Ülkemde gençlere bakıyorum öyle bir cahil yetiştirilmişler ki resmen kültür geçmiş bilmeyen insanlar oluvermişler.
Uzak bir tarihe gitmeyelim.
1980 darbesinde ülkemde öyle bir duruma koydular ki, ülkemizin vatandaşı olan tüm insanlar insanlığından nefret eder oldular.
Amerika eliyle İsrail desteği ile kurulan Terör örgütün resmi yönü olan Askeri kanadı olan darbeciler. Bu darbeciler var ya özellikle Kürt halklarını köylerde yaşadıkları şehirde öyle eziyet ve zülüm yaptılar ki, akıllara durgunluk verecek eziyetler, şerefsizlikler yaptılar. Ülkemizin başata Güneydoğu olarak Doğu bölgesinde Kürt halkına akıllara gelemeyecek şekilde eziyet ve hakaretler yaparak resmen köyleri boşaltılar.
Yollarda yapılan denetim ve kontrollerde 10 km bir denetim kontrol noktalarıyla seyahat edenleri bile yaptıkları seyahatlerden bıktırıp giden bir daha toprağına köyüne geri dönmesin nefret etsin dercesine zülüm yaptılar.
Tüm bunları yapan ülkemizin insanları elleriyle yaptılar. Yapanların başındakiler Siyonistlere köpeklik edenlerden başkaları değildi.
Bunların başına bir sümüklü münafık verdiler, bu sümüklü her geçen gün kendini güçlendirecek şekilde liderliğe doğru yol aldırdılar.
Ta ki bunların 2016 darbesine kadar kendilerini öyle bir güçlendirdiler ki devlet içinde sızan ajanlar değil, tam aksine devlet içinde devlet olmuşlardı. Hükümetin kanadı olan AKP partisinin lideri ve inancıyla halkına yaptığı çağrı ile halk sokağa çıkıp ülkede bir daha darbelere müsaade etmeyeceğiz demesiyle olayların büyümeden darbe yapmaya teşebbüs edenlerin darbe eylemi lav edilince tüm çarklar tersine döndü.
Bu duruma müsaade etmeyenlerin çoğunluğu 1980 darbesini yaşamış olan vatandaşlarımız ve halkımızın iradesi en büyük sermayesi olmuştur.
Bunlar yine durmadı, yerel seçimlerde kalkıp muhalefet parti olarak bilinen ama asıl parti olmayıp Necip Fazıl Kısakürek’in dediği gibi CHP bir parti değil Amerika ve Siyonistlerin emrinde kurulan bir kurum olduğu gibi işleyişine devam etti.
Bu kurumun İstanbul ilinin belediye başkanı olacak kişiye destek için ne kadar şer taraftarı ve cahil geçmişini bilmeyen gençlerin beyinlerini yıkayıp ülkemizin halkının Müslüman olduğunu bildiklerinden sümüklü münafık olan liderlerinden de bir pay alarak önce camiye gitmek orada süre okuyarak kendini Müslüman göstermek ayağıyla kendi mesleği olan şov yaptılar.
Göreve geldiği gibi ülkeme vatandaşıma düşman olan Makarios denilen Türk düşmanı olanın heykelini İstanbul gelişen yerine diktirdi.
Bu aslında bir heykel deyip geçmek değildir. Resmen bakın işte yavaş yavaş ülkeyi sizlere yönelterek halkı sizlere düşman değil size kazandırıyoruz diyecek şekilde mesaj verdi.
Sonrası mı neler oldu. Belediyesini borç batağına sürükledi. Sonrası ülkemizin hükümetini tehdit edip durdu.
Öyle ki illeri gitti ki ülkemin adalet mensubu görevli memurlarına karşı onları aileleriyle çocuklarıyla tehdit etti.
Bu şahsiyetsiz şovmen onunla da yetinmedi. Açık dille ülkenin başkomutanı ülkemizin lideri olan hükümetin başındaki şahsiyete karşı tehditleri savuracak kadar illeri gitti.
Gereken yapıldı. İlk mahkemede salonunda yine asıl görevi olan şovmenlik edip mahkemede ceket çıkarma yok savunma değil de sanki mahalle kahvesine gitmiş şovmenlik yapacak izlenim vermek istedi.
Şimdi ki savunmasına gelirken daha ağır bir şov yapma planlarken buna müsaade edilmediğinden şimdi kalkıp bunu tartışmaya açan yandaşları ve adamları konuşmaya başlamışlar. Yahu ne kadar cahil ve geri zekâlısınız? Yargılanan ve hâkim karşısına çıkan birileri mahalle kahvehanesine mi giriyor. Hey millet selam benden herkese selam ama şakir hariç diyecek şekilde sergilemek bu ne edep terbiye, demek ki bunların arkasında ki güç mekanizması halen devam eden ve içerde halen bu ve bunlar gibi olanların devamları bulunmakta ki böylesi durumları sergileyecek programları hayata geçirmek istemeleri akıllara durgunluk vermektedir.
Hükümet olarak bu ve bunlar gibi ülkeme, vatanıma ihanet edenlerin tümü en ağır şekilde yargılanması ve gerekli cezaların en ağır şekilde verilmesi çünkü bunların kesinleşemeyen cezalarından önce yatıkları günlerin üç güne karşılık sayılması bu alacakları cezadan indirim anlamına gelmektedir. Onun için en ağır cezalarla cezalandırılıp ülkeye vatana ihanetin ne olduğunu tüm gençler öğrenmeleri gerekmesi gerekiyor.
Adli mercilerimiz şov sahneleri değil. Hak adaletin hukukun tecelli ettiği makam olarak kalmalıdır.