Ülkemizi öyle bir yoldan çıkarmışlar ki inanın bizler bile şaşırıyoruz.
Genç nesillere bakıyorum hiç insanlığa yakışmayacak durumdan ibaret bir yaşam içindeler.
Tüm bunları geçmişte boş veren bana ne gerek deyimleriyle kendi evlatlarımızı gelecek nesillerimizi kendi ellerimizle böylesi yaşam içerisine atmışız.
Tüm ülkede üniversiteler açık ama gençlerimizi sanattan sanayiden uzak tutuk, evlatlarımızı meslek sahipleri olmaktan uzaklaştırdık. Bakın şimdi gençlerimizin geneli efendim satış departmanıyım demektedirler.
Ülkemde işin ehli olan meslek sahipleri yok olmaktadır. İş düştüğünde bir iş erbabı tamir için çağırdığımız bir usta çok yüksek fahiş bir ücret talep etmektedir diyerekten yakınıyoruz.
Bakın gençler özellikle gelecek nesil gençler meslek sahibi olmaya yeltenin gelecek nesillerde meslek sahipleri olan insanlar büyük bir rahatlıkla sağlıklı yaşamla uzun ömürler yaşamaktadır. Eski bir atasözümüz çalışan demir hep ışıldar. İnsanlarımız da çalışan emekçiler bakın hepsi ilerlemiş yaşlarına rağmen halen dinç kuvvetli sağlam insanlardır.
Çalışmak kazanmak demek değildir. Çalışmak sağlık demektir, çalışmak üretmek geleceği görmek demektir, çalışarak üretmenin bedene kalkınmaya büyük bir katkıdır
Şimdi gençlerimize bakıyorum, ne kadar kötü İslam dinin yasak kıldığı yaşam ve kullanımlar varsa hepsi gençlerde zaten giyim kuşamları tamamen dini İslam’a aykırı durumlardır.
Genlerimizi bataklıklara değil toplumlara geleceğe hazırlamak bizim ellerimizde aile yapılarını yapılandırmak bizim elimizde kapılmışız dünya malına tapmışız gidiyoruz
Gençler evlenecek efendim evlendik mi tek maaş ile ev almak geçinmek çok zor eşinde çalışması lazım. Eşim çalıştı çocuk oldu bakamıyoruz ikimizde çalışıyoruz çocuğu mecburen kreşe lüks adı asıl adı bakım evine verelim. Orada o çocuk nasıl ne şekilde kimin kültürüyle aşılanıyor beli değil. Akşam eve alıyorsun sabah bakım evine çocuk o yaşta bile aile yok bağ yok anne kokusu yok. Sonra o çocuk büyüyor. Anne ve babasını takmıyor sonra anne baba isyan ediyor evladımız var ama hayırsız, tövbe estağfurullah yahu siz bu çocuğa siz bunları yaptınız.
O zaman o çocuk hiç demedi annem babam bana hayırsız beni dışladılar bakım evine attılar dedi mi? Çocuklar hiç isyan ettiler mi? Şimdi böyle geliştirdiğiniz çocuktan sizlere nasıl bir bağlılık sadakat beklersiniz. Sizin bana etki etmeniz için önce ben okuldan medreseden geldiğimde evde annem babam var sofra beni bekler demeliyken evde anne mesaide baba işler yoğun evde yemek yok dışardan bir şeyler söyle ye yada dünden kalan abur cubur şeyler ye dendiğinde o çocuğun elinde teknoloji evde sınırsız internet çocuk nerelere girdiği beli olmayan durumlar.
Böylesi yetişen çocukların gelecek gençlikleri gerçekten çok büyük acılar vermektedir. Şimdi bakın aile düzenleri bozgunluğa uğramış özellikle varlıklı ailelerde çocuk yapma yada evlilik nerede ise bitmiş aile bireyleri aman bana ne deme durumlarına gelinmiştir.
Evlilikler bitmiş gelecek nesiller yok olmaya yüz tutmuştur. Avrupa daha önceden böylesi durumlardan geçtiklerinden şimdi aman evlenin aman çocuk yapın diye artık halklarına büyük destekler sağlayacak durumlar vaatler vermektedirler. Bizim ülkemizde durum bundan farklı değildir. Bakın evlilikler nerede ise yok denilecek kadar evlenen şahısların çocuk yapmadan ayrılıklar boşanmalar. Bunların başlı nedenleri bayanların iş hayatında çalışma hayatına son derece her alanda işe başlamaları tabi ki kızmıyorum. Özellikle mecbur olan bayan kardeşlerimiz var olduğundan onların bu iş alanlarına girmelerine asla karşı değiliz ama iş sonuçta bayanın işi evinde eşine evlatlarına hizmet ve eğitim bu zaten onları başlı başına büyük eziyet ve emek sarf eden durumlardır.
Başarılı bir insanın ardında mutlaka ki başarılı bir anne eş vardır. Nasıl ki başarılı bir insan kendisiyle gıpta edildiğinde o şahsiyette dönüp bu başarımı anneme ve babama borçluyum diyor ise işte zaten o başarının anahtarı o başarının sahibi siz değerli anne ve babalarımız tabi ki sizlersiniz
Aynı çocuklarınız sokak çocuğu olup müptela bağımlısı olduğunda da yine siz anne ve babalar aynı derecede sizler suçlusunuz diyor isek işte bu bir gerçektir.
Evdeki annelerimiz en güzel en iyi eğitimci öğreticilerimiz olduğunu asla unutmayalım. Nasıl ki dini İslam da denildiği gibi cennet analarımızın ayağı altındadır deniliyorsa sizlerde cennete layık anne olmaya bakın bizleri cennetinize hazırlayınız. İslam dininde özelikle anne ve babalara evlatlarınız sizlere sizin miraslarınızla hayır yaptığında o hayırlar sizlere sevapları yazılacaktır. Sizden kalan servetlerle kötü fiiller işlerlerse o işledikleri fiillerden aldıkları günah cezaların aynısı sizlere de yazılacaktır onun cezalarını çekeceksiniz.
Artık sizler bilirsiniz ister uyun ister uymayın ama gerçekler bunlardır.